Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Kitabevi Sohbetleri

03 Aralık 2012 Pazartesi

Çok severim. Sürprizleri boldur. Katımcıları renkli olur. Sürekli müdavimleri de…

Herkes kendi birikimleri açısından bakar, katkı sunar.

Bir nevi ilim meclisi haline dönüşür.

Beyazıt Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı'nda bu sohbetler sürekli kaynardı. Siz bir kitap için almaya gittiğinizde tam da sohbetin içine düşerdiniz. Bu sohbetlerde çok önemli simalara da rastlayabilirdiniz.

Aynı şey Sahaflar Çarşısı içinde geçerlidir. Burada bu muhabbetler halen kaynayıp taşmaktadır. Eskiden yazarlar çizerler biraz da bu muhabbetlerde pişerek yetişirdi.

Zira yazarlar aynı zamanda çok okuyan insanlardır. Kitapla haşir neşir olan kişilerdir. Kitapçı dükkanlarının müdavimleridir. Sahafların sürekli ziyaretçileridir.

Bir tek kitabın bile ne kadar kıymetli olduğu kanaatimce büyük kitap fuarlarından değil daha ziyade sahaflarda küçük kitapçılarda öğrenilir.

Oralarda sık sık uğrayan nüshası kalmamış kitapları takip eden, soran, not bırakan ehli kalemi görme şansınız olurdu. Kitapkurdu olmanın ne demek olduğunu ancak oralarda öğrenmek mümkündür.

Buralarda bulunmanın, yolu bu kültür noktalarına düşürmenin farklı bir bereketi ve lezzeti vardır. Buralarda tanışıp sıkı dostluklar oluşturmak mümkündür.

Tüm bunlar Cumartesi günü katıldığım bir kitapçı sohbeti aklıma getirdi. Bir yazar okur buluşması ya da muhabbetin etrafında harelenmek de diyebilirsiniz buna.

Bu güzel geleneği Üsküdar gibi bir kültür noktasında H yayınları devam ettiriyor. Her ay bir yazarı ‘Hakimiyeti Milliye Caddesi, Beysel Ticaret Merkezi No:66/9 Ahmediye ÜSKÜDAR’ adresinde faaliyet yapan (Tel:0 543 301 13 110 216 532 33 13) yayınevi önüne masa ve sandalyeler koyarak gayet samimi bir atmosferde gerçekleştiriyor. Çay da ikram ediyorlar üstelik. H Yayınları Tasavvuf alanında kitaplar neşretmekle birlikte bu alanda başka yayınevlerine ait eserleri de sunuyorlar. Bir nevi ihtiyacı toptan karşılama çalışması yani.

Mine Orhonve Füsun Özcan İnceoğlu dostlarımız ile diğer emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Kırk Kandil Yayınları Sahibi Barbaros Beyin daveti ile üstad Mustafa Özdamar’ın sohbetine gittim. Radyo dönemimizden beri yakın münasebet içinde olduğumuz üstad Özdamar’a yakın olmak kişiyi zenginleştiriyor. Hayatı fark etmeyi sağlıyor. Kendi içinize dönmenizin gerekliliğini hissettiriyor.  Altmışa yakın kitabı bulunan değerli üstadın çalışmalarına http://www.kirkkandil.com/yazarlar.aspadresinden ulaşabilirsiniz.

Şimdi size o sohbette kendimce aldığım notları paylaşmak istiyorum:

  • Yazmak çizmek hünerdir ama herkesin bir hüneri vardır. Kimseye hor bakmayı gerektirmez.
  • Satıra yazanlar olduğu gibi sadıra yazanlar da var.
  • Gönül okuyan gönül dokuyan kişi olmak gerektir.
  • İyi yazar kendisini okuyup dinleyenleri iyi okuyabilendir.
  • Kendini sağlıklı okuyamayanlar, etrafındakileri, uzağındakileri okuyamaz.
  • Kendinde varlık görmek felaket olur.
  • Duygu, düşünce ve yazmanın sağlıksız olanı kötüdür.
  • Yazmak, konuşmak adres vermektir. Doğru adres vermek gerekir.
  • Kendi yanılgılarınla başkalarını yakma.
  • Ehil değilsen yazar değil kazar olursun.
  • Doğruluğundan emin değilsen yazma.
  • Patavatsızlık yaparsan yani nefsle esip gürlersen put kırıyorum derken kendini putunu dikersin.
  • Hiç’liği tatmadan, yaşamadan Hep’e ulaşamazsın. O zaman Hep’e değil hopa gidersin.
  • Kendini en sona koymalısın her şeyde.
  • Önce kendi hesabına kitabına bakmalısın.
  • Üstüne düşeni yapabiliyor musun? Ütülü laflarla bir şey olmaz.
  • Ahmet Amiş Efendi yetiştirdiği hocalara “Medreseye giderken not alma. Öğrenciye biat et gönülden ona göre ders ver” dermiş.
  • Sevdiğin insanları abartıp kabartmaya gerek yok. Hiç’liğe ermemişse hele hiç yapma.
  • Havzadaki kirliliğe bakarak kaynağa laf edilmez.
  • Kuru kalan kendi kendini yakar.
  • Tasavvuf aktifleştirir pasifleştirmez.
  • Kendini de etrafını da çarçur etme.
  • Cevaplarını bulamadığımız sorular ormanından kurtulmak ‘Adı güzel kendi güzel’ Habibullah’ı izlemekle mümkündür.

03.12.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine

 

 

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3456 defa okunmuştur
Keşke ben de katılabilseydim
Fatma Çetin Kabadayı
Kitabevi sohbetleri iyi olmaz mı? İçinde kitabı, yazarı, bileni, öğrenmeye isteklisi olunca sohbetin tadına doyum olur mu? Aldığınız notların hepsi de birbirinden güzel, atasözü gibi değerli. Yazmak, dinlemeyi bilmekle, okuyup gelişmekle başlıyor değil mi üstad? Saygılarımla.
06 Aralık 2012 Perşembe 21:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Sahaflar
ARSLAN TEKİNEL
Evet sahaflar her hafta vazgeçilmezlerimdendi İstanbul'da yaşarken.. Şimdi yazıyı okuduktan sonra tekrar içimde bu konu canlandı. Yakın zamanda tekrar bir sahaflar çarşısı ziyaretinde bulunmam lazım. Bahsettiğiniz gibi bizler bir kitap için raflara veya sergilere bakarken tanınmış yazarların da oralarda kitap avcılıklarına çıktıklarını görürdüm. bizim görüp hiç fark etmediğimiz kimi kitaplara onların ne kadar itinayla yaklaştıklarını da gördüm. Kitap ve sohbet harikadır.
04 Aralık 2012 Salı 11:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kitap
Vedat Serim
Mustafa özdamarin kitaplarını okudum. Çok istifade ettim. Hayatıma örneklemeler yaptım. Hala da basucumdadir. Bu sohbetler ne zamanlar yapılıyor acab.
04 Aralık 2012 Salı 02:51
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri