Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

O ve Biz

20 Ocak 2012 Cuma

“Bir O baktı, bir de on milyon defa berikiler

Odaha iyi gördü.

Bir O dedi, bir de on milyon defa ötekiler

Odaha berraktı.

Bir O yürüdü, bir de on milyon fatih

Odaha ötelere uzandı.

Bir O düşündü, bir de on milyon defa kalemler

Odaha erken ulaştı.

Bir O doğdu, bir de on milyon defa güneşler

O daha aydınlıktı.

Bir O yaşadı, bir de on milyon defa sultanlar

Odaha ömürlü idi.

Bir O vardı, bir de kâinat

O daha ağırdı.

Ve, O ağırlığı bize armağan etti!”

Yukarıdaki cümleler kıymetli yazar Gürbüz Azak’a ait…

Usta işi yani…

Evrenlerin iftiharı güzeller güzeli Efendimizi (s.a.v) anlatıyor…

Ne anlatım ama…

Bu cümleler yirmi yıl evvel yazıldı, ama benim zihnimde taptaze…

Dupduru…

Yüreğime kazındı…

Ne zaman Fahr-i Kainat Efendimizi hatırlasam ilkin Dr. Haluk Nurbaki hazretlerinin gözü yaşlı fotoğrafı düşer aklıma…

Ve titreyen sesi…

Bir başka hâle gelişi… Kendinden geçişi…

Peygamber aşığı olmanın nasıl olması gerektiğini O’nda görmüştüm… Onun ismi gönle düşünce gördüğüm ilk ağlayan kişiydi…

Sonra Haluk Nurbaki hocanın ‘Gönül Penceresinden FAHR-İ KÂİNAT EFENDİMİZ’ kitabı ile ‘Gönüllerde Sema’ kitapları geldi…

Nurbaki hocanın gönül hazzı ve aşkın gözyaşları bu satırlara da sinmişti…

Görür gibi anlatıyordu…

Ne diyordum? Ne zaman Efendimizi hatırlarsam Nurbaki hocanın bu tablosu canlanır zihnimde…

Bir de yukarıdaki satırlar…

Bazen kendi kendime; ‘Bir O baktı, bir de on milyon defa berikiler’ derim… Yanımda bulunan biri varsa o halim sırasında sorar.

O kim, berikiler kim? Neden bahsediyorsun sen?

Gülümser geçerim çoğunlukla… Gönlümde çiçekler açar! Bahara ererim. Konuşmak yerine bu hazzı uzun tutmaya çalışırım yüreğimde…

Neş’emi paylaşabilecek birisi ise bu kişi, benimle ağlayabilecekse, kalp atışlarıma kendi kalp atışlarıyla cevap verebilecekse anlatırım…

Cüret mi bu? Aslında evet.

Ama ben kendi cümlelerimi kuramam… Mecalim olmaz buna…

Yine hocam Haluk Nurbaki’nin cümlelerine sığınırım. Yukarıya aldığım Gürbüz Azak’ın cümleleri gibi Nurbaki hocanın ‘Gönül Penceresinden Fahr-i Kainat Efendimiz’ kitabının önsözünde yer alan şu cümleleri gelir aklıma:

“Yaratılanların en yücesi, en şereflisi; insanlığı ölüm uykusundan uyandıran ilahi sevda; kâinatın gözbebeği, Fahr-i Ebedisi, cânımız, sırrımız, nurumuz, Yüce Efendimiz.

Seni anlatmaya cür’et ettiğim için beni affet. Sen ki, ilâhi san’atın maverasında sonsuz güzelliğin sırrısın.

 Sen olmasaydın evren hamd niyazını bilmeyecekti, sonsuz güzellikler ve aşk yaşanmayacaktı. Yine sen olmasaydın güzeller güzeli insan, tarihin karanlıklarında bitmiş, tükenmiş olacaktı.

 Seni anlatamayacağımı bile bile, seni sevenlerin gönül beklentilerine niyaz olsun diye yola çıktım. Sen gönüllerin sırrısın, lütfedersen gönülden gönüle bu satırların ötesinden nurun akseder.

 Allah gönüllerimizi Fahr-i Kâinat Efendimizin benzersiz nuru ile aydınlatsın, kendi sırrı ile onu tanımamızı nasip etsin.”

Evet Haluk Nurbaki hazretleri böyle söylüyor…

Onu anlatmak için önce anlamak gerek…

Hissetmek gerek… Onun aşk kazanında pişmek gerek. Aşka bulanmak gerek. Aşkın kendisi olmak gerek.

Gürbüz Azak gibi geniş bir pencereden bakabilmek gerek. O ufka ulaşmak gerek…

Bir süredir Doç. Dr. Ekrem Demirli’nin ‘Riyâz’u’s Sâlihîn’ derslerine katılıyorum Cuma geceleri…

Bugünde Cuma…

Ve sanırım sevdam depreşti…

Son bir cümle; yukarıda alıntıladığım paragrafları sizde bir yere not edin.

İhtiyacınız olacak! 

HABER NAME/ 20.01.2011/ canbolatugur@gmail.com/ https://twitter.com/ugurcanbolat

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3000 defa okunmuştur
O'nun sırrına erelim...
Muhsin Üftade Karagülle
Peygamber Efendimize (salat ve selam Onun uzerine olsun) olan askini gercekten cok guzel bir sekilde anlatmis... Yazinin tumu harikaydi ama su kismini cok sevdim "Bir O vardı, bir de kâinat. O daha ağırdı. Ve, O ağırlığı bize armağan etti!" insallah Yuce Rabbimiz bizlere Kainatin Efendisinin ummeti olabilmeyi nasib eder... "Allah gönüllerimizi Fahr-i Kâinat Efendimizin benzersiz nuru ile aydınlatsın, kendi sırrı ile onu tanımamızı nasip etsin" insallah...
20 Ocak 2012 Cuma 23:24
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
teşekkürler
meral koç
Yıllardır özenle sakladığım şiir ajandamın en nadide çiçeğini paylaştığınız için çok mutlu oldum.Hayatımın en anlamlı bulduğum şiiri..Ajandama geçirirken yazanını eklemeyi unuttuğum güzel insanın da Gürbüz Azak olduğunu bu sayede öğrenmiş oldum.Çok çok teşekkür ediyorum.
20 Ocak 2012 Cuma 21:26
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
O' nun aşkı...
Asiye Yaman
Yunus'un Arayı arayı bulsam izini İzinin tozuna sürsem yüzümü Hak nasip eylese görsem yüzünü Ya Muhammed Canım arzular seni ...dizelerini dilime getiren,Burnumun direğini sızlatan, Gönülleri buram buram hasrete gark eden efendimiz (S.a.v) aşkı depreştiren çok özel bir yazı .Gönlünüz hiç sönmeyecek aşkla daim olsun .....Bir O vardı, bir de kâinat O daha ağırdı.Hepte ağır olacak..Milyon salat ,milyon selam üzerine olsun ey Allah'In habibi(S.a.v)...selamlar...
20 Ocak 2012 Cuma 18:51
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri