Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Taha KIVANÇ

Talimatla kurulan siteler

10 Kasım 2009 Salı

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ karargâhının sebep olduğu zihni karmaşayla biraz daha yakından ilgilense iyi olacak…

Pazar günkü 'Politik Açılım' programında konuk ettiğimiz Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sorularımız üzerine bize anlattıkları dün bütün gazetelerde manşetti. Hürriyet'te bile. Birbirine benzeyen manşetler, yalnızca böylesine olaylarda makbul sayılır bizim meslekte... 'Politik Açılım', devlet ve siyaset adamlarına, bağımsız ve tarafsız bir kadronun karşısına çıkıp sorularına cevap vermenin yararını bir kere daha hatırlatmış oluyor.

Televizyon siyasi programlarının mesaj aktarma değerini ilk keşfeden rahmetli Turgut Özal'dı. 1983 seçimini kazanmasında ekranda halka güvenilir görünmesinin büyük payı olduğunu hiç unutmadı Turgut Bey; vefatına kadar televizyonu en geniş biçimde kullandı.

Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı olarak seçilmesinde de televizyon etkiliydi.

Geçen gün o dönemi içeriden bilen bir dost, sohbet ederken, “Tayyip Bey'i aday gösteren parti yönetimi bile seçimi kazanacağını ummuyordu” diye hatırladı o dönemi. Önceleri nispeten küçük bir ilde kamuoyu yoklaması yaptırdıkları şirketi İstanbul'un profilini çıkarmak için görevlendirmişler. “Gelen sonuç herkesi şaşırttı: Kazanabilecektik…” Televizyon başarısı Tayyip Bey'in, rakipleriyle arayı açmaya yaradı.

Dengeli bir sorgucu kadronun sorularına kendini açan her siyasi, eğer malzemesi sağlamsa, televizyon programından başarıyla çıkar…

Her biri artık birer 'eğlence kanalı' haline dönüşen televizyonlarda doğru dürüst siyaset konuşulmuyor. İki bilim adamı (Prof. Mustafa Erdoğan ile Prof. Fuat Keyman) ve iki gazeteci (Derya Sazak ve bendeniz) katılımıyla yapılan 'Politik Açılım' bu boşluğu TRT'de doldurmaya çalışıyor.

Bir dostum, “Önemli bakanlar, başbakan, cumhurbaşkanı… Bundan sonra kimi programa çıkartacaksınız? Barack Obama'yı mı? Org. İlker Başbuğ'u mu?” diye sordu.

Söyleyeceği bir şeyler varsa ABD Başkanı da bize konuşabilir, Genelkurmay Başkanı da…

Genelkurmay Karargâhı'nda bazı anlaşılmaz tavırlar olduğu da “Keşke İlker Paşa'yla da konuşsak” diye düşünürken aklıma geldi. Geçen hafta gazetecilerin önüne çıkan iki subay, 'ıslak imzalı belge' konusundaki resmi tavrı anlatırken, belgeyi savcılığa gönderen meçhul subayın ikinci mektubuna eklediği 'internet siteleri andıcı' ile ilgili bilgi de verdi.

Daha doğrusu, aralarında 'irtica.org' ve 'naksibendi.com' gibi adreslerin de bulunduğu İnternet siteleri için “Başbakanlığın talimatıyla açıldılar, sakıncalı siteler aynı talimat gereği izlendi” dedi bilgi veren subay…

Bu açıklamadan siz ne anladınız? Yedi yıldan fazla süredir ülkeyi yöneten Ak Parti hükümetinin bir yandan “Demokrasinin kanallarını açıyoruz” iddiasını seslendirirken bir yandan da Genelkurmay'a “İnternet siteleri aç, sakıncalı gördüklerini de izle” talimatı verdiğini, değil mi?

Oysa iki subayın açıklaması sonrası Başbakanlık “Hangi talimatmış o? Biz böyle bir talimat vermedik” diye alenen sorgulayınca, evet ancak o zaman, Genelkurmay'dan “Talimat 2000 yılında verildi” ek bilgisi geldi.

Org. Başbuğ'u ilgilendiren nokta da burası işte... Programda sorduğumuz sorulara cevap verirken, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ ile arasındaki ilişkiye olağanüstü değer verdiğini her bakımdan belli etti. “Başbakanlıktan gelen talimatla” açıklaması, o ilişkiye aykırı bir şaşırtmaca ve bu yüzden de Org. Başbuğ'un özel ilgisine muhtaç…

Size bir şey söyleyeyim mi? “2000 yılında verilen talimatla…” açıklaması kafamı karıştırdı benim. Aklım ile gönlüm bu konuda müthiş çatışıyor. Sebebi yalnızca ilk açıklamada 'şaşırtmaca' yapılması değil; bir başka sebebim daha var bu hislere sahip olmak için…

2000 yılında Bülent Ecevit'in başında bulunduğu hükümet işbaşındaydı ve o hükümette görev almış bir siyasetçiye “Mümkün mü, böyle bir izin vermiş olabilir misiniz?” diye sorduğumda beni şaşırtan bir cevap geldi: “Bülent Bey asla böyle bir izin vermedi…”

Üzerinde durmayı hak eden bir ayrıntı da şu: Bir dostuma göre, Genelkurmay'ın açtığını kabul ettiği internet sitelerinin bir bölümü 2000'nden önceki yıllarda kurulmuş... Birkaçının açılış tarihi 28 Şubat günlerine kadar gidiyormuş... Önceden açılan sitelere sonradan mı alındı talimat?

En iyisi, bu tartışmayı daha fazla büyümeden kesecek bir araştırmayı Başbakanlığın başlatması: 2000 yılına ve hatta daha öncesine gidilerek yapılacak bir tarama askere böyle bir talimatın verilip verilmediğini, verildiyse tarihini ortaya çıkaracaktır.

Bu yazı toplam 2110 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri