Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Hoş bir olay

31 Mart 2010 Çarşamba

İrlanda'ya yolum hiç düşmedi. Yıllar önce İngiltere'ye bir gidişimde niyetlendim, gümrükte vize kontrolü yapan görevliye niyetimi açtığımda beni bir kenara çekip herkesten en az yarım saat daha fazla soruya muhatap ettiğini görünce tatil istikametimi değiştirmek daha uygun göründü.

Şimdi İngiltere kendi İrlandalıları ile sorununu çözünce "İrlanda'ya da gitmek istiyorum" diyen ziyaretçilere 'potansiyel terörist' muamelesi çekmiyordur sanırım. İrlanda kendine özgü bir ülke ve küreselleşmeyi doğru okuduğu için yararını en fazla görenlerden biri de...

Microsoft'un 'Windows' programının yeni versiyonunu tanıtmak için 1995'te Seattle'daki merkezine davet ettiği bir grup gazeteci arasında ben de vardım ve İrlanda ilk oradayken küreselleşme bağlamında dikkatimi çekmişti. Microsoft yetkilisi saat farkı yüzünden ABD'nin kendisini dünyaya kapattığı saatlerde işleri İrlanda'daki merkeze yönlendirdiklerini anlatmıştı...

O gün bugündür İrlanda'nın pek çok ABD firmasının ileri hattı halinde kendisini konuşlandırdığını biliyorum. İşsizlik derdini büyük çapta o sayede yendi İrlanda; İngilizce konuşulan bir ülke olmanın imtiyazını kullanarak...

Belki böyle bir esinlenmeye ihtiyacı yoktur gibi görünebilir Hindistan'ın, ancak 'çağrı-merkezi' uygulamasında İrlanda'nın izini buluyorum ben yine; anadili İngilizce olmayan Hintliler bu eksiği çalıştıkları şirketin lehçesine uyumlu İngilizce öğrenerek kapatıyorlar...

Siz O'Shea Havaalanı'nda valizinizi teslim alamıyorsunuz, 'kayıp eşya bürosu' telefonlarını aradığınızda karşınıza çıkan görevli size Şikago aksanıyla cevap veriyor... Hindistan'dan... Aldığınız herhangi bir elektronik cihazla ilgili şikâyet telefonunuza hattın diğer ucundan cevap veren Amerikan aksanlı kişinin Hintli olması sanki bir kural...

Hindistan devreye girmeden önce 'çağrı merkezi' olarak genellikle İrlanda'daki üsler kullanılıyordu.

Hayır, İrlanda'ya takmış değilim; geçenlerde ülkemizi ziyaret eden İrlanda Cumhurbaşkanı Mary McAleese için verilen bazı davetlere çağrılı olduğum halde katılamadım hatta... İrlanda ile Türkiye arasında kurulacak yakın ilişkinin iki ülkenin yararına olacağına inanıyorum halbuki...

İçinizde hatırlayan çıkmış mıdır, bilmem, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Hindistan gezisinin ikinci durağı olan Mumbai'de (Bombay) asansörde karşılaştığım biriyle yaptığım mükâlemeyi buraya aktarmıştım.

Ne yazmışım, okuyalım: "Bombay (yeni adıyla Mumbai) hâlâ filmlerdeki o her türlü sürprize açık olmanızı talep eden esrarengiz kent... / Tarihî Taj Mahal Oteli'nde asansörde karşılaştığım zatın kendisini bana 'İrlandalıyım' diye tanıtması üzerine ben de kendi milliyetimi söyledim. Asansör lobiye gelince beni durdurup, 'Size sizinle ilgili bir tarihi anekdot anlatacağım' dedi. Kulaklarımı dört açtım.

"Anlattığı şu: 1847 yılında İngilizler İrlanda'yı kuşatıp ambargo altına aldıklarında nadir yardımlardan biri Osmanlılar'dan gelmiş. 'Hatta' dedi İrlandalı asansör arkadaşım, 'İngilizler limanı yabancı gemilere kapattıkları için yardımı getiren geminiz arkalardan dolaşıp yine de ulaştırmayı başardı.' / Hindistan'da İrlanda'yla ilgili bir tarihi öykü dinlemek sürpriz değil mi?"

Ben bu satırları 12 Şubat (2010) günü Kulis'te yazmışım. Cumhurbaşkanı McAleese ülkemizi bir hafta önce ziyaret etti ve hemşehrisinin bana Mumbai'de anlattığını Çankaya Köşkü'nde onuruna verilen ziyafette tekrarladı. Gecikmeli bir de teşekkür etti.

Ne kadar hoş bir olay aslında, değil mi? Binlerce mil ötede dili diline dini dinine benzemez birilerinin kıtlık yüzünden ölüm tehlikesi geçirdiğini işiten Osmanlı Sultanı Abdülmecid, beş gemiyi gıda maddeleriyle doldurup o ülkeye gönderiyor. Sultan'ın gemileri İngilizler'in uyguladığı ambargoyu Drogheda limanına kadar uzanarak aşıyor.

Futbol takımı tarafından da benimsenmiş Drogheda kenti resmi ambleminin 'ay-yıldız' olması bu yüzdenmiş...

Çok hoş bu öykünün gerçek olmadığını başta Irish Times olmak üzere bazı gazeteler yazdılar. Gerçeklerle hiç irtibatı bulunmayan bir 'efsane' imiş bu; dolayısıyla teşekküre de mahal yokmuş...

İnanalım mı?

Biliyorsunuz, bu tür olayları çok kolay unutan bir milletiz biz. Mumbai'de karşıma çıkan İrlandalı söylemese ben 1840'larda İrlanda'ya yardım ettiğimizi bilmeyecektim. Bereket yardım alanlar fazla unutkan değil. Aradan onca sene geçtiği halde, 1845-1848 yılları arasında ülkelerini kasıp kavurmuş kıtlık sırasında Osmanlı'nın uzattığı yardım elini unutmamış, 2006 yılının mayıs ayında, başkent Dublin'e 125 km uzaklıktaki Drogheda kentinde bir anma töreni düzenlemiş ve o vesileyle bir plaketi Belediye binasına asmış İrlandalılar...

Bu yazı toplam 1860 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri