Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Şirin Diller

06 Ekim 2012 Cumartesi

Dili şirin tutmak gerektiğini düşünürüm hep!

Temiz bir lîsana sahip olmalı… Cümleler ‘Kılçıksız’ olmalı… Şeker ezmeli, badem ezmeli diller.

Gönül yapmalı, yürek onarmalı…

Mümkün mü? Evet mümkün!

Peki kimi zaman bu çizgiden çıktığımız, istemediğimiz cümleler kurmuş olduğumuz zamanlar vaki değil mi?

Vakidir. Elbette oluyor. Çoğaldığı zamanlar da pek fazla oluyor.

Ruhumuzu sarsıyor, vicdanımızı zorluyor olsa da fazlalaştığı dönemlerimiz oluyor!

Şükür ki, bunu fark ediyoruz. Edebiliyoruz.

İdrak noktamız bunu hissedecek, ağırlığını anlayacak noktada!

Sonuçlarını hesap edebilecek bir seviyede duruyoruz. Şükrolsun.

İşte bu sebeple üzerimize çöken bu kasvet dalgasını atmanın hemen bir yolunu bulma çabasına girişiyoruz. Çözüm yolları bulmaya çabalıyoruz.

Bana kalırsa zaten asıl yapılması gereken ‘Güzel hareket’ budur!

Şirin dil onarıcıdır!

Yıkılan ‘Gönül hanesi’ni muhakkak tamir eder. Bir yolunu bulur ve bunu başarır.

Şirin bir dilin ihya edemeyeceği gönül yoktur.

Şifalı kelimeler kullanır şirin olan diller. Harfler yaraya merhem gibi sürülür.

Sürülür de acılar diner. İçeride biriken cerahatler dışarı atılır. Yarayı tertemiz eder.

Yaşanan derin acılar hep ‘Dil yâresi’ne dayanır. Merhem olacak sözler bulup lügatımızı genişletmeliyiz. Ruhumuza iyi gelecek sözler biriktirmeye ne dersiniz? Bir de ‘İyi sözler kumbaramız’ olsun. Ya da ‘Onaran şirin sözler’ hesabımız. Ne çıkar?

En büyük zenginlimiz bu olsun!

Şirin dilini kullanmamasından muzdarip olan âşık sevdiğine yazıklanır. Yavuz Top şöyle söyler:

“Ey sevdiğim bir gün bana
Yar demedin yar demedin
Gece gündüz tenhalarda
Ağlayanım var demedin

 Seni sevmek suç mu bana
Ağlıyorum yana yana
Bir melhem verip yarama
Sür demedin sür demedin”

 Burada ifadesini bulduğu gibi dilimizi şirin kullanmalıyız. Bunu yapmadığımız zaman yaşanan şey sevda olsa bile acıya bulanıyor. Hüzne gark oluyor. Derin sızıların içinde bırakabiliyor kişiyi.

Dil şirin oldu mu dünya da şirinleşir. Yaşanılası bir yer olur. Dilin şirinliğini kaybettiği yerlerde öfkeler kabarır. Hırslar şaha kalkar. Yenme, sindirme, imha etme arzuları zirve yapar. Göz de gönül de merhametten yana fakirleşir.

Kavgaları sökün eder.

Savaşlara ramak kalır. Yumruklar sıkılır, nefes alıp vermeler sıklaşır. Göz bebekleri büyür kişinin ama yürek gözü kapanır. İnsanlıktan nasibi en alt seviyelere iner.

Sözden bahis açınca, şirin sözden konuya girince Yunus’a uğramamak, ondan feyz almamak olur mu hiç? Mümkün mü bu? Gönlümüzde onlarca sözü canlı olan Koca Yunus şöyle anlatır bize bu durumu:

 “Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz”

Şirin oldu mu dil, sofraya katık olur. Hayata neşe sunar, enerji olur.

Şirin dil insana yoldaş oldu mu, yol zahmetsiz olur. Çıkılan yokuşlar daha az yorar!

Şirin dil hayatı aydınlatır.

Şirin dil gönlü coşturur, söze lezzet katar. Rayihası olur kelimelerin.

Şirin dil arkadaşa arka çıkar, destek sağlar. Ön açar.

Şirin dil yâre sevgi sunar demet demet! Yudum yudum sevda içirir. Aşk kokutur çiçek çiçek.

Şirin dil çocuğa hayatın şefkat kanadını gerer. Şefkat olur esen sert ve üşütücü rüzgarlardan korur.

Şirin dil sığınaktır. En güzel barınaktır.

Şirin dil dostun otağında salıncak kurmaktır. Göze sürme çekmektir. Bakışına merhamet katmaktır.

Şirin dil aklın hayra çalışmasıdır. Güzelliğe meftun olmasıdır.

Şirin dil, her defasında bir kandil yakar yürekte… Hem ışıtır, hem ısıtır.

Şirin dil kanadı kırık kuşu sema ile buluşturur yeniden… Maviliklere salar.

Şirin dil kişiyi gönül göğünde uçurur. Menzil aldırır.

Yâre vardırır! 

HABER NAME/ 06.10.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3698 defa okunmuştur
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır...
Asiye yaman
Kişilerin ne kadar akıllı, ne kadar düşünceli oldukları söyledikleri sözlerle ölçülür.Sert ve kırıcı olmayan, yumuşak, hoşa giden, gönül alıcı, okşayıcı, etkileyici, inandırıcı ve yerinde söylenmiş söz her insanın hoşuna gider; bu söz en azgın kişinin bile inadını kırar, onu yumuşatır ve yola getirir.Atalarımız boşa Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır dememişler... Bıçak ya da herhangi bir silâhın açtığı yara bir süre sonra iyileşir, vücutça onulur. Ama dilden çıkan kötü ve acı sözlerin gönülde açtığı yara, bıraktığı izi kolay kolay kapanmaz; her hatırlamada yeniden açılır, insana üzüntü verir.Yüreğiniz daima şirin dillerle muhatap olsun... İbret alınacak harika bir yazı....Selam ve Dua ile...
06 Ekim 2012 Cumartesi 20:31
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
vicdan
Esen Güray Kale
işte dile dökülen sözün mahiyeti yürektedir.arada bir içimize baklmalı pas tutmuş ne varsa ,toz bağlamış nice güzel haslet varsa elden geçirmeli .ancak biz ne kadar seçsekte dökülecek sözü ,anlayacak mukabil kalpte lazım .o yüzden kırılma noktalarımızdan birisi de bu oluyor.yinede biz üstümüze düşeni yapalım .kıymeti ne de olsa insanın vicdanınadır .selamlar :)
06 Ekim 2012 Cumartesi 17:44
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İyi sözler kumbarası
Ayşe Aslan Çikot
Şirin gibi geldi yazınız..Özellikle 'iyi sözler kumbarası' 'onaran şirin sözler hesabı'müthiş güzel yüreğinize sağlık teşekkürler...
06 Ekim 2012 Cumartesi 17:44
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ne yapmalı?
Yavuz Akasya
Bugün işyerimde berbat birgün geçirdim.Çok acı sözler duydum ve karşılık vermemek için direndim.Ama kendi kendimide bir taraftan yiyordum altta kaldım diyerekten. Yazınız şifa gibi geldi karşılık vermekten vazgeçtim.Allah sizden razı olsun.
06 Ekim 2012 Cumartesi 17:42
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri