Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Kriz çıkar, yönet, ipleri elinde tutmaya devam et...

15 Kasım 2011 Salı

Önce dünkü Kulis’teki bir bilgi boşluğunu doldurayım: İtalya’da başbakanlık görevini üstlenen elit ‘Üçlü Komisyon’ üyesi Mario Monti aynı zamanda Bilderberg katılımcısıymış... 2007’de İstanbul’da yapılan toplantıya katılmış...

Bana öyle olmuştu, niye yalan söyleyeyim: Bilderberg’e katılmak insana ‘güç’ vehmettiriyor... Soyadınıza göre oturtuluyorsunuz salonda; bir yanınızda önemli bir ülkenin başbakanı, diğer yanınızda dünyaca ünlü bir işadamı bulunabiliyor. Yemekte her defasında değişik ünlülerle biraraya gelecek biçimde sizi yönlendiriyorlar...

Pek çok ünlüyle tanıştım 2006 yılında Ottowa’da yapılan Bilderberg toplantısında; yalnız başıma kaldığımda “Ben neymişim be abi” dememe ramak kaldı.

Yıllarca hakkında ‘dünya egemenleri’ genel başlığı altında, “Orada planlanıyor, sonrasında gerçekleşiyor” ve “Üyelerinin önleri açılıyor” tezi etrafında dolaşan çok sayıda yazı yazmış birini “Gel, izle” diye ilk kez çağırıyordu Bilderberg...

Daha da gönendiren bir durumdu bu benim için...

“Neden ben?” sorusunun cevabını aynı toplantıda alacaktım. Bilderberg’in yıllık toplantıları için mekân belirleme işlemi iki yıl önce yapılıyor, seçilen yer ise bir yıl önce ilân ediliyor. 2007 yılının toplantısının İstanbul’da yapılacağını Ottowa’da duyurdular...

Jeton bende derhal düştü: Toplantı yapılan ülkede en üst düzey ilgi görmek ister Bilderbergçiler; Kanada’da ülkenin başbakanı toplantılarda yoktu, ama kendisinin evsahibi olduğu bir yemekte ağırladı katılımcıları... İstanbul’da da en üst düzey ağırlanma sorununa ‘ilâç’ olabilir diye beni çağırdıklarını düşünüyorum.

Tezlerimi yukarıda özetledim; Ottowa’daki toplantıya katılanların yaş ortalamasının hayli yüksek olduğunu görüp bayağı şaşırmama rağmen, tezlerimin büyük ölçüde geçerli olduğunu bugün de düşünüyorum. Dünyada olabileceklere radarları açık insanlar bunlar, olayları etkileyebilecek güçleri de var; birine el verdiklerinde o kişinin önünün açılmasını sağlayabilecekleri de muhakkak...

Salonda yapılan konuşmalar çok önemli değil; ancak çekirdek kadro çok daha değişik vesilelerle sıkça biraraya geliyor. “Papandreu gidiyor” haberi çıktığında piyasaya düşen ilk isim olan Yunan politikacı, Ottowa’da benim de bulunduğum bir yemek masasında bir uluslararası kuruluşun patronuyla ortak yaz tatili projesi belirledi.

Her yerde meydana gelen hızlı değişimde payları olduğuna inanıyorum inanmasına, ama olayların hızı Bilderbergçileri de olumsuz etkileyebiliyor. Ottowa toplantısının yıldızlarından biri İngiliz petrol şirketinin yöneticisiydi; hemen ertesi yıl bir seks skandalıyla erken emekli oldu adam...

Dünyanın en büyük ikinci medya imparatorluğuna hükmeden Bilderberg müdavimi yayıncı, Kanadalı olduğu halde İngiliz Lordlar Kamarası’na atanacak kadar karmaşık ilişkiler içerisindeydi. Birden her şey ters döndü onun için; imparatorluğu elden gittiği gibi, hapislere de düştü.

Bizden sürekli katılanların kısm-ı azamisi de siyasetten silindi gitti. Bilderberg katılımcılarından bizden bir önemli medya patronu da elde avuçta ne varsa kaybetti, cezaevine girdi.

Kıssadan hisse şu: Bilderberg’e katıldım” diye her şeyi serbestçe yapamazsın; onlara da dokunan bir yanlış yaptın mı seni kesinlikle korumaz, koruyamazlar...

“Öngöremedik ABD’de çıkacak ekonomik krizi” özeleştirisi yaptıklarını yazdım dün; eminim bu yıla damgasını vuran Avrupa’nın krizini de geçen yılki toplantılarında ‘öngörmemiş’lerdir. Ancak bu hiçbir anlam taşımıyor. ABD’de ve krize tutulan Avrupa ülkelerinde ekonomik gelişmelerden sorumlu olan, görevi gereği tedbir alması gereken, çözüm için ortaya atılan hemen herkes Bilderberg camiasından...

Ya buna ne diyeceksiniz?

IMF,Dünya Bankası, Avrupa Bankası başkanları katılıyor Bilderberg toplantılarına... İstanbul toplantısında (2007) bir yıl sonra adları ABD’de patlayan krizde sıkça duyulacak Goldman Sachs, Morgan Stanley, Lazard Frérés şirketlerinden birden fazla kişi de bulunuyormuş; ABD başkanının birkaç ekonomi danışmanıyla birlikte...

Sarsıntıyı ‘öngörmemişler’ midir, yoksa?

Bu yazı toplam 1600 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri