Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Hürriyet Çankaya'da da yoktu

16 Mayıs 2008 Cuma

'İçki yasağı' manşeti doğru çıkmadı diye Hürriyet yönetmeninin üzerine gidilmesine gönlüm dayanmıyor. Meğer 'içki yasağı' diye takdim edilen yasak, 'şarapçı' tabir edilen kişilere bakkallarda bardakla tezgâh altı satışı önlemek içinmiş; Hürriyet yeni yasada başka hiçbir anlama çekilemeyecek açıklıkta yer alan bu yasağı “Türkiye'de içki yasağı yayılıyor” tezine destek çıkacak biçimde sunmuş...

Sunmuşsa sunmuş, ne olacak yani? Geçen gün de vaktiyle okurlarına hediye olarak verdiği kitabın bir bölümünü 'irtica haberi' yapmıştı Hürriyet...

Herkes “Şimdi ne olacak?” tedirginliğinde... Merak etmeyin, bir şey olmayacak. 18 yıldır dümeninde oturduğu amiral gemisini yönetmeye devam edecek kaptan; 'pop sosyologumuz' olarak, bilinen tezlerini üzerimizde deneyerek...

O manşet de bir denemeydi zaten. Onu yemedinizse, yakın geçmişte yediğiniz onlarcası gibi daha az çarpıtılmış haberlerle yola devam edilecek...

Hürriyet hızla gücünü yitiriyor ve bunun en belirgin dışa vurumu önemli olaylarda Hürriyet'in varlığının hissedilmemesi ya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth onuruna verdiği davette de gözlerim “Bakalım gelmiş mi?” diye davetliler üzerinde dolaştı durdu. Doğan Medya Grubu'nun başındaki Mehmet Ali Yalçındağ TÜSİAD Başkanı olan eşiyle oradaydı, ama Hürriyet'ten kimse yoktu.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kalabalık bir gazeteci grubuyla yediği Otağtepe yemeğinde de, Kıbrıs'ta iki cumhurbaşkanıyla görüşen kalabalık gazeteci heyetinde de Hürriyet'ten kimsecikler yoktu.

Dünkü gazeteye göz atarken, “Hürriyet ortalıktan çekiliyor” tezimi yalanlamak üzere Enis Berberoğlu'nun yollara düşürüldüğünü fark ettim. İsrail'e gidip Başbakan Ehud Olmert'le görüşmüş. Hürriyet'i hazırlayanlar, daha girişe, “Başbakan Olmert'in dünya medyasından özel davet ettiği 4 gazeteden biri de Hürriyet oldu” bilgisini koymuşlar… Bir güldüm, bir güldüm, bir daha güldüm... Hürriyet'i hazırlayanlar ömür insanlar doğrusu...

Almanya ile yakın ilişkilerde gevşeme mi var acaba?

Hürriyet'te yaşanan gariplikler bunlarla sınırlı değil. Yazarlarının yazılarını internette makaslama skandalı da Hürriyet'e yakışmıyordu. Umarım bir daha böyle bir olay tekerrür etmez. Makası elinde tutan dış haberler sorumlusunun, bir an için de olsa, “Hadi Uluengin'in yazısını bütünüyle atsam mı?” düşüncesinin aklından geçtiğini saklamaması tarihe geçecek bir itiraftı bana göre...

Bir gün önceki yazısında, Hadi Uluengin, “Bu konuya yarın geleceğim” diye bir not düşmüş... Ertesi günkü yazısında 'Atatürk' ve 'Mustafa Kemal' sözcükleri geçen bölümü mahzurlu bulmuş sayfa sorumlusu; yazının bütününü atacak, ama bir kaygısı var. Okuyalım: “Yazıdaki 'YARIN' anonsu beni endişelendirmişti. Yani yazının 7 Mayıs tarihli baskıya mutlaka girmesi gerekiyordu. Aksi takdirde 'komplo teorilerine' çanak tutmuş olacaktık. 'Hadi Uluengin'in yazısı yayınlanmadı' diye kıyamet kopartılacaktı.”

Ertesi gün “Zil nasıl çalıyor?” başlıklı Gülen cemaatinin yurtdışı okullarını metheden yazıyı 'sansürlü' de olsa okuyabildiysek, bunu Hürriyet yazarının bir gün önceki yazısına yerleştirdiği o nota borçluyuz.

Oysa cemaati Türkiye'ye tanıtmada en büyük paylardan birinin sahibi Hürriyet'in kaptan köşkünde oturan pop sosyologumuzdur. Nuriye Akman'ın Sabah için kendisiyle görüştüğünü öğrenince “Ben de mülâkat isterim” diye tutturmuş ve tuttuğunu koparan biri olduğu için de istediği mülâkatı elde edebilmişti. Günlerce süren mülâkat Hürriyet'e bayağı yeni okur da kazandırmıştı.

Acaba içerisine “Yarın şunu yazacağım” notu düşülmediği için yazısı rahatça makaslanan yazar var mı? Hangi sıklıkla yazı makaslanıyor Hürriyet'te?

Abarttığımı düşünmeden önce makaslamayı fâş eden Kulis'e verilen resmi cevabı hatırlamanızı tavsiye ederim. Cevabı verme zahmetine katlanan dış haberler sayfası sorumlusu, ilk tepkisinin ne olduğunu açık yüreklilikle anlatıyor cevabında: Yazının bütününü sayfadan atmak...

Okuyalım mı: “Hâdi adına hatalı bir yazıyı da sayfaya koyamazdım. Bu yüzden köşesine hemen iki haber koyup sayfayı yolladım.” Böylece ilk baskılardan çıkarılmış, ancak şehir baskısında yer alabilmiş o yazı; o da “Adam not koymuş, yazısını bulamayanlar kıyamet koparır” endişesi yüzünden... Ne de olsa deneyimli Hadi Uluengin...

İlginç, çok ilginç...

Bir yazı üzerinde bu kadar titizlenen Hürriyet, “İçki yasağı yayılıyor” gürültüsü kopmasına yol açan yanlış manşeti atabildi ama... Yazı işlerinden bir Allah'ın kulu, “Yapmayın arkadaşlar, okuyucuya ayıp olur sonra” diye uyarmadı mı acaba?

Vahim şeyler bir defa başladı mı durmaz. Yağar.

Bu yazı toplam 3438 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri