Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tahsin AKPINAR

Lime Lime Lice/32 Diş ve Barış

04 Temmuz 2013 Perşembe

 Star Gazetesi yazarı Hakan Albayrak’ın geçtiğimiz hafta, ‘'Kürtleri Yaz Güzel Kürtleri'’ başlığıyla kaleme aldığı ve 'Allah Kürtler'den razı olsun' dediği yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Kendine has üslubuyla Hakan Albayrak, kendisine ve temsil ettiği idealist İslamcı gençliğe yakışan bir yazı kaleme aldı. Üstelik, bu güzel yazıyı eşinin tavsiyesi üzerine yazdığınıda özellikle belirtme ihtiyacı hissetti. Bencede önemli bir ayrıntı...

Çapı çevresinden küçük azgın azınlığın, 90 model çapulcularının başlattığı şehir eşkıyalığı, sessiz çoğunluğun o raddede ‘La havle’ çekmesine sebep olduki, ağızlarında diş miş kalmadı.

Benimde, göbeğini kaşıyan(!) sessiz kitlelerin içinden çıkan bir nefer olarak, çapulcuların ağa-babalarının esas hedefindeki barış sürecinin, inkıtaya uğramasından ödüm kopuyor.

O yüzden diyorumki: 32 Dişim Barışa Feda Olsun...

Yıllar yılı Kürt’leri kendisine hamal edinen Türk Solu, barış sürecine ne kadar öfkeliyse Kürt’lerin ve PKK/BDP’ninde böyle bir yola girmeyi tercih etmiş olmasına ayrıca öfkeli. Kürt’leri sola ve Türk Soluna ihanetle suçluyorlar.

Türkiye’deki bütün terörist yapılanmaları, münbit bağrında şefkatle büyüten Türk Solu, bir türlü baş edemedikleri Tayyip Erdoğan’ın; bol apoletli taşeronlarını tutup tutup Silivri Yerleşkesinde istirahata(!) çekmiş olması yetmezmiş gibi birde, Kürt’leri barışa ikna etmeside ne demek oluyor.!?

‘Barış olacaksa onuda biz yaparız ama henüz daha köpek dişlerimiz yeteri kadar kana doymadı.’ pozundalar.

Uludere’de kendisini linç edilmek istenen kaymakama siper eden yaşlı ve yaslı amca sinirlerini bozuyor. Kaza yapan askerlere ağıt yakan ve yardım için kendisini paralayan Kürt analarımız canlarını sıkıyor. Karokola yapılan taciz ateşine göğsünü siper eden köylülerde ne demek Corç.!?

Ozaman nerde bizim uyuşturucu tacirlerimiz..? Cizre açılımı yapalım. Hava bulansın, toz olsun duman olsun... Zira kurt dumanlı havayı, kötülüklerde karanlıkları sever.

Kurtlarımız ulusun, Kürt rolü yapsın..!

Tekke ve zaviyeleri kapatanların, alimleri toplumdan izole etmelerinin yakıcı sonuçları karşısında pek şaşırmış gibi yapıyor olmaları tiyatral bir kesit sadece.

Kaçakçılık... Terör... Uyuşturucu... Cehalet... Kan davaları... Kadın cinayetleri...

Atatürkçüler, Maocu Kemalistler, Fransız acentası komünistler, bilumum 77 düvel, Hamaney rejimi...Türk demokrasisi ve ekonomisine, istikrar ve itibarına darbe vurmak isteyen yerli-yabancı güçler, bu eşsiz fırsatı yakalamışken ve  bu taarruza katılanların, uluslararası sistem lortları tarafından ödüllendirileceği günü, ellerini ovuşturarak bekledikleri gün gibi aşikâr iken...Kemalist Betopan Kafalıların lügatlerine "hain" olarak yazdıkları Kürtler, bu fitneden uzak durdular ve kitlesel destek vermediler.

‘Böylece; Türkiye'den ve Türklerden intikam peşinde olmadıklarını, ortak vatanımıza darbe vurmak için fırsat kollayanların arasında yer almadıklarını, tam tersine hürriyet ve adaletin yeşerdiği / yeşereceği Yeni Türkiye'yi gözbebekleri gibi korumaya ahdettiklerini, barışa bir şans tanımaya ve o şansı sonuna kadar zorlamaya azmettiklerini, bugüne kadarki bütün şikâyetlerinin ve isyanlarının gerçekten sadece gasp edilen haklarını geri almaya dönük olduğunu bir kere daha ortaya koymuş oldular.

...Süreç içinde, olağanüstü büyük bir iyi niyet iradesi sergileyerek ve "Gezi"ci fitne-fesat ehline bir güzel dirsek göstererek, Yeni Türkiye'de birliğimizin ve dirliğimizin ihyası için üzerlerine düşen her şeyi yapmaya hazır olduklarını gösteriyorlar.’ (H. Albayrak:Star)

En iyisi, biz yine bir şiirle bitirelim...

 

Barışa Kürt’ler...

Yaz Kürtleri... Güzel kürtleri yaz.

Soğuk savaş esiyor. Savaş, soğuk ve ayaz.

Yakıyor dimağları, dağlıyor beni ve benizleri...

Kirli barut kokusu yakıyor genizleri.

Bir ifritten sualki taşırır denizleri!

Yüreklerde bin korku, benizleri bembeyaz.

Barış türküsü’n söyler, remizleri alda yaz.

 

Yürüyor dağlarında güzel ülkemin

Kart kurt diye sesler çıkaran,

Yaşlı ve yaslı adam... Dağlara yaslı.

Kurt seslerine çakal sesine

Karışmış birader hıçkırıkları

Bahar nesine nergis nesine..!

 

Kör kuyunun dibinde... Körler savaşı,

Türkün yanaklarını yalıyor. Köpekler gibi.

Yakıyor ocakları, büküyor bilekleri,

Meçhule giden posta, gâm almaz dilekleri!

Yetti yetim çocuklar. Yedi ceddide yetim...

Bir Mehmet yere düşer, bir Mehmet derki: Yettim

Yazıktır gardaş... Bitmedim emme bıktım.

 

İbrahimin torunu İsmail oğlu

Yetim oğlu yetim öksüz doğulu

Yetti bu kavga yettim emmim oğulu

Aç kollarını, aç kucaklaşalım

Aç kapını aç, aç kalmasın yetimler

Perde gerisine haber salıp ulaklaşalım

 

Bu şiir senin şerefine emmoğlu...

E mail:   akpinartahsin@hotmail.com

Twitter: @akpinartahsin

 NOT: Mısır’daki zorbalık Mısır tarihine küçücük bir virgül (,) olarak düşmüştür. Firavunların memleketinde oynanan oyunu biz Nemrutların sahnesinden çok iyi biliriz. Bu darbe yok hükmündedir. Netekim bunun hesabını sormakta ‘Küresel İslamı’n boynuna borç olsun... Bu konuyu yazacağız.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1686 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , ,

YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri