Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Erisen bile ‘sen benim bi tanemsin’...

02 Ocak 2012 Pazartesi

Kapına bir kardan adam bıraktım.

Buldun mu bilmem.

Belki de seni beklerken eriyip gitmiştir.

Kapıyı açınca bir avuç su birikintisi görmüşsündür yerde.

Sinirlenmişsindir.

Beyaz dişlerin soğuk çarpmışçasına birbirine vurmuştur.

Münasebetsiz bir kapı gıcırtısı, sokaktan geçen bir satıcının kaba saba bağrışını duymuşçasına, başını iki yana sallamışsındır.

Olmadı sabah sabah öfkelenmeye bile değmez diye geçirmişsindir içinden...

 

Oysa zor ikna emiştim onu kardan adam olmaya.

Kendi halinde yağıyordu.

Ilık ılık, zerre zerre ...

Aydınlık bir gökyüzünden gelmenin mütevaziliği ile, beyazın tüm alımlılığını içine sindirmiş bir halde yavaş yavaş dökülüyordu toprağa.

Yerler hep beyaza bulanmıştı.

Üst üste yığılsa da değişmiyordu rengi, iyilik dolu bir yüzü andırırcasına hep bembeyazdı, hep saf, hep lekesiz...

Dokununca rengini aşan bir soğukluğu vardı, bir o kadar da insanı dokunmaya çağıran naif bir yumuşaklığı.

Nedense genci yaşlısı, eldivenlisi eldivensizi kayıtsız kalamazdı bu dâvete...

 

    Bir avuç karla avunur muydu insan?

Oluyordu işte..

Kara her el sürüşümüzde soğuğa rağmen tomurcuklanan bir ağaç gibi nedensiz çocuksu neşeler beliriyordu içimizde.

Ne soğuk işliyordu içimize ne ayaz.

Dünyayı bir başka gözle, kar beyaz taneciklerin merceğinden görüyorduk ya, vız geliyordu her şey.

Ağaçlar, nehirler, ovalar bir anda vazgeçmişlerdi o bildik renklerinden.

 

Her şeye ucundan kıyısından bir el değmemişlik,  bir serinlik, bir tazelik bulaşmıştı. Günbatımlarında buz kesmiş bedenlerimizle gökyüzünde uçuşan kar taneciklerin havasına kaptırıyorduk kendimizi.

 

Zor ikna ettim onu kardan adam olmaya...

Benden adam olmaz dedi. Bir lahza da eriyip giderim ben…

Boşa emek, beyhude çaba... Nereye yağdıysam değişmedi bu hiç...

 

Senden bahsettim ona.

Karı ne denli sevdiğinden…

Bir kar tanesi kadar güzel dedim…

Bir anlık, bir bakışın derinliğine sığabilecek kadar güzel...

Elleri desen bütün ümitleri içinde barındıran kuşatıcı bir deniz gibi...

 

Gözlerime dikkatle baktı…

Çok istiyorsun sen galiba dedi…

Bütün doğallığıyla alnıma konuverdi.

Bu sessiz bir evetti.

Onu kapının eşiğine bırakıp çıktım.

Giderken, ben adam olmam diye mırıldanıp duruyordu.

Olma zaten dedim.

Hep böyle kal…

Erisen bile‘sen benim bi tanemsin’...     

HABER NAME/ 02.01.2011/ canbolatugur@gmail.com / https://twitter.com/ugurcanbolat 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4402 defa okunmuştur
hep böyle kal
Tülay Barişkan
Giderken, ben adam olmam diye mırıldanıp duruyordu. Olma zaten dedim. Hep böyle kal… Yüreğinize sağlık,kişileştirme ve hayal gücü...Soğugu hissetmeden kar sevdirenlerden oldunuz bu yazı ile bir güneyliye...Harika yazı için teşekkürler...
17 Ocak 2012 Salı 00:27
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
kartanem...
A.yaman
Üst üste yığılsa da değişmiyordu rengi, iyilik dolu bir yüzü andırırcasına hep bembeyazdı, hep saf, hep lekesiz... Dokununca rengini aşan bir soğukluğu vardı, bir o kadar da insanı dokunmaya çağıran naif bir yumuşaklığı.muhteşem bir üslupla anlatılan bu duygulu yazı, derin bir haz veriyor...Bu güzel yazının üstüne bu şiirde muhteşem olur diye düşünüyorum...Yüreğinize sağlık... Gitme kartanem! Bak o berraklığınla ıslak gözlerinle bana Hiç bitmesin bu rüya Olamaz sabah oluyor! Gün doğuyor üzerine Güneş açıyor kartanem Eriyorsun gözlerimin önünde... Bahar geliyor gelmesin! Alışamam yokluğuna kartanem İstemem gelmesin Sendeki kışım hiç bitmesin...
02 Ocak 2012 Pazartesi 13:05
Beğendim (14)Beğenmedim (3)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri