Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ufuk COŞKUN

“Özgürlükçü Müslümanların” Kürt Sorununa Dönük Çağrısı Önemli

05.07.2010 13:36

Müslüman toplulukların yıllardır içte totaliter, baskıcı ve anti-demokratik yönetimlerin, dıştan da sömürgeci devletlerin engelleme faaliyetleri altında çok taraflı bir kimlik, kültür ve bilinç bunalımı yaşadıkları bilinen bir gerçektir. Küresel bir değer haline gelen demokrasinin bu topluluklara nüfuz edememiş olmasını birde bu açında bakmakta fayda vardır. İçinde bireyin inanç değerlerini barındıran, bunu dışlamayan bir demokrasi anlayışı bizatihi demokrasinin ruhuna, iddiasına ters mi düşer yoksa gittikçe özgürlük alanı daralan bireyin tüm ihtiyaçlarını giderip onun yaşam alanını genişletebilmek için demokrasinin içeriğini, felsefesini ahlaki bir bilinçle yeniden üretip zenginleştirmek mi gerekiyor? Ben özgürlükçü Müslümanların demokrasiyi daha da zenginleştireceklerine inanıyorum. Çünkü artık Türkiye’de milliyetçi reflekslerinden arınmış, kutsal devlet saplantısından kurtulmuş, adaleti ve özgürlüğü herkes için arzu eden yeni, farklı en önemlisi de genç bir İslamcı kitle oluştu.

 

İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed, Medine’de birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukunu tesis etmek, güven ortamını sağlamak, din ve vicdan hürriyetini genişletmek, baskıcılığı ve yasakçılığı ortadan kaldırarak din, ırk, renk farkı gözetmeksizin çok hukuklu, çok kültürlü, çok kimlikli, eşitlikçi ve paylaşımcı bir yaşam anlayışı oluşturmak gibi en tabii insan haklarını gözeterek Medine Vesikası’nın (anayasa) yazılmasını sağlamıştır. Bu anayasaya göre Medine’deki bütün toplumsal ve dini gruplar arasındaki ilişkiler belirli bir hukuka bağlanmıştır. “Yahudiler eşit muameleye tabi olup, zulme uğramazlar”,”Yahudiler Müslümanlarla müttefiktirler, dostane ilişkiler devam edecektir”,”Yahudilerin dinlerine müdahale edilmez” gibi benzer hükümlerin yer aldığı bu tarihi sözleşme gerçekten de Hz. Muhammed’in ne kadar özgürlükçü bir anlayışa sahip olduğunu göstermesi açısından bir hayli önemlidir. Ne var ki bu anlayış bir türlü geliştirilemedi. Başka bir deyişle modern çağa adapte edilemedi. Örneğin bugün kendilerini İslamcı olarak niteleyen bazı basın yayın organları “damadı Yahudi olan generalleri deşifre ederek” güya Allah’a hizmet ettiklerini sanıyorlar. Sanki Yahudi olarak doğmak bir suçmuş gibi!

 

Müslümanlar özeleştiri yapmalı;
 

Hz. Muhammed’le üretilen bu geniş bilgi ve tecrübe birikimi maalesef zamanla yok olmuş ve bu özgürlükçü-sivil ortam yerine insanları ilkeler ve Allah adına tahakküm eden totaliter, devletçi ve milliyetçi bir anlayışa bırakmıştır. İslam’ın yaygın olduğu coğrafyalarda artık eskiden olduğu gibi yeniliğe, bilime ve farklı kültürlerin bilgi ve hayat tecrübelerine açık ilim irfan sahibi insanlar yetişmiyor. Bugün bazı İslamcılar; İslam dünyasında yer eden bu düşünce geriliğinin ve ekonomik kıtlığın nedenini hala “Kahrolsun emperyalizmde!”, “Vahşi kapitalizmde!”, “Satılmış liberal düşünce adamlarında!”, “Hıristiyan icadı demokraside!” ve Sözde “insan haklarında!” aramaktadırlar. Kimse bu alanda içe dönük bir özeleştiri yapmamaktadır. Sürekli olarak batı tarafından sömürüldüklerini, vahşi kapitalizmin ve kahrolası emperyalizmin! kendilerini yoksul, aç ve sefil bıraktığını dillendiriyorlar. Bu düşünce kıtlığının ve bu basiretsizliğin faturasını da sürekli olarak batıya kesmekteler. Ancak bu anlayış ve suçu sürekli olarak başkasına atma duygusu ne yazık ki Müslümanları hiçbir zaman ilerletmiyor onlarda yeni fikirlerin ve düşüncelerin yeşermesine imkân vermiyor. Örneğin kimse neden sömürüye müsait bir zemin oluşturduklarının özeleştirisini yapmıyor.

 

Türkiyeli İslamcılar ise neden Kürtler ve Aleviler gibi hakları gasp edilen farklılıkların yanında yer almadıklarının muhasebesini yapmıyorlar. Oysa Türkiye’de İslamcıların Filistin’den Mora’ya, Çeçenistan’dan Eritne’ye kadar olan bölgelerdeki halkların sorunları, sıkıntıları ve çektikleri acılarla ilgili olarak gösterdikleri haklı tutum ve davranışlarını, gayretlerini kendi ülkelerinde yaşayan Kürtlere ve Alevilere de göstermeleri beklenirdi. Bu olmadı. Kürtlere yapılan haksızlıklar karşısında ciddi bir tavır ve direnç geliştiremediler. Bu anlamda Hz Muhammed’in(a.s) adil, eşitlikçi, paylaşımcı, farklılıklarla barışık, çok kimlikli, çok inançlı ve özgürlükçü zihin yapısını kavrayamadılar. Deyim yerindeyse Hz.Muhammed’in ümmetçilik anlayışını modern çağa adapte edemediler.

 

Özgürlükçü Müslümanlar başaracak gibi;
 
Sevindirici olan son zamanlarda bu kabuğun kırılıyor olması. Özellikle Kürt sorununa dönük yapılan çağrılar ciddi manada önem taşımaktadır. Artık bugün farklı kesimlere de adalet talep eden bir İslamcı kitle var karşımızda. Bu gerçekten sevindirici bir gelişme. Zaten gelinen noktada oluşturulan bu şuursuzluğu, akıl tutulmasını, insansızlığı ve ırkçılığı ortadan kaldırabilecek ve ciddi bir toplumsal kırılmaya yol açabilecek yegâne düstur; hakkı, hukuku, özgürlüğü ve insanlığı gasp edilen farklılıkların bir arada sağlam bir duruş sergileyerek birbirlerinin hak ve özgürlüklerini sahiplenmeleriydi. Bu türden çıkışlara çok ihtiyacımız olduğu bir dönemden geçmekteyiz.

 

Bu ülkede artık Alevisiyle, Kürdüyle,Müslümanıyla,Ermenisiyle,Yahudisiyle velhasıl her türden farklı insanlarla bir arada çatışmadan huzur içinde yaşamanın yolları aranmalıdır.Bu yüzden sık sık bir araya gelinmeli.Aşılmazmış gibi gözüken sorunlar üzerinde kafa yorulmalı ve somut adımlar atılmalıdır.Çünkü bugüne dek saldırı hepimize karşıydı.Bu vahim durum ancak  herkesin bir diğerinin hak ve hukukunu sahiplenmeye başladığında bitecektir. Bu bakımdan “zulmün birçok boyutunun yaşandığı Kürt sorununa duyarsız ve tavırsız kalınmamalıdır bizler İslami inancımızın gerekleriyle barış ve adalet çağrısı yapmayı gerekli görüyoruz” diyen bu kesime kulak verilmelidir.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4504 defa okunmuştur
6
ömür
karılarının KULAKLARINI kesen,kızları SÜREKLİ AŞAĞILAYAN ve bir MAL gibi görüp satan,KIZLARI VERMİYORLAR diye sülaleyi tetikten geçiren,ÇOCUKLARINI özellikle KIZLARINI OKUTMAYAN,okul masrafı vermek istemeyen,ama ellerinde MİLYARLIK TELEFONLARLA gezen,9-10 çocuk yapıp,bu çocukları SOKAKLARDA SATICI yapan doğulu ailelere karşın ETKİLİ ve CAYDIRICI CEZALAR verilmeyip,hatta bu SORUNLAR HALKTAN GİZLENİP,doğu SADECE PKK ile SAVAŞIYOR MANTIĞINA YATMAK DOĞRUMU?bu bahsettiklerim ancak EĞİTİMLE olur bilirsiniz.EĞİTİM olduktan sonrada PKK yavaş yavaş tükenir,bunuda bilirsiniz.haa artine HAKLAR vererek bu sorunları görmeyen meclistekiler ve dağdakiler ancak YARGIYLA çözülür.yargıdan anlamayanıda zaten SİLAH PAKLAR. YÜREĞİNE SAĞLIK YİNEDE KARDEŞ;
12 Temmuz 2010 Pazartesi 14:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
5
ömür
şu ARTİN AGOPYAN(apo) denen ERMENİ DÖNMESİNİN SORUNUNU,kürt SORUNU olarak BARİ SEN YAZMA BEYA UFUK KARDEŞİM,BARİ SEN YAZMA NEOLUR..SAVUNUYORUM dediği KÜRT HALKINA,KÜRTLER AKILSIZDIR,CAHİLDİR,ÇIKARCIDIR dyen BİR ALÇAK KÜRTLRİ SAVUNUYOR OLABİLİRMİ? zaten sarfettiği sözlerin sahipleride,İRADELERİNİ KENDİSİNE SATMAYAN GERÇEK KÜRTLER DEĞİLMİ kardeş değilmi?zaten bunlarıda KATLETMEDİMİ?bir tarafta PKK,bir tarafta AŞİRET,bir tarafta AĞALAR tarfından KISKAÇTA KALAN GERÇEK KÜRTLERİN,GERÇEK SORUNLARINI NEDEN BU SÜTUNLARINA TAŞIMAZSINKİ UFUK KARDEŞİM?
12 Temmuz 2010 Pazartesi 13:57
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
4.islamcımın gerekleriyle barış ve adalet çağrısı yapanlara KULAK VEREME
ömür
NEDEN DERSENİZ,bugün gazzede,filistinde,ırakta,kafkas halklarında,çinde MÜSLİM ve TÜRK KİMLİKLİLER ACIMASIZCA KATLEDİLİRKEN,ÜLKELERİNE SAHİP ÇIKANLARA TERÖRİST diye YAKIŞTIRMA yapılırken,SADECE KÜRTLER EZİYET GÖRMÜŞ gibi bir SONUCA varılıyorsa,BEN BUNA İSYAN BAYRAKLARINI ÇEKERİM kusuruma bakmayın kardeşim.meclisteki PKK,KÜRT AĞALAR,O MECLİSE KİMLERİN HAKLARI İÇİN ÇIKTILAR?özgürlükçü müslümanlar diye bahsedilen AKPLİLERSE BEN MÜSLÜMAN DEĞİLİM KARDEŞ;
12 Temmuz 2010 Pazartesi 13:45
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
3.müslimler özeleştiri yapmalı öylemi?
ömür
peki NASARAYLA(HİRİSTİYAN)DOST EDİNMEYİN diyen peygamberimiz(SAV) değilmi ufuk bey kardeşim?BİR KAVİM KENDİ DURUMUNU DEĞİŞTİRMEDİKÇE,ALLAHTA ONUN DURUMUNU DEĞİŞTİRMEZ hadisleri ne peki?mesela bu durumlarını değiştirmeyenlerden BAŞTA ALÇAK ABD ve İSRAİL değilmi?sıralamadan gidecek olursam kardeş,BEN MÜSLÜMAN KİMLİKLERİ KATLEDEN ABD ve İSRAİLE eden kucak açayım,yada neden onlara KARDEŞ gözüyle bakayımki?BEN PEYGAMBERİMİ KARİKATÜRLERLE DÜNYAYA ALÇAKÇA TANITAN HİRİSTİYANLARI neden KARDEŞ GÖREYİMKİ?ALLAH AKLI VERMİŞKEN,AKLINI KULLANMAYAN KAPİTALİST ÜLKELERE BOYUN EĞDİREN MÜSLÜMAN KİMLİKLİ LİDERİME neden LİDERİM deyimki?
12 Temmuz 2010 Pazartesi 13:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
2
ömür
bir ben düşün kardeş,hatta BİN PARÇA EDİLMİŞ BİR BEDEN ve herparça birbirini suçluyor,birbirini yalanlıyor,ayrılan parçalar birleşmek yerine,BENLİK iddiasında bulunuyor.bununlada kalmayıp herparçanın HÜCRELERİDE KENDİ İÇLERİNDE KAVGA EDİYOR ve asla birbirlerini ANLAMA GEREĞİ DUYMUYOR.yani benin sana yazdığım bu ÖRNEK şuandaki MÜSLÜMANLIĞIN HALİ!bunuda senin o GENÇ MÜSLÜMANLARMI YAPACAKAR GÜYA?peki bu örnekteki bedeni birleştirmek için YARADANIN OKU diye bize YOLLADIĞI KURAN ve ELÇİMİZ (sav)EENDİMİZİN BİZE NASİHATLARINDAN,ÖRNEKLERİNDEN ÖĞRENMEK GEREKMEZMİ KARDEŞ?tamam bu konuyu geçiyorum.zira bu tür insanlar yüzünden BEN DİNDEN SOĞUR OLDUM;
12 Temmuz 2010 Pazartesi 13:25
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri