Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Babalar Nasıl Mutlu Olur?

17 Haziran 2012 Pazar

Babamın günü…

Babaların günü…

Benim de günüm…

Kutlu olsun. Aslında her gün babalarımızın gölgesinde geçer.

Onlar ön teker gibidir.

Yol açar. Hazırlık yapar. Temizleme yapar rahat gitmemiz için.

Biz o yoldan babamızın izini takip ederek gideriz.

Baba dendiğinde nedense zaman zaman aklıma ‘dürbün’ geliverir…

Alakasız gelecektir bu da size biliyorum ama söylemeden de geçemem. Baba bana hep bu çağrışımı yapar.

Dürbün bilindiği gibi uzağı yakın eder. Yakınlaştırır.

Bakışımızı netleştirir. Berraklaştırır. Tam seçemediğimiz belli belirsiz nesneleri yakınlaştırır gözümüze.

Ve biz onları net görürüz.

Flu durumlar net hâle döner. Berraklık kazanır. Sisler dağılır!

Benim anlam dünyamda babalar da böyledir işte…

Onların yaşanmışlıkları, tecrübeleri, hayata derin bakışları bizim henüz deneyimleyemediğimiz pek çok durumu sanki dürbünle bakmış gibi netleştirir.

Bizi pek çok yanlış karardan, hatadan uzak tutar.

Ve elbette acıdan…

Az evvel babamı aradım.

Gününü kutladım. “O nereden çıktı” dedi önce umursamıyormuş gibi!

Ama sesinin tınısı değişmişti.

Belli ki yaman sevinmişti. Uzakta olsa da bulunduğumuz mekanlar biri birinden bir telefon yakınlaştırmıştı.

Bir ses can vermişti kalplerimize…

Eminim gözleri yaşarmıştı her ne kadar hissettirmeye çalışıp konuyu başka mecralara çekmeye çalışsa da…

Babalarımız bize hayatı, edebi, töreyi öğretir.

Nasıl sevineceğimizi öğretir.

Coşkumuzu hangi çerçevede ne şekilde ortaya koyacağımızı onların tavırlarından belleriz ilkin…

Bakışları neleri onayladığı, nelere sevindiği ve neleri de asla onaylamadığını söyler.

Şimdi ki gibi gürültülü konuşmalara gerek yoktur.

Bir kaş çatışın bile çok anlam içerdiği günlerin çocuklarıyız biz!

Babalarımızı mutlu etmeye çalışırız…

Bizde mutlu oluruz bu yolla!..

Ben bu sabah uyandığımda kızımın yanıma koyduğu küçük bir notla aldığı hediyeyi buldum.

Ne gerek var diye düşünsem de mutlu oldum elbette…

Aslında çocuklarımız Haktan en büyük hediye…

Sorumlu olduğumuz hediyeler!

Ben babamı mutlu etmeye çalışırken kızım da beni mutlu etmeye çalışıyordu.

Hayat böyle bir şey!

İnsan sever ve sevilir…

Özler ve özlenir…

Mutlu eder ve mutlu edilir!

Şimdi size aile konularında kitaplar yazan, konuşmalar yapan bir hocamızdan notlar paylaşacağım. Üsküdar Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan hocamıza kulak verelim!

 

-Babalar her şeyden önce çocukların güçlü, zayıf, olumlu ve olumsuz yönlerini, yeteneklerini, farklılıklarını bilincinde, doğru kararlar verebilen biri olmasını ister. Çocuk kendi duygusal özgeçmişini iyi biliyorsa veya ailesi ile yakın ilişki içindeyse daha güçlü ve donanımlı olur.

-Çocukların kendi kişiliklerine zarar veren ve geleceğine hizmet etmeyen bir yönü varsa bunu değiştirmek konusunda kararlı olmaları babalara verilebilecek en büyük armağandır. Bu durum bilgisayar programı yazmak gibi bilgi, donanım ve çabayı gerektirir. Eğer çocuklar kendi beyinlerini programlamazsa dış uyaranların yoğun etkisinde kalabilirler. İnsanın kendisini programlaması zaman zaman sancılı bir süreçtir ama hayatta iyi ve güzel şeyler hep emek karşılığı verilmektedir.

-Sevilme ihtiyacı çocuklarda olduğu gibi yetişkinlerde de vardır. Bir babayı en çok mutlu eden şeylerden birisi de çocuğu tarafından sevildiğini ve saygı duyulduğunu bilmesidir. En önemli psikolojik ihtiyaç olan sevgi saygı ihtiyacı karşılandığında baba bir anda çocuğunu hem dostu, hem arkadaşı olacaktır.

-Baba ve avlat olarak tarafların beklentileri, fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçları söz konusu olduğunda; her iki taraf birer adım atarak orta noktada buluşup uzlaşmaya çalışılmalıdır. Bu aile birliği bakımından babaların beklediği önemli bir harekettir.

-Babaların kişilikleri veya yoğun iş stresleri ve sorumlulukları gereği istemeseler bile kimi zaman sinirli ve kızgın olabilmektedirler. Çocukların babaları sinirli, kızgın ve öfkeli tavırları söz konusu olduğunda bu tavırla olumlu yaklaşmaları ve iletişimi bozacak bir yaklaşımda bulunmamaları istenen bir yaklaşımdır. Çocukların babalarını yanlış anlayabileceğin, onları incitmek amacı ile bunları yapmadığı düşünülmelidir. Olumsuz şekilde yaklaşarak olumsuz senaryolar yazmak analitik düşünce yeteneğini bozar ve çocuğu yanlış yargılara götürür.

-Babanızın moral bozukluğu ve sinirli oluşunun nedeni sizinle hiç ilgili olmayabilir. Babanıza saldırı hakkı tanıyın. Bu güzel armağanı verirseniz ilişkinin uzun süre yara almasına fırsat vermezsiniz.

-Babalar bir şeyler ters gittiğinde çocuklarının konu üzerinde düşünmelerini ve hata nerede objektifliği ile hareket etmelerini beklerler. Çocuklar  “Babam haksız da olsam beni her zaman desteklemeli “ düşüncesini sorgulamalıdır.  Bu davranış babaları mutlu etmenin önemli bir yoludur.

-Babayı mutlu eden bir başka yolda çocuğun aileye birliğine güçlü bir şekilde bağlı olduğunu hissetmesidir. İyi günde kötü günde anne baba ve kardeşlere olan destek ile çocukların birlik içinde olmaları sürekli birbirilerini kollamaları babayı rahatlatan gözünün arkada kalmamasını sağlayan bir tutumdur.

-Ailede alınan kararlara çocukların da katılmalarını ve bu kararla uyma konusunda büyükleriyle aynı duyarlılığı göstermelerini beklerler. Kendisini ailede tek başına yaşayan konuma sokan, karar alma ve uygulama süreçlerinde yer almayan çocuklara babaları çok üzülürler.

-Babaların çocuklarına öğretmek istedikleri en önemli davranış biçimi sabırlı olmalarıdır. Hayatta karşılaştıkları zorluklarda hemen pes etmemelerini ve sabırla gayret etmelerini beklerler. Babalar ne istediğini bilen ve bu uğurda mücadele eden çocuklara sahip olmaktan çok mutlu olurlar.

-Babalar çevrelerinden ve çocuklarından sevgi ile beraber aynı zamanda şefkatte beklerler. Kendisine ve akrabalarına şefkat ve ilgiyle yaklaşan çocuklar babalarının önemli bir beklentilerini yerine getirmiş olurlar. Batı dillerinde tam karşılığı olmayan karşılıksız sevgi olarak tanımlanabilecek şefkat aileyi bir arada tutan önemli bir duygudur.

-Babalar söylediklerinin dinlenmesinden ve tecrübelerinden yararlanılmasından çok hoşnut olurlar. Bunu fark ettikleri an çocuklarına daha çok verici davranmaya başlarlar. Çocuklarının kendilerini etkin dinlemek kadar sevindirici bir hediye bulmak zordur babalar için. Babaların konuşması bitinceye kadar dinlenmeli, sözü kesilmemeli, göz teması, kurarak dinlenilmelidir. -Fikrinin sorulması, düşüncesinin alınması, iyi ki varsın denilmesi, babam sağ olsun denilmesi babalara verilebilecek en güzel ödüldür.

 Nevzat Tarhan hoca bunları söylüyor.

Takdir sizin!..

HABER NAME/ 17.06.2012 canbolatugur@gmail.com/ https://twitter.com/ugurcanbolathttps://www.facebook.com/iyibakkendine

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 23286 defa okunmuştur
TEBRİKLER
Mustafa Çelik
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN TÜM BABALARIN...
17 Haziran 2012 Pazar 14:20
Beğendim (0)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri