Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Göçtüm Ben!

29 Aralık 2012 Cumartesi

Göçmekteyim an be an!

Sürekli bir hareket ve intikal halindeyiz. Hâlden hâle geçişimiz, göçüşümüz var.

Duygudan duyguya geçiş yaparız. Fikirden başka bir fikre geçeriz, göçeriz.

Önce toparlanırız. Derleniriz, toplanırız. Denklerimizi yaparız. Kırık dökük eşyalarımızı bir kenara bırakırız. Bize yarayacak, ihtiyaç duyacağımız neler varsa onları özenle paketleriz öyle göçeriz.

Göçmek yenilenmektir. Yeniden fidan olmak, ardından meyveye durmaktır.

Göç yıkanmaktır bir bakıma. Kirlerden kurtulmak, tertemiz olmaktır. Nefes almasıdır bedenin. Ağırlıklardan, yorgunluklardan kurtulmak, onları geride bırakmaktır.

Göçler yeniler…

Çocukluk evrelerinden gençleşerek göç ederiz. Oradan ilk yetişkin yıllarına doğru sürer göçüşümüz. Ardından da ömrümüz varsa ileri yaş dönemlerine erer göçüşlerimiz.

Her dönemde bıraktıklarımız olduğu gibi erdiklerimiz, kavuştuklarımız olur.

Sevmelerimiz olur. Yeni dostlar ediniriz. Yüreğini okuduğumuz arkadaşlarımız olur. Yüreğimizi dokuyan dostlar gelir dünyamıza. Zenginleşiriz. Göçlerle çeşitlenir dünyamız. Renklenir.

Bir göze bakmanın ne demek olduğunu öğrenir eski kaba saba halimizden göç ederiz.

Hatır sormanın zarif şekillerine muttali oluruz. Eski dağılmış savruk hallerimizi geride bırakır yeni nezaketlere göç ederiz.

Aklımız ermeye başladıkça diğer yandan aklımızın her şeye ermediğini fark ederiz. Yeni bir bilince göçeriz bu şekilde… Daha fazla ölçüp biçmeye başlarız. Buna göre iş tutarız. Yanlış kararların can yakan azaplarına düşmemek için titizleniriz. Her işimizi aklın terazisine vururuz. Uygunsa yaparız, değilse vazgeçeriz veya erteleriz. O zaman çocukluk mızmızlarımızdan, illa da olacak mümkünü yok şeklindeki ısrarlarımızdan akla uygunsa yapalım noktasına göç ederiz.

Bir süre böyle yol alırız. Aklımız bize yoldaş olur. Her şey yerli yerindedir. Zamanında yapılır. Ne önce, ne sonra. Ne eksik ne fazla.

Derken bu mekanik akıl yürüyüşü rutin hâle gelir. Sıkılmaya başlarız. Yok bu değil aradığımız düşüncesi içimizden sürekli bizi dürtmeye başlar. Göçme vakti gelmiştir. Hicret emri alınmıştır.

Akıldan gönle göç etme hazırlıkları başlar. Yine eksik ve fazlalar hesap edilir. Muhasebeye oturulur. Kâr zarar analizi yapılır.

Ve ardından sefer başlar.

İstikamet aşkın ve hakikatin merkezi gönül!

Bitmez göçüşlerimiz. Yalandan doğruya gözeriz, oradan sadakate…

Riyadan, gösterişten, başkaları için bir şeyler olma/görünme sevdasından tevazuya göçeriz. Ben demekten, bana demekten sen demeye, sana demeye göçeriz. Biz oluruz. Şaşır görmeyi bırakır, çift görmekten vazgeçeriz. Birlik deryasına gark oluruz.

Damlayım ben deryaya göçen. Senim ben, benlikten göçen. Demem o ki, bir damla iken ummana ulaşma yolunda göçüp durmaktayız. Bunu sahraya düşen değil deryaya düşen damla olmak için yapmaktayız. Bir mânâ büyüğümüzün “Sahraya düşen damla/ Ummanı nerden bilsin?” ikazını kulağa küpe değil gönlümüze halka yapmışız.

İşte bu sebeple hüznüm ben sevince göçen…

Kederim ben neşeye göçen…

Varlığım ben yokluğa göçen…

Harfim ben, kelimeye oradan da cümleye göçen.

Sevdayım ben, kendimden sana göçen.

Kuru kütük durumundan yaş olmaya, hayata göçenleriz. Öyle olmamız gerekir en azından. Hissizlikten gönül duyuşlarına, tamtakır olmaktan yeşermeye göçmek… Kendinden başkalarını da duymak ve onlara koşmak da en güzel göçüşlerdendir.

İşte bu nedenle aklım ben gönle göçen…

Bedenim ben yüreğe göçen diyenlerden olmamız gerekir. Hedefimiz sürekli bulunduğumuz anlam katmanından bir üst metreye göçmek olmalı… Bunu başaramadığımız zaman yani göçen olamadığımız vakit göçük altında kalanlardan oluruz.

İnanın.

Kimse ne varlığımızdan, ne aklımızdan, ne de yüreğimizden haberdar olur. Hiçbir duygu, hiçbir güzellik, hayır ruhumuza göç edip yerleşmez, karar kılmaz.

Birde hayat göçüyor, akıyor. Bir yıl daha göçmek üzere ömrümüzden…

Sevdiklerimiz göçüyor hayatın öte yakasına… Yaslarına gidiyoruz bizde… Gün gelecek biz de göçeceğiz. Hücrelerimiz her an yenilerek, ölenlerin yerine yenileri yaratılarak zaten bu işlem sürüp gidiyor. Sürekli damlalarımız deryaya, okyanusa akıyor. Gün gelecek o akış da tamamlanacak.

Kısaca göçümüz kötülükten iyiliğe, hazımsızlıktan toleransadır. Dar görüşlülükten engin gönüllülüğüne geçiştir, göçüştür.

Kıskançlıktan, paylaşıma doğru olsun göçüşümüz…

Öfkeden sabra, cimrilikten, cömertliğe, ilimden irfana ve oradan da aşka olsun hicretimiz.

Göçüşümüz aşkadır.

Aşka göçmeden, hicret etmeden, varlık dağını delmeden, kendimizden vazgeçmeden, damla iken deryaya akmadan, ummana ulaşıp buluşmadan, karışmadan adam olmak mümkün değil.

Aşık olmak da! Aşk olmak da!

Göçüşlerimiz hep iyilikten yana olsun. Ondan yana olsun!

Hadi birlikte söyleyelim. Söyleyelim ki, niyet olsun. Gönül niyazı olsun.

Göçtüm ben. Sana göçtüm!

29.12.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7   

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5334 defa okunmuştur
Akılla aşk ummanına dalınmaz....
Ebruli
Akıl dan Gönüle göçmek, Kötüden iyiye ,Şerden hayıra, Cehaletten bilgeliğe, madde den manaya göçümüz yaradanın kulunda görmek istediği vasıflar...Bu vasıflara sahip olarak en sonunda faniden Bakiye göçümüz arzu edilendir her kul için...Şu cümlelerinizle benim acizane yazdıklarımın alâ sını ifade etmişsiniz...Aşka göçmeden, hicret etmeden, varlık dağını delmeden, kendimizden vazgeçmeden, damla iken deryaya akmadan, ummana ulaşıp buluşmadan, karışmadan adam olmak mümkün değil. Aşık olmak da! Aşk olmak da! Göçüşlerimiz hep iyilikten yana olsun. Ondan yana olsun! Hadi birlikte söyleyelim. Söyleyelim ki, niyet olsun. Gönül niyazı olsun. Göçtüm ben. Sana göçtüm! Gönüle göçümüz daim olsun, akılla olmaz aşk... Harikulade bir yazı , Gönlünüze sağlık...
30 Aralık 2012 Pazar 17:09
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ebediyete
Esen Güray Kale
"Kurşun yükünü gönlün Tüy gibi hafiflettim. Denize hicret ettim."N.F.K ...kendi takvimimizdeki yapraklar tükenmeden ,nefsimizin ahtapot kollarından sıyrılıp enginlere açılmak hicreti önce ruhumuzda hissetmek sonra ebediyete taşımak dileğiyle...selamlar..
30 Aralık 2012 Pazar 03:52
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yüreğinize sağlık
Ayşe Arslan Çikot
Damlayım ben deryaya göçen.Senim ben benlikten göçen.Demem o ki,bir damla iken ummana ulaşma yolunda göçüp durmaktayız.Bunu sahraya düşen değil deryaya düşen damla olmak için yapmaktayız.. Kederim ben neşeye göçen.. Varlığım ben yokluğa göçen.. Harfim ben,kelimeden oradan da cümleye göçen. Sevdayım ben,kendimden sana göçen../ Yüreğinize sağlık teşekkürler..
30 Aralık 2012 Pazar 03:51
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
aşk ola
Rita Naz
Çok güzel bir hediye,göçmek hareket halinde olmak,gecenin gündüze gündüzün geceye göçtüğü gibi,Aşk ın halleri gibi kah karamsar,kah hüzünlü,kah alevden bir denizi mum dan bir kayıkla geçmiye razı olucak kadar güçlü...İstikameti vermişsiniz hocam,bedenden yüreğe Aşk ın ve hakikatin merkezine..!.. Göçlerimiz hayır ola,nurlu ola,başarılı ve Aşk ola inşallah...Yüreğinize sağlık zevkle okudum,teşekkürler ederim..Saygılarımla efendim...
30 Aralık 2012 Pazar 03:50
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yeni şeyler
Melisa Akyüz
Yeni Yıl Hediyesini çok beğendim.Muhteşem olmuş.Emeğinize Sağlık Hz. Mevlana'nın bir sözünü hatırlattı bana.. Her gün bir yerden göçmek Ne iyi ..Her gün bir yere Konmak ne güzel ..Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş.. Dünle beraber Gitti cancağızım .. Ne kadar söz varsa Düne ait Şimdi yeni şeyler Söylemek Lazım. YENİ YIL'DA Göçüşlerimiz hep iyilikten yana olsun. niyet olsun. Gönül niyazı olsun......
30 Aralık 2012 Pazar 03:48
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri