Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Ne Haldeyim Sorma? Söylemem!

21 Ekim 2012 Pazar

 

Ne haldeyim sorma?

Söylemem, söyleyemem. Aşkın burcundayım. Sevdanın zirvelerinde. Kendimi bilişimin, buluşumun müjdesiyle şâdım.

Merak etme beni?

Elvermez yüreğim hâlimi söylemeye!

Mahremim değilsin artık. Açamam sana sînemi.

Gözüne değmez gözüm.

Senden yana değildir nefesim de, sözümde.

Mahremimsen, canımdan öte cansan eğer sorma. En iyi sen bilirsin şahin bakışlarımı. Aydan aydınlık yüzümü.

Özlediğim ellerini!

Kalbime dokunan sözlerini en iyi sen bilirsin.

Bilirsin mahremimsen.

Değilsen sorma. Hiç sorma.

Ellerin diyordun hani. Pamuk ellerin. Benim için şefkatten örülmüş ipekten bir yuva olan ellerin diyordun.

Unutmaz diyordun ellerim ellerini.

Ellerim unutsa bile kemiklerim unutmaz derdin belli belirsiz… Unutmaz derdin yutkunurdun hani. Başını öne eğerdin sonra ve dilinden ‘Allah özletecek ayrılık vermesin’ niyazı çıkardı. Amin derdim bende, amin.

Duymazdın sen ve yine ‘Vermesin ayrılık’ derdin… Ben yine amin derdim.

Anladım ne senin niyazın niyaz, ne benim aminim amin değilmiş.

Tutamadık aşkı aramızda.

Kaydı elimizden.

Kalmadı ellerimizde o sıcak tutuşların izleri…

Bir tatlı hayal şimdi o günler! O sıcak günler.

Sorma onun için!

Dün seni okudum bir yazıda biliyor musun?

‘Sokma araya ağyar ey yâr’diyordu şair…

Nasıl sıcaktı.

Ah nasıl yakıcıydı seslenişi.

Belli o da yanmıştı. Yanık izi taşıyordu kelimeleri.

İşte onun için tutuşmuştu kelimeler.

İşte onun için alev alevdi cümleler.

İşte onun için düşmüştü susturduğum yüreğime. Düşmüştü de yeniden alev almıştı silindi sandığım hatıralar.

Hayır sorma. Onun için sorma.

Tutuşturan sen değilsen eğer sormaya ne hakkın var?

İstemem, sorma ne haldeyim?

Ben şimdi o kelimelere tutundum.

Yanan kelimelerle yanık kalbime teselli buldum.

Gözlerim doldu…

Gözyaşlarım sevdadan bir inci oldu, billurlaştı.

Sevdadan tekavüt olan ne bilsin yanan yüreğin közünü? Özünü!

İşte onun sorma. Ne haldeyim sorma hiç? Söylemem!

Ne kendini yor ne beni…

Ne haldeyim sorma?

Ne rüzgarla dansımı anlatırım sana, ne de kıvır kıvır altın sarısı saçlarımda sakladığım güneşi?

O güneşin beni nasıl aydınlattığını?

Kitaplarda kendimi nasıl bulduğumu da söylemem. Kelimelere nasıl dost olduğumu? Onlara nasıl yürek verdiğimi?

Ve aldığımı.

Sorma hiç boşuna! Sorma.

Duymadın yüreğimden geçen kelimelerin çığlığını!

Sevdadan başına kurduğum gök kuşağını da fark etmedin defalarca altından geçtiğin halde!

Bilme o zaman artık. Aya nasıl serenat yaptığımı da bilme. Gerekmez.

Söndürme yıldızlarımı.

Bilirsen kararır ışığım. Ne haldeyim sorma! Onun için sorma.

Bakışım daha derin şimdi… Çok derin…

Aynayı kendime tuttum. Suretime değil artık sîretime bakmaktayım…

İyi ki bakmaktayım.

Kendimi gördüm o can aynasında.

Kendimi sevdim orada görünce.

Ben kendimi sevdiğimde sevmediğini anladım senin.

Benim için üzülme. Onun için üzülme.

Sevmeyi bilmeyen üzülmeyi ne bilsin? Merakı ne bilsin? Hatır sormayı, gönül almayı ne bilsin?

İlle de üzüleceksen ve kalmışsa bu özelliğin kendin için üzülebilirsin.

Vermese de bir teselli…

Doldurmasa da arta kalan boşluğu!

Bir sen bilirsin heyecanımı. Kalbimin ritmini…

Sana dönük olduğunda ne fırtınalar kopardığını yüreğimin.

Böyle derdim. Buna inanırdım. Bilmesen de böyle düşünürdüm ellerim ellerini tuttuğunda.

Ne haldeyim sorma. Bunun için sorma.

Söyleyemem hüznümü sana.

Fırtınamı hissedemeyene kelimelerim kapalıdır!

Çığlığını duyamayan, kalp atışlarımı hissedemeyene ben kapalıyım.

Kapalı!

21.10.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5328 defa okunmuştur
ŞÜKRAN
UĞUR CANBOLAT
Değerli dostlar Kıymetli ve özenli katkılarınız, yorumlarınız için şükran doluyum. Bu karşılıklı iletişim ve etkileşim harika. Şükran duygularımla selamlar
23 Ekim 2012 Salı 02:18
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Sevenin hali ayandır; hem yare, hem ağyare...
Misafir
Sevgiyi dar kalıplar arasında hapsetmemek lazım. Kimi dokunarak, kimi bakarak sever. Bazısı kaçarak, bazısı yakalanarak sever. Nicesi susarak, nicesi de konuşarak sever. Hangi varlık vardır ki sevgi karşısında kayıtsız kalabilsin? Kim ki sevilir, sevenine doğru akar. Aşk söyletir, dert susturur. Susuyorsa esen fırtınalardan korktuğundandır. Belki o da kapatmıştır kapılarını.. Ruhunu yerle yeksan eden, esip geçen rüzgarlara... Kaleminize sağlık efendim. Saygılar...
22 Ekim 2012 Pazartesi 22:26
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
harikasın
Mustafa Çelik
Uğur bey yine harikasınız. İnsanı her yazınız bir yerinden yakalıyor. inanırmısınız bilmiyorum ama dün sabaha doğru fark ettim yazıyı ve defalarca okudum. Linkini arkadaşıma gönderdim telefonla kendisine okuduktan sonra.Sonradan ağlamasını engelleyemediğim için onun adına üzülsem de kendim yeniden okudum. sanki bu yazıyı bizim içimize girerek duygularımızı kopyalayarak buraya almışsınız gibi geldi. saygılarımla
21 Ekim 2012 Pazar 22:41
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
BANA YAZILSAYDI KEŞKE
Arzu Kendir
Ne güzel harfler, ne güzel kelimeler, ne güzel cümleler Kime yazıldı bilmiyorum, kim yaktı veya yakıldı Ama yangınlar aynı sanırım. Yine de KEŞKE BANA YAZILSAYDI demekten kendimi alamadım. Bir yazan olsaydı. Bu o acıyı binkez giderirdi.
21 Ekim 2012 Pazar 13:11
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DOKUNDU
Latif Karlıdağ
Merehabalar Uğur hacam Bu yazınız bana çok dokundu. Uyku tutmamıştı dün gece sabaha ermek üzere balkonda hasretimi demlendiriyordum. Tam o sırada sayfanıza bakma gereği duydum. iyiki de duydum. Sanki yazıyı bana yada benim için yazdınız. inanın her kelimesi yüreğime kazındı. Oturdum defterime yazdım elimle kopyalayıp pc de saklama imkanı varken bunu değil yazmayı tercih ettim. sabah da 2 defa okudum göz yaşlarıyla. Nasıl bu kadar hislerimize tercüman olabiliyorsunuz bilemiyorum ama biryerlere dokunduğunuz kesin. sizi tanımaktan mutluyum.selamlar
21 Ekim 2012 Pazar 13:02
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri