Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tahsin AKPINAR

Arı ve At arasındaki Zoraki Aşkın Tomografisi

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Eski Mili Eğitim Bakanlarından, Radikal Gazetesi yazarı ve milliyetçi cephenin önemli simalarından biri olan Hasan Celal Güzel, katıldığı bir televizyon programında eski Başbakanlardan ve Anavatan Partisi Genel Başkanlarından Mesut Yılmaz’la ilgili, program sunucusuyla yaşadığı diyalog mahkemeye taşınmış.

Yılmaz'ın avukatı Erden Arısoy, Güzel'in sözlerinin eleştiri sınırını aşan, Türk siyasi hayatında yer almış müvekkilini aşağılayıcı, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirttiği dilekçesinde, "Benzeri olaylara karşı caydırıcı olacak boyutta bir manevi tazminata hükmedilmesini talep ediyoruz" demiş ve Hasan Celal Güzel'den yasal faiziyle birlikte 25 bin TL manevi tazminat talebinde bulunmuş.

Davaya söz konusu olan sözlerin geçtiği diyalog ise şöyle:

Sunucu:Mesut Yılmaz'ı hiç sevmediniz mi?

H.C. Güzel: Rakibim diye söylemiyorum ama bir adam eğer akşamdan sabaha kadar kumar oynar, akşam da Başbakanlığı idare ederse olmaz.

Sunucu:Bu da hakaret noktasına geldi.

H.C. Güzel: Hakaret değil gerçek. Neyse şöyle diyelim en iyisi, onda anlaşalım. Politakının gördüğü en kötü mirasyedi idi. ANAP'ı aldı; sıfıra götürdü.‘ANAP binasının önünden geçerken, hep arıya tecavüz etmiş bir at resmi görüyorum.’

Yılmaz Vural’ın maç sonu açıklamalarını andıran bu cevap, üslup olarak sıkıntılı olmakla birlikte, neredeyse gerçeğin ta kendisi.

Cumhuriyet tarihinin en radikal zihniyet dönüşümlerine, potinliler imparatorluğunun gölgesine ve raprap seslerine rağmen imza atabilmeyi başarabilmiş ve Türk’ün makûs talihini değiştirecek sürecin startını vermiş olan, Özal’lı Anavatan Partisi’nin genel kongresinde, dönemin genel başkanı ve Başbakanı Yıldırım Akbulut’u, MİT üflemeli sofistike hesapları bünyesinde barındıran rüzgarları arkasına alarak yıkan ve Anavatan Partisi’nin halka ve ülkeye kazandırdığı, bütün kazanımlara sırtını dönerek ihanet eden ve ülkeyi, Türk tarihinin en büyük goygoycusu olan Süleyman Demirel’e teslim eden Mesut Yılmaz, bu açıklamalardan rahatsız olmuş…muş.

Kişilik hakları rencide edilmiş…miş!

O kişilik ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak, kumarhane masasında, suratının ortasına yediği yumrukla burnunu kırdırmaktan incinmemiş..!

O kişilik ki, hükümet ortağı olduğu Tansu Çiller’i, Refah Partisi’nin meclise sunduğu yolsuzluk dosyaları üzerine, fırsat bu fırsat diyerek, yüz üstü bırakıp, arkadan hançerlemekten incinmemiş!

O kişilik ki, 28 Şubat’ta, Başbakan Erbakan’dan, asker zoruyla alınan koltuğun kendisine verilmesinden ve kurduğu hükümetin yolsuzluk iddiaları yüzünden, hükümet ortakları tarafından düşürülmesinden incinmemiş!

O kişilik ki, zirvede aldığı Anavatan Partisi’ni, barajın altına batırmaktan incinmemiş!

O kişilik ki, evinde ziyaret etmek zorunda kaldığı bir medya patronunun, kendisini pijamayla karşılamasından incinmemiş! O ki; askeri, pijamayla denetleyebilen cesur bir adamın, koltuğunda, onun varisi olarak oturuyor olsun..!

Millete vâris olmayı değil, derinlere varis olmayı tercih etmiş olsun..!

O kişilik ki, İmam Hatip Liselerini kapatmanın, siyasi hayatına mal olacağını bile bile, bu okulları kapatmayı kendisine misyon edinmekten incinmemiş!

O kişilik ki, kendisine teslim edilen toplumsal emanetlerin, neredeyse tamamına ihanet etmiş ve bunların hiçbirinden incinmemiş!

Ama, bütün bir milletin abisi, ‘Tank Hasan’ lakaplı sayın Güzelin, iki çift lafından incinsin, kırılsın ve şikayet etmek için mahkemeye koşsun.

Olacak şey değil…

Ama olsun. Bu bile bir gelişmedir… Şöyle ki, eskiden muhataplarını mahkeme yerine, askerlere veya Almanya’daki sahiplerine şikâyet etmeyi tercih ederdi.

Askerler, Silivri mesaisinde olduğundan kelli, kendisine randevu verememişler anlaşılan! Alman’lara gelince, sanırım orada da bir hatırı kalmamış.

Zira oralarda bir fincan kahvenin hatırı kırk yıl sürmez. O haslet, ihanet ettiği Türk Milletine ait.

Uzun lafın kısası Hasan Abi’nin ağzına sağlık.

Yalnız, sayın Güzel’in sözleri, bu tecavüz vukuatının, direk hedefinin arının belinin kırılması olduğunu vurgulamadığından eksik kalmış.

Arıdan maksat yüce Türk Milleti olsa gerek… Atın kim olduğunu da siz bulun.

 

E mail:   akpinartahsin@hotmail.com

Twitter: @akpinartahsin 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2188 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri