Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Turan UÇAR

Kan Milliyetçiliği

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Kan Milliyetçiliği ne menem şeymiş de haberimiz yokmuş!

Sosyal paylaşım sitelerinde geziniyorum, tabi tartışmaların ve yorumların ölçüsü yok, her kes söylüyor içindekileri.

Derin ve felsefi olduğu kadar düzeysiz ve sloganik tavırlarla karşılaşıyorsunuz.

Bazen öyle yorumlar okuyorsunuz ki aklınız havsalanız almıyor.

Kan milliyetçiliğinin bu derece de etkili olabileceğini hiç düşünememiştim doğrusu.

Etnik kimliğini kutsayarak “Türklüğüne” yemin edenden tutunda kendi ırkı dışındakileri en aşağılık yaratıkların bile altında tutabilen bir anlayıştan bahsediyorum.

Bizim coğrafyanın dışında geliştirilen ve tarihsel kültürümüz içerisinde yeri olmayan ideolojik saplantıların insanlar üzerinde neden bu kadar etkili olduğunu birilerinin ciddi bir şekilde araştırması gerekiyor.

Nihayetinde hangi ideoloji olursa olsun ancak karşıtlığıyla var olabiliyor. Yani birincil şart “öteki”nin ‘kendinden olmayanın’ var olması. Ve en tehlikeli ideoloji etnik kimlikler üstüne bina edilen “kan milliyetçiliği”   

İdeolojilerin dünyayı kasıp kavurduğu 19. ve 20. Yüzyıllarda insanlığın yerlerde süründüğünü, çok kültürlü yaşamın kan birlikteliğine indirildiğini; hatta kabile savaşlarının bile yakın tarihte nelere mal olduğunu bilmek için süper bir zekâya sahip olmak gerekmiyor.

Ama gelin görün ki eğitim sistemimiz, mevcut yasalarımız ve ulus devlet zihniyetinin geliştirdiği düşünsel algı kan milliyetçiliğini normalleştiren “damarlarındaki asil kanı” kutsayan bir seyir izliyor.

İnsanlığa sunacağı barış ve hoşgörü duygularını körelterek  “varlığını” sadece “etnik kimliğine” “armağan” edecek şekilde masum çocukların zihinsel kodlarıyla oynanıyor.

Kan milliyetçiliğinin sürdürülebilmesinin öncül koşulu “düşman” üretmeyi gerektirir ki, düşman olmazsa kan milliyetliği de anlamsızlaşır. O sebepledir ki düşman hep yakında olmalı. Yoksa üretilmeli.

Nihayetinde kan milliyetçiliği kendi karşıtlığını da üretiyor. Kendince meşru olan bir diğeri içinde meşru hale geliyor.

İşte yüz yıllık tarihimiz ve üretilen düşmanlar ve tüm bu yaşananlara rağmen bir türlü huzur bulamayan kan milliyetçileri.

Her nerede “kan milliyetçiliği” varsa orada barış ve kardeşlikten bahsetmek saflıktan da öte bir şey olur.

Ülkesini ve etnik kimliğini sevmek ama kutsamamak ne kadar olumlandırılacak insani bir özellikse; insanlık adına barış ve huzur dilemek de en az onun kadar olumlandırılması gereken kutsal bir duygu olmalı.

Meşrulaştırılan kan milliyetçiliğinin bu ülkeye verdiği tahribatı anlatmak bu sayfalara sığmaz; ama ETÖ gibi davaların iddianamelerinden ve yargılamalardan da anlaşılıyor ki sadece terörle mücadele için özellikle 90’lı yıllarda doğu ve güneydoğuya giden bazı güvenlik elemanları halkı ve teröristi ayırt etmeden; sanki ayrı bir coğrafya da hiç tanımadıkları ve ayrı bir halkla mücadele etmiş. Nede olsa oranın halkı “asil kan’ın” dairesine girmiyordu birilerince.

Oysa bin yıllık birlikteliği olan, acı tatlı bin bir türlü badireyi birlikte atlatmış ve tarihin en kritik dönemlerinde omuz omuza mücadele ettiği doğu ve güneydoğu halkını tümden Terörist zanneden, faili meçhulleri kutsayan ve hukuksuzluğu bile normalleştiren bu sürecin derin izleri bugün bile silinemiyor.

Allahtan yakın gelecekte ki idareciler bunu fark ettiler de hukuk devreye girdi ve hukuksuzluk artık sorgulanmaya başladı.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4870 defa okunmuştur
Tarla O'nun tohum O'nun
yedidağınaslanı
Bitkiler ne diye birbirlerine afra tafra yapıyorlar. Sanki renklerini cinslerini kendileri seçtiler....
17 Ağustos 2011 Çarşamba 23:50
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İlk rkçı şeytandı
L. Ayhan
Çünkü kendişsinin yaratıldığı maddeyi yani ateşi topraktan üstün tutarak başlatmıştı RABBA rağmen bu sapkınlığı. Akifin mısraları bu güne de ıiık tutuyor aslında ; "Türk Arapsız yaşayamaz. Kim ki “yaşar” der, delidir! Arabın, Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir Veriniz baş başa… Zira sonu hüsran-ı mubin Ne hükümet kalıyor ortada billahi, ne din! Bu mısralardaki ARAP kelşmesinin yerine Kürt KELİMESİNİ KOYUN. O ZAMAN GERÇEK ÇOK daha çıplak hale gelir.
17 Ağustos 2011 Çarşamba 10:32
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İlk rkçı şeytandı
L. Ayhan
Çünkü kendişsinin yaratıldığı maddeyi yani ateşi topraktan üstün tutarak başlatmıştı RABBA rağmen bu sapkınlığı. Akifin mısraları bu güne de ıiık tutuyor aslında ; "Türk Arapsız yaşayamaz. Kim ki “yaşar” der, delidir! Arabın, Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir Veriniz baş başa… Zira sonu hüsran-ı mubin Ne hükümet kalıyor ortada billahi, ne din! Bu mısralardaki ARAP kelşmesinin yerine Kürt KELİMESİNİ KOYUN. O ZAMAN GERÇEK ÇOK daha çıplak hale gelir.
17 Ağustos 2011 Çarşamba 10:32
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Akif'in konu ile ilgili şiiri
L. Ayhan
Hani milliyetin İslam idi… Kavmiyet ne! Sarılıp dursaydın a milliyetine “Arnavutluk” ne demek? Var mı şeriatta yeri? Küfr olur başka değil kavmini sürmek ileri” “Arabın Türke; Lazın Çerkeze yahut Kürde Acemin Çinliye üstünlüğü mü varmış? Nerde! Müslümanlık da “anasır” mı olurmuş ne gezer Fikr-i kavmiyeti tel’in ediyor peygamber” “Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize? Birbirinden farklı bu kadar akvamı Aynı milliyetin altında tutan İslam’ı Temelinden yıkacak zelzele kavmiyettir Bunu bir lahza unutmak ebedi haybettir Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez Son siyaset ise Türklük, o siyaset yürümez İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti İşte İran’ı da taksim ediyorlar şimdi”
17 Ağustos 2011 Çarşamba 10:27
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri