Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Hasret Koydum Adını!

19 Aralık 2013 Perşembe

Adını hasret koydum bir süredir…

Özlemin derin derelerinde yaşamak her şeye farklı bakmayı sağlıyor insana…

Bakışını yeniden fark edersin!

Gözünün gözüne değmesini özlersin… Bir bakıştan bin bakışa hangi katmerlenmiş yangınlarla geçildiğini alfabenin ilk harfinden başlayarak yeniden öğrenirsin.

Olmadı bir daha başlarsın. Yetmediyse yorulmak yasak ilkesiyle bir daha!

Gülüşünü başka bir gönülle duyarsın.

Meğer bir gülüşte ne çok şey gizliymiş? Bunu görürsün…

Bir tebessümün hangi dost gönüllere doğru yelken açtırdığını hasretin dizelerinde arar bulursun!

Adını hasret koyduğun anlar da duyuşların değişir.

Şarkılar şakır yüreğinde… Çağlayıp durur!

Türküler dillenir dimağında! Dillenir de, kimi zaman nokta nokta dilimlenir yüreğin! Katran karasına döner düşüncelerin. Ne yana baksan zindan, ne yana dönsen duvar durumlarını yaşarsın.

Yaşarsın ama kimselere bir şey diyemezsin!

İçinde yangını taşırsın da dışarıdan itfaiye çağırmaya dahi tenezzül etmezsin.

Çünkü bu yangın söndürülesi değil!

Başkalarına söylenilesi değil!

Şikâyet edilesi hiç değil!

Çünkü hasret oldurur! Öldürmez!

Diriltir. Dinç tutar zihni, dimağı, muhayyileyi! Dünü, bugünü, yarını!...

Hasret koydum adını!

Hasretin içsel dinamiklerini yaşamaya başladığında özlemini duyduğunun mimikleri kimi zaman bir tiyatro kadar uzun ve incelikli anlamlar ikram eder.

O mânâlar seni kimi vakitler uzun bir yolculuğa çıkartır…

Bitmez tükenmez bir yolculuk.

İnişi, çıkışı boldur bu yolculuğun… Tükenmeleri vardır. Bitişleri vardır. Toparlanmak ise zaman alır.

Bazen de anlık gidip gelmeler yaşarsın. Dalıp dalıp gitmeler… Kaybolmalar.

Hazan mevsimini andırır yüzün, bakışın… Kurumuş bir yaprak gibi olursun…

Adını hasret koyduğun dönemler yaşarken hatıralar çıkagelir bir de!

Ne çok şey anlatırlar. Ah ne çok şey…

Yaşarken sıradan gördüğün kimi anılar bambaşka bir düzlemde çıkıverirler karşına!

Takılır gidersin peşinden o ince gülüşlü hatıraların.

Geri dönülür mü bilinmez. Ama beraber gidilmesi önerilir.

Hasret hem yakıcıdır. Hem de dondurucu…

Bazen yakar, yandırır. Bazen ise dondurur, buz tutarsın…

Tüm bunlar karşısında ne yaparsın peki? Yapılması gerekeni... Olması icap edeni düşünürsün sadece!

Yol gözünden kayar gider de menzile odaklanırsın…

Vuslatı düşünürsün, düşlersin…

Hasretine yandığının adı önemini yitirir!

Benim için Ayşe Nur olur, senin için başka bir şey! Bir başkası içinse çok daha farklı bir şey!

İşte onun için adını hasret koydum.

Hasret!

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2380 defa okunmuştur
Hasret Kaldım
Asiye Yaman
Gözünün gözüne değmesini özlersin… Bir bakıştan bin bakışa hangi katmerlenmiş yangınlarla geçildiğini alfabenin ilk harfinden başlayarak yeniden öğrenirsin." "Hasret'i çeken bilir" derler ya ,hasret çekmeyen bir gönülden bu muhteşem satırlar dökülemez...yüreğinzdeki hasretin vuslata erişmesi duası ile...
19 Aralık 2013 Perşembe 23:40
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İÇLİ
HAKAN YAVUZ
ÇOK İÇLİ BİR YAZI. YÜREKTEN YAKALIYOR
19 Aralık 2013 Perşembe 11:01
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
asker
Umran Çelik
Merhaba Askerde olan oğlumu hatırlattı yazınız. Yüreğime dokundu.
19 Aralık 2013 Perşembe 10:50
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri