Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Ihlamurlar Altında

10 Haziran 2008 Salı

Demokrasi ayıplısı bir ülke olduk. Geçmiş dönemlerde olsaydı bu durum, gam yemeyecektim; Türkiye'ye ilginin en tepe noktaya çıktığı bir zaman diliminde yaşandığı için, iştah kesici etkisini hissediyorum.

Hani bir zamanlar “Lübnan'da gençler birbirlerine 'benim anam senin ananı Türk televizyonunda görmüş' diye küfür ediyorlarmış” sözü çok yaygındı ya, o sıralarda kimsenin bizim televizyonları izlediği yoktu. Şimdi öyle değil, Türk dizileri Arap dünyasını sarsmaya başladı, benim ismini bilmediğim dizi oyuncularını Araplar kendi yeni yetme artistlerinden daha iyi tanıyorlar.

Geçenlerde uydudan alınabilen televizyon kanalları arasında dolaşırken 'MBC' logosuyla yayın yapan Arap televizyonuna takıldı gözüm. Dizi izleyicisi değilim ama, yine de göz sık görünen yüzlere âşinalık peyda ediyor. Birçok dizide karşıma çıkan bir erkek yüzü dikkatimi çekti önce, sonra karşısında oynayan genç kızın da tanıdık olduğunu fark ettim. Gayet anlaşılır bir Arapça konuşuyorlardı.

Takılınca gerçeği anlamam uzun sürmedi: Bizim kanallarda oynayan dizilerden biriydi bu ve 'MBC' kanalı Arapça seslendirerek yayına vermişti bizim diziyi.

Önemli bir Arap ülkesinde yaşayan bir yakınım, “Müthiş bir Türk dizileri furyası yaşanıyor” diye özetledi olan-biteni. 'Ihlamurlar Altında' ve 'Gümüş' adlı diziler yayına alınmış; hafta-içi her gün dizi yayınlama âdeti var Arap televizyonlarında, ikinci haftadan itibaren bizim dizilerin reytingi tepeye vurmuş... “Yayın saatinde sokaklar boşalıyor, trafik rahatlıyor” diye anlattı gözle görünür durumu aynı yakınım.

Bundan 20 küsur yıl önce 'Dallas' dizisinin bizde yaşattığına benzer bir durum yani... “JR'ı kim vurdu?” merakıyla evlerimize hapsolmuştuk ya, şimdi de Araplar bizim dizi kahramanlarının başına gelenleri merak ettikleri için erkenden eve dönüyorlarmış...

“Bir üst düzey bürokratla sabahın erken bir vakti karşılaştığımda gözleri kan çanağına dönmüştü. 'Sizin yüzünüzden' dedi adam. Meğer dizinin son bölümünü bir randevusu yüzünden izleyememiş; o da sabaha karşı 04.00'te uyanıp tekrarını izlemek için televizyon başına oturmuş...”

Böyle bir tiryakilik... Araplar da Amerikan, Meksika ve Brezilya dizileri izlerken, şimdilerde hepsinin yerini Türk dizileri almış. Mısır ve Suriye'de üretilip başka ülkelere de satılan dizilerin pabucunu da dama atmış bizim diziler. Başarıda Suriye'de gerçekleştirilen Arapça seslendirmenin bizim ağızlara uyumu da rol oynuyor.

Suudi Arabistan gibi bir ülkede 'Ihlamurlar Altında' dizisinin her akşam 1,5 milyon insan tarafından izlenebileceğini aklınız kesiyor mu? Çoğu kez gecenin en çok izlenen programı oluyormuş bizim diziler... Türk firmaları Türk dizileri arasında yayınlanmasını istiyormuş reklâmlarının... Arap gazetelerinden biri, “Arap ülkelerine Türkiye'yi esas bu diziler tanıtıyor” demeyi ihmal etmemiş...

Bizim dizilerle ilgili Arap gazetelerinde çıkan yazılardan öğrendiğime göre, Türkiye'de her yıl 90 ila 120 arasında dizi çekiliyormuş. Her biri 100 ila 120 bölüm oluyormuş bunların ve bölüm maliyeti yaklaşık 200 ila 250 bin dolarmış. MBC yetkililerinden biri, “Türkiye'deki dizi sektörü altı milyar dolarlık bir sektör” demiş...

Bunları biliyor muydunuz?

Önce deneme mahiyetinde iki dizinin yayın hakkını alan 'MBC', ikinci hafta başarısını görünce, İstanbul'a koşup ne var ne yok bütün dizileri kapatmış. Elinde 25'ten fazla Türk dizisinin yayın hakkını tutuyormuş. 'Gümüş'ün oyuncularını Dubai'de ağırlamış kanal. Dizi oyuncularından Sinan Tuzcu'yu gezdiği alış-veriş merkezlerinde gördüğü ilginin yoğunluğu şaşırtmış. Bir Arap gazetesinde, “Dubai bildiğim bir yer değil, ama Dubai beni biliyor, hayret” dediğini okudum genç oyuncunun...

Bu konuyu konuştuğumuz ortamda, ömrü Arap ülkelerinde geçmiş biri, “Dün akşam da 'Babam ve Oğlum' filmi gösterildi bir Arap kanalında” dedi. Demek dizilerle başlayan Türkiye ve Türkler merakı konulu filmlere de yönelmiş.

Merakın sebebini tahmin etmek zor değil: Hangi ülkede ve hangi bayrak altında yaşıyor olursa olsun, Araplar, Türkiye'yi zaten merak eder. Diziler o merakı gidermeye yarıyor; bu bir. Bir de, kendileriyle aynı dini, aynı kültürü paylaşan, fakat kendilerinden farklı insanların nasıl bir hayat yaşadığını görerek öğreniyorlar; bu da iki. Dizilerde sıkça cami, minare, cenaze, evlilik töreni gibi ortak kültürün hayata dönük yüzüyle karşılaşıyor ve bu da onları ayrıca mutlu ediyor.

Yakınım, “Bu yaz Türkiye'ye Arap turist akını yaşanır, diziler müthiş merak uyandırıyor çünkü” dedi.

Benim de bütün yandığım bu zaten: Siyasi hayatta yaşadıklarımızı öğrenince iştahları kaçacak.

Bu yazı toplam 3954 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri