Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

2012 Önce Sen Yap Senesi! Hemen Şimdi!..

31 Aralık 2011 Cumartesi

Ne dersiniz?

Gelin bu seneyi böyle geçirmeyi planlayalım.

İyilik, güzellik, yardım, dostluk, sevgi, vefa, affedicilik, empati…

‘Önce Sen Yap’ listesine sizde ilavelerde bulunun ve hemen arkasından da şu cümleyi iliştiriverin.

Hemen şimdi!..

Ne yapılması gerekiyorsa ÖNCE SEN yap! Ve HEMEN ŞİMDİ!..

Sabah erkenden bin bir telaşla işe mi gidiyorsunuz? Kravatınızı henüz bağlamamış, ceketinizin daha giyilmemiş bir durumda mı? Bir elinizde çanta diğerinde telefon mu var? Olsun! İlk günaydın sizden olmalı…

Hemen Şimdi!..

Kapı komşunuz evinden çıkıverdi? Selamlaşmak gerek. Merhaba gerek. İyi temenniler gerek. Ondan beklemeyin.

İlk selam, ilk merhaba güne güzellik katar.

Hadi ÖNCE SEN yap! Hemen şimdi…

Kapıdan çıkıyorsunuz ama yanınızda biri daha var. Kapıyı açtınız. Onun yol vermesini beklemeyin. İlk sıcacık “Buyurun Efendim” sizden olsun. Hemen şimdi!.

İlk el uzatış, ilk tokalaşma hamlesi sizden olsun…

İlk nasılsınız cümlesini gülen bir göz ile ilk sen söylenmelisin… İlk senden duyulsun…

Hemen şimdi!

Ne olur bunlar olursa?

Dünya daha güzel olur. Hayat daha tatlı ve daha yaşanılır…

Zorluklar daha kolay aşılır. Pürüzler daha kolay giderilir. Engebesiz bir hayat sürmüş oluruz.

Hadi o zaman durmayalım.

Bir dostumuzu arayalım. Hatır alalım.

Hemen şimdi…

Bir dostunuzla aranıza serin rüzgarlar mı girdi? İlk telefon SENden…

Bir arkadaşınızı mı kırdınız? İlk tamirat SENden…

Bir akrabanızı mı gücendirdiniz? İlk gönül alma SENden…

Trafik aniden mi sıkıştı? İlk yol verme SENden…

Suratlar mı düştü, sinirler mi gerildi, hava buz mu kesti? İlk dokunuş SENden…

Hemen şimdi!..

Bir yeğeniniz sınıfını başarıyla mı geçti? İlk tebrik SENden…

Bir terfi mi aldı mesai arkadaşınız? İlk kutlama SENden…

Bir umutsuzluk mu çöktü bulunduğunuz ortama? Ne duruyorsun ilk yüreklendirme SENden…

Havayı kara bulutlar mı sardı? İlk ışık SENden…

Hemen şimdi!..

İlk sadaka, ilk el tutuş, ilk yardım teklifi SENden olmalı…

Düşeni kaldırmak gerek! SEN nerdesin?

Yaraya merhem lazım! SEN ne yandasın?

Ağlayanı güldürmek icap ediyor? SEN nereye kayboldun yine?

Sızlayan yaralar dinmek istiyor. İnleyen hasta derman arıyor. Çorak düşmüş dost gönlü yeşermek istiyor…

Ey kendini iyilik meleği sanan şaşkın! Hangi cehennemdesin?

Mezar kazmayalım sevgilere…

Kurşunumuz dost sînesi yaralamasın!

Kaçılan kişi değil aranan, sığınılan insan olalım. Dert değil başlara, yüreklere derman olalım.

Ne zaman peki? Hemen şimdi!..

Genellikle kötü bir yanımız vardır… Sıklıkla girdabına düşeriz hepimiz. Birine destek mi verilecek, bir gönül mü onarılacak, bir hüzün mü bertaraf edilecek? Önce başkası koşsun isteriz. Bu dipsiz kuyudan çıkmak gerek! Daha fazla yaralanmadan, örselenmeden bunu başarmalıyız. Buna ancak önce SEN diyerek muvaffak olabiliriz. Emri ilkin kendi nefsimize vermeliyiz…

Ödül varsa ilk koşan biz olmamalıyız. Emek varsa, yorgunluk varsa vazife bizim deme vaktidir.

Hadi hemen şimdi!..

Görevden kaçıp başkalarına havale etmemeliyiz. Bu tavır dünyayı yaşanmaz kılar. Dostlukları koflaştırır. Sevgilerin içini boşaltır.

Sırıtan ama gülümsemeyen insanlar haline getirir bizi bu bencillik.

Nasılsın diye yalandan soran ama halini açan kişinin acısına empati bile yapmadan “Geçer yahu, takma kafana”  vurdumduymazlığına iter bu hal bizi…

Ne olur o zaman? Nasılsınızlar sahteleşir. İçi boşalır hatır sormaların.

Sevgiler plastik olur… Sevmeler sevme gibi olmaz. Aşklar aşk gibi… Kokusuz yapma çiçeklere döneriz. Bin bahar görsek bile yeşermez olur dalımız.

Dert dinlemeyen dostlar, selam vermeyen arkadaşlar, ziyareti yük gören akrabalar ortaya çıkar.

Vazgeçmeliyiz bu “var gibi” ama aslında olmayan tavırlardan.

Selamımız sıcak olmalı ve ilk BİZden…

Merhabamız bol tebessümlü olmalı ve ilk BİZden.

Hatır sorma ilk BİZden olmalı...

Bir karar vermeli… Hayata yeniden başlamalı… Yenilenmeli… Renklenmeliyiz…

Kendimize ÖNCE SEN demeliyiz, ÖNCE SEN!

Ardından ise hemen şimdi…

Eşimiz en güvendiğimiz olmalı… Dostumuz en yıkıldığımız…

Kardeşimiz en yanımızda… Babamız en hürmet ettiğimiz… Annemiz en sığındığımız… Çocuğumuz en emeğimiz…

Tüm bunları ancak kendimize hemen şimdi ve ÖNCE SEN diyebilirsek başarılabiliriz.

Bir teklifim var size…

2012 yılını ‘Önce Sen Yap Yılı’ ilan edelim…

Cümlelerimizi değiştirelim… Bakışımızı, sevişimizi, güvenişimizi…

Bunu başardığımızda dünya değişecektir!

İnanıyorum!

HABER NAME/ 31.12.2011 canbolatugur@gmail.com / https://twitter.com/ugurcanbolat 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2596 defa okunmuştur
özdamar
barbaros
İnanıyorum! diye yazınızı bitirmişsiniz, bende ve bizde inanıyoruz.Bu güzel tespitlerinizi nasihat olarak okumak daha doğru olur. Elinize ve dahada önemlisi yüreğinize sağlık çok çok teşekkürler
04 Ocak 2012 Çarşamba 16:44
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
2012
Asiye Yaman
2012 yılını‘Önce Sen Yap Yılı’ ilan edelim…O halde yorumu önce ben yazayım.:)))senenin son gününde yine bizlere muhteşem uslubunuzla enaniyetten kurtulup,empati yaparak gereksiz tafralarımızı,tavırlarımızı gözden geçirtecek harika bir öneri olmuş...Yeni yılın size ve sevdiklerinize sağlık,huzur,mutluluk ve Bereket getirmesi duası ile...Yeni yılda da Muhteşem yazılarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğiz...Gönül gözünüzden dökülenler eksik olmasın..
31 Aralık 2011 Cumartesi 19:07
Beğendim (5)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri