Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tahsin AKPINAR

Yoğun Gündemin İçinde

15 Temmuz 2013 Pazartesi

 

İslam Alemi binbir türlü sıkıntıyla beraber girdi Ramazan ayına. Bende bu yoğun ve baş döndürücü gündemin içinde mübarek rahmet ayına hasta olarak girdim. Elim kaleme gitmese bile aklımı kurcalayan, öfkemi kabartan, gözlerimi dolduran okadar çok şey var ki... İki arada bir derede kalmak diye buna denir. Neyi nasıl yazacağımı şaşırmış durumdayım.

İslam alemi olarak, İsrail’in insafına terkettiğimiz Filistin’in unutulmuşluğunu mu yazmalıyım?

Her gün en az 100 ile 200 insanın Eset Vampiri tarafından öldürülüp hergün, İslam’ın sembolü olmuş bir mabedi, yerle bir etmesini mi yazmalıyım?

Binbir türlü fakru zaruret ve zulüm altında inleyen Miyanmar’daki yersiz yurtsuz Rohingya Müslümanlarını mı yazmalıyım?

İslam Dünyası’nın en önemli ve kilit ülkelerinden biri olan Mısır’da, halkın kendi orduları tarafından, dibi görülmeyen bir şiddet sarmalının içine çekilmeye çalışılmasını mı yazmalıyım?

Ülkemizdeki ekonomik kalkınma trendinin, gözü dönmüş ‘Geziciler’ eliyle, bir kısım baronlar üzerinden durdurulmaya çalışmasını mı yazmalıyım?

Bu gezici taifesinin, hızını alamayarak her geçen gün yükselen bir küfür trendinde, bütün Dünya’daki mazlumların umudu haline gelmiş Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, eşinden başlayıp ölmüş anasına kadar küfretmesini mi yoksa CHP’den etiketli, milletvekili kılıklı iğrençliğin, Başbakan’ın kızına twetter üzerinden küfretmesiyle bir kez daha gün yüzüne çıkan muhalefet eksikliğini mi yazmalıyım?

Yoksa hala, bazı Ak Parti’lilerin bile, Çarkçı Kemal’den gelen bıkkınlık yüzünden özlemeye başladığı ve aslında okadar kötü bir lider değilmiş dediği Deniz Baykal’ın,  ‘Türkiye'de, Dünya’da ekonomi allak bullak, bütün ülkeler büyük sorunlarla karşı karşıya, gene biz iyiyiz’ duygusunun olduğunu söyledikten sonra, ‘Bu doğrudur. Ama sormak lazım niye şimdi biz iyiyiz? Çok duyarlı bir anlayışla yönetiliyoruz, ondan mı iyiyiz, yoksa bir on yıl önce bu konuda Türkiye çok ciddi önlemler aldı. Siyasi bedeller ödedi. Ekonomi politikasını yeniden şekillendirdi ve 10 yıldan beri bunu da kimse bozamadı. Çünkü zaman içinde o politikanın yararlı olduğu ortaya çıkmaya başladı. Dünya da bunu memnuniyetle karşıladı. O sayede mi bugün Türkiye iyi? 10 yıl önce biz o tedbirleri alırken Avrupa bol para ortamında vur patlasın çal oynasın yaşıyorlardı.’

Ekonomide bir başarı varsa bu başarının bugünkü iktidara ait olmadığınıda bir güzel vurgulayıp, ‘Bu başarı daha önce koalisyon döneminde izlenen politikanın, siyasi bedelleri ödenerek Türkiye'yi feraha çıkarmasıdır.’ demesini mi yazmalıyım?

Şimdi daha iyi anlaşılıyor olmalı Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir kötü projelerin lavralarının, hangi iklimde uyutulduğunu. İşin dahada kötüsü bundan CHP’de çoook var.

Deniz Baykal’da tıpkı Milli Şef’leri gibi sandıktan çıkan sonucu sindirim sisteminde hazmedemeyince dercettiği ‘İktidar partisi yanlışta yapsa yanlış diyeceğiz, doğruda yapsa yanlış diyeceğiz.’ minvalinde sabit kılınan CHP zihniyetinden, devlet adamı ciddiyetinde birinin yetişmeyeceğinin en büyük ispatı olarak orta yerde duruyor.

CHP’ye hafif bir dokunuşta bir dünya toz kaldıranlar CHP düşmanı oluyorda CHP’yi böyle bir körlüğün içine mahkum edenler CHP dostu oluyor. Kaldı ki CHP’nin dostluğunu falan istemiyoruz ama hiç olmazsa düşman olmayabiliriz birader.

Çıkıp adam gibi mertçe, dürüstçe ülkenin Ak Parti zamanında çağ atladığını, katbe kat büyüdüğünü, gücünü her geçen gün arttırarak süper devlet olmanın kritik eşiğine dayandığını, sadece Mayıs ayında ihalesi gerçekleştirilen 138 Milyar Dolarlık projelere kalkışabilmenin bu hükümet sayesinde mümkün olduğunu söylemedikçe, bu CHP’den de eski liderinden de şimdiki liderinden de müstakbel lider adayı Sarıgül’lerinden de bir şey olmaz.

Ak Parti iktidarının hakkını verdikten sonra, şayet siz göreve gelirseniz hangi projeyi daha rantabıl ve daha ucuz, daha hızlı ve daha çoklarını; ve bu dev projelerin içerisinde çalışan vatandaşların sosyal haklarının, nasıl daha çok geliştirileceğinin alternatiflerini ortaya koyup, kuzu kuzu göbeğini kaşıyan adamın ayağına gidip oyuna talip olduğunuzu söyleyeceksiniz.

Ha...

Ayağına gideceğiniz her vatandaşın size oy verme gibi bir garantisi yoktur. Dilerse verir, dilerse vermez.

Oyunu verince iyi vermeyince bidon kafalı...

 

E Mail : akpinartahsin@hotmail.com

Twitter: @akpinartahsin

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1526 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri