Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Orada bulunmak isterdim

05 Ekim 2009 Pazartesi
Haftalardır "Herhalde Ak Parti kongresi için Ankara'ya gelirsin" deyip duranlar bulunduğu için eşimin "Sen neden kongrede değilsin?" sorusu şaşırtmadı. Birlikte izliyorduk kongreyi; TV'de gördüklerim bayağı heyecanlandırmıştı. 'Tarihin nabzının attığı yerde olmak' diye bir derdim var ya...

Eee, neden orada değildim gerçekten?

Sadece ben değildim orada olmayan, İstanbul'da mukim pek çok başka gazeteci de iktidar partisinin her bakımdan 'tarihi' sayılabilecek kongresine ekrandan göz atabildiler... "Neden?" sorusunu yönelttiğim bir meslektaş, "Davet edilmedim de ondan" deyiverdi...

Elbette o da benim gibi davetliydi kongreye; genel bir davetiyeyle... Oysa gazetelerde ve kanallarda yöneticilik yapan, siyasi yorumlar yazanlar parti kongrelerine sorumlu bir kişi tarafından özel olarak da davet edilirler. Ne bileyim, bir genel başkan yardımcısıdır, bir basın sorumlusudur, telefon açar, "Genel başkanımız sizi de bekliyor" der...

Ak Parti'de böyle âdetler vardı, şimdi yok. Sadece kongreye katılımı teşvik etmemekle sınırlı değil bu medyaya karşı gönülsüzlük, birbiri ardına meydana gelen ve ileride tanıklarının ağzından veya yazdıklarından öğrenilmek istenecek pek çok gelişme, parti yetkilileri gazetecileri umursamadığı için, tanıksız kalıyor...

İleride bugünleri yazacak tarihçilerin güvenilir tanıklıklar bulmakta zorlanacaklarına ve eksik yazılacak kitaplar yüzünden bu dönemin tarih kitaplarında bütün boyutları ve gerçekliğiyle yer alamayacağına inanıyorum. Biraz da hayıfanıyorum.

Bir dostum "Nasıl olur, Kevin Costner'i ve Angelina Jolie'yi kongreye çağırmışlar da, sizleri mi unutmuşlar?" hayretini dillendirdi. Ne yalan söyleyeyim, bu iki ismin partinin en yetkili kişilerinden biri tarafından kongreye davet edildiğini işitmemişim, bir yerde de okumamışım... Şaşırdım ve araştırdım.

Medyayla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı Prof. Edibe Sözen davet etmiş bu ikiliyi. Jolie muhtemelen duymamış bile davet edildiğini, Costner ise kongre tarihinde Avrupa'nın bir yerlerinde konser veriyor olacakmış, "Türkiye'ye 16 Ekimde geleceğim" demiş...

Edibe Hanım Amerikalı sinema oyuncusundan bu cevabı alınca "Kongre'yi 16 Ekim civarında yapalım" teklifini Tayyip Bey'e iletmiş midir acaba?

Ben de neler düşünüyorum, değil mi? Oysa beni böyle ipe sapa gelmez düşüncelere sevk eden Kevin Costner adının 'Kürt açılımı' konusunda da geçmesi. Prof. Edibe Sözen, medya kuruluşlarına bir hafta önce şu mesajı göndermiş: "Costner, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı ile temas kurarak, 'Türkiye'nin demokratikleşmesi ve insan haklarına verdiği değerin yeni bir ifadesi olan demokratik açılımı candan desteklediğini' söyledi."

Hay Allahım. Fellik fellik Avrupa'yı gezmekte olan bir sanatçı bedeli ödenirse bir tanıtım faaliyetine katılır, ama her yaptığı karşılığında para almaya alışan sanatçı, muhtemelen hiç bilgisi olmayan bir konuda, "Kürt açılımınızı destekliyorum" tarzı bir açıklama yapar mı?

"Yapmaz" dedi bir bilen ve ekledi: "Kim 'Yaptı' diyorsa ya Kevin'i tanımıyor, ya da bu tür sanatçıların nasıl çalıştığını bilmiyor..."

Prof. Edibe Sözen Amerika'yı da, sanatçıları da bilir; herhalde Kevin Costner'le görüşürken 'Kürt açılımı' konusunu da anlatmış ve ağzından böyle bir mesaj almıştır...

Sinema benim de ilgi duyduğum bir alan, ama bu işin fanatikleri çok. "Yapmaz" diyen genç dostum onlardan... Kendisine itirazım üzerine ertesi gün bana "Böyle bir görüşme olmamış" diye döndü. Onun verdiği bilgiye göre, Avrupa turnesi sırasında Amerikalı sanatçının yanında olanlardan hiçbiri kendisinin Türkiye'den bir parti yetkilisiyle görüştüğünden haberdar değilmiş...

Bu iş bu noktadan sonra beni aşıyor...

Acaba Kevin Costner ve Angelina Jolie diye başka birileriyle mi görüştü Ak Parti yetkilisi; ya da kendileriyle görüştü de muhataplarını yanlış mı anladı? Görüşmediği veya doğru anladığı halde işittiklerini farklı yansıtacak değil ya? Resmen yaptığı açıklama ortada.

Tabii medyayla ilişkiler sorumluları Ak Parti'nin, gözünü Amerikalı sanatçılara dikip, kongreye onları getirtme çabasına girince, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'tarihi' öneme sahip konuşmasına o salonda tanıklık etmelerinde yarar bulunabilecek yönetici ve yazar konumundaki gazeteciler unutulmuş olabilir.

Herhalde başka partilerin her kongre öncesi yaptıkları, Ak Parti'nin de önceki kongrelerinde yerine getirdiği bu kadarcık bir jest başka türlü unutulmazdı...
Bu yazı toplam 1912 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri