Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tamer KORKMAZ

Madem öyle, gel böyle!

16 Şubat 2010 Salı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, geçen haftaki Kazakistan ziyaretinde "Avrasya Rüzgarı" diye nitelendirdiği "açılım"ın ipuçlarını verdi.

Başka?

Davutoğlu, iki hafta önce de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Avrasya İş Konseyleri toplantısında yaptığı konuşmada "Avrasya Birliği" önermişti...

"Avrupa Birliği" değil, Avrasya Birliği!

*

Şimdi tam burada "manzara" koymak üzere bir duralım:

"Avrasyacı" takılan, "Ulusalcı" etiketli...

"Gayrı-milli" Ergenekoncu takımının bu önemli gelişmelere fena halde bozuk çalmakta olduklarını söylemeye gerek var mı?

Ergenekoncuları panikletecek haberler bunlar!

*

Ergenekon Davası'nın sanıklarından Yalçın Küçük son kitabı "Çöküş"te kime seçmece iftiralar eşliğinde saldırıyor:

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na!

*

Ahmet Davutoğlu, "eksen değişikliği" tartışmaları esnasında ne demişti:

"-Türkiye'nin ekseni Ankara'dır!"

*

Büyük resmi bir türlü göremedikleri için derin hadiseleri yorumlarken sürekli yanılan kimi liberal yazarlar...

Ergenekoncuların Amerikancı değil; "Avrasyacı, Rusçu" olduğunu...

"Ergenekon Operasyonu'nun da ABD'nin iradesiyle gerçekleştirildiğini" iddia ediyorlardı, değil mi?

Evet, hala daha iddia ediyorlar:

Fena halde yanılmaya da devam ediyorlar.

*

Rusya Devlet Başkanı Medvedev, NATO'yu "en büyük tehdit" olarak tanımlayan "yeni askeri doktrini" kısa bir süre önce onayladı.

Genelde ABD-NATO ekseni...

Özelde de, Türkiye'deki Saklı NATO İşbirlikçileri ve Darbeci-Ergenekoncu Cephe için fevkalade kötü bir haberdi, bu...

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir Ivanovsky, 2009'un Ekim ayında "Türkiye ile 2010'dan itibaren stratejik işbirliğine gidebiliriz" demişti.

Rusya Devlet Başkanı Medvedev de...

Tam bir yıl önce "Türkiye ile stratejik işbirliğine hazır olduklarını" söylemişti.

Başbakan Erdoğan ise 15 Ocak'ta "Medvedev'in mayıs veya haziranda Türkiye'yi ziyareti olacak. Bu ziyarette stratejik işbirliği toplantımızı yapacağız" diye konuşmuştu.

Medvedev'in Mayıs ayı içinde "stratejik işbirliği anlaşması" için Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.

*

Dikkat buyurunuz...

Türkiye, Rusya ile stratejik işbirliğinin arifesinde iken; Rusya NATO'nun yayılmasını "en büyük tehdit" kabul ediyor!

Gürcistan Krizi esnasında NATO'da ABD'ye hareket çeken hangi ülke idi?

El Cevap: Türkiye...

Bakınız, bu saatten sonra...

Türkiye'nin NATO üyeliği artık "hayli tartışmalı bir üyelik"ten ibarettir!

ABD'nin İran ve Suriye'yi bir türlü vuramayışının temel nedeni, Washington'ın boyunduruğundan kurtulan Ankara'nın "güçlü konumu"dur.

ABD-NATO'nun bütün çabalarına, engelleme girişimlerine karşılık...

Ergenekon'u tasfiye sürecini kararlılıkla sürdüren bir "Yeni Ankara" var.

*

Rusya'nın NATO'nun genişlemesini tehdit kabul eden doktrini uygulamaya konulurken...

Çok ilginç başka gelişmeler de oluyor.

Mesela...

Hamas liderleri geçen hafta Moskova'daydı!

*

Dört yıl önce Hamas liderinin Ankara ziyaretini ve kimlerin nasıl ayağa kalktıklarını hatırlıyor olmalısınız.

Bu ziyarete tepki gösterenlerin başında dönemin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer geliyordu!

Sezer, AKP hükümetini İsrail Cumhurbaşkanı'na şikayet etmiş ve "Bu AKP'nin davetidir, devletin politikası değildir" demişti.

Oysa, davetin arkasında AKP hükümeti yoktu:

Davet, Ankara'daki "Washington'dan bağımsızlaşmış devlet"indi.

Sezer, vaktiyle "Ankara'daki "Gizli İktidar"ın "projesi" olarak Çankaya'ya çıkmış bir sima idi.

Köşk'te iken; günümüzün Ergenekon sanığı Şener Eruygur'un ADD'sinin sponsoru bile olmuştu.

Ergenekon tutuklusu Tuncay Özkan'ın sahipliğini yaptığı dönemde ise Kanaltürk'ün gecesine katılmıştı; Sezer...

*

Sezer'in dört yıl önce AKP hükümetini yana yakıla şikayet ettiği İsrail'e...

Türkiye, "One Minute" dan Konya Tatbikatı'na değin hareket çekiyor:

Bu "hareket çekme"yi bir "devlet politikası" olarak icra ediyor...

Eski Cumhurbaşkanı Sezer'i ileri derecede üzen asıl hadise ise "Ankara'nın Washington'ın yörüngesinden çıkması" idi!

*

Türkiye'nin, fevkalade derin dalgalanmalar neticesinde ABD-NATO ekseninden çıkmış olduğu hususu "hiç kimsenin kaçamayacağı" bir gerçektir.

Bir kısım ulusalcının, liberalin veya muhafazakarın yok saymasıyla, inkar etmesiyle, büyük resmi bilmeden laf sallamasıyla veya herhangi başka bir gözbağcı yolla...

Bu yazı toplam 2044 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri