Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tahirhan GÜL

Batı Neden Ortadoğu'ya Fazla Müdahil

27 Mart 2015 Cuma

Batı Neden Ortadoğu'ya Fazla Müdahil

Değerli dostlar Allah fırsat verirse bundan sonra bu köşede yazmaya çalışacağız. Genelde konularımız uluslararası ilişkiler ve Türkiye’nin makro düzeydeki sorunları olacak.

Uluslararası alanda şuan var olan gerçeklerden biri; ya yönetirsiniz ya yönetilirsiniz ya kuralları koyanlardan olursunuz ya da uyanlardan. Üçüncü ihtimal maalesef yok. Kapitalizmin adeta din olarak görüldüğü batıda Hıristiyanlık Roma’da dört duvar arasında Vatikan'a hapsedilmiş izlenimi vermektedir. Batının merkeze aldığı vahşi kapitalizmdir. Bu anlayış daha fazla üretip tüketmek için her yolu mübah görmüştür. Batı ekonomik olarak güçlü olması hasebiyle bugün uluslararası arenada ana kural koyuculardan biridir.

Eğer Ortadoğu'yu,  terörü, var olan dikta rejimleri, ışidi ve benzeri oluşumları anlamak istiyorsak önce bunu bilmeliyiz. Batının Ortadoğu’yu yönetmek için bulduğu iki formül var; ya kendine biat eden yöneticiler ya da fazlaca bölünmüş gruplar ve bu grupların çatışmasından doğan iktidar boşlukları.

 

Peki, neden batı son yıllarda Ortadoğu’da daha fazla müdahil olmak istiyor. Geçenlerde gördüğüm ilginç bir istatistiği verip öyle açıklama yapayım:

1980 EU: 30% China: 2%

2014 EU: 17% China: 16,5%  

2019 EU: 15% China: 19%

 

Bu veriler, dünya ekonomisinde Avrupa'nın ve Çin’in paylarının gelişim tablosunun geçmişi, bugünü ve geleceği ile ilgili veriler. Bu verilerde şunu görüyoruz, dünyada söz sahipliğinin en önemli göstergesi olan ekonomik güç Avrupa'nın elinden kayıp gitmekte ve onlar bunun farkında. Kısacası, batının gücü artık doğunun gücü olmak üzere.

 

Ekonominin ana atar damarı tabii ki üretmektir. Dünyadaki değeriniz ürettiğiniz kadardır. Ortadoğu hem ürettiğinizi satacağınız geniş bir pazar, hem de üretim yapabilmek için lazım olan hammaddenin deposu. Burasının kontrolü kimdeyse üretimin ve gücün kontrolü de bir nebze ona geçer. Dünyadaki birkaç önemli bölgeden biri olan bu alan yıllardır batı için kontrol edilmesi gereken stratejik bir arka bahçedir. Batı burada iki şeyi ihmal etmez, kendine biat eden yöneticiler ya da eğer buna imkân yoksa istikrarsızlaştırıp iç karışıklıklar çıkartılan ülkeler.

Kısacası, batılılar karşılarına geçip pazarlık yapacak güçler istemediler, istemeyeceklerdir. İnşaallah gelecek yazımda bu konuyu ve aktörleri bilimsel verilerle ele alacağız. Selam ve muhabbetle.   

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2718 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri