Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Yerine Ne Koyalım?

20 Eylül 2012 Perşembe

Zihnimizden geçirmemiş olsak da hayatımız aslında bu sorunun ifasıyla geçer.

İnanın.

Daima bir şeylerin yerine bir şeyler koymakla kovalarız günlerimizi… Üzerinde birazcık yoğunlaşın, bakalım neler göreceksiniz.

Şefkat ararız ailemizden…

Annemizden babamızdan. Buluyorsak ne ala!

Ya bulamayanlar, onlar acaba bunun yerine ne koyuyorlardır dersiniz? Güneş gibi, bir çocuğun benliğini aydınlatan, ısıtan anne sevgisini bulamayan bir çocuk onun yerine ne koyuyordur?

Ya da ne konabilir?

Bazı eksiklikler asla telafi edilemez. Ona olan açlık giderilemez. Hasret bitimsizdir. Sürüp gider ama bizler insan olarak yine de yerine bir şeyler koyarız.

Bir avuntu belki ama başka türlüsü zaten çok daha korkunçtur!

Baba şefkatinden mahrum birçok bu mahrumiyetini nasıl giderebilir? Sahip olduğu başka şeyler bu yoksunluğu telafi eder mi?

Asla!

Ama beşeriyetimizin bir gereği olarak yine de yerine bir şeyler koyma eğilimindedir.

Kimi zaman koyduğunu bilmese de. Ya da yerine bir şey koymaya karşı olsa bile…

Bazı evlatlar baba fizik dünyadan hayatın öte yakasına göçmüşse teselli bulabilir. Rahmete sığınabilir. Dua eder. Mirasını, kültürel kodlarını yaşatmayı hedefleyerek teselli bulabilir. Bu ideal ona azim verebilir.

Ya yaşayan ama ortalarda görünmeyen babaları olan çocuklar ne yapmalı?

Yerine ne koymalı? Nasıl koymalı?

Cevapsızdır aslında bazı sorular. Yakıcıdır. Sarsar o nedenle çoğunlukla sormaktan da kaçınırız.

Sorulardan kaçmakla gerçeklerden kaçamadığımızı ise çok ileride öğreniriz. Hayat bunu bize öğretir. Ama umumiyetle büyük kayıplar yaşatarak... Yanlış kararlar vererek öğreniriz. Başımızı zaman zaman örse vurarak…

Giderek artan boşanmalar bu sorunu yaşayan çocukların artışına da bir sebep… Ne yazık ki!

Var iken yok olmayı başarabilen (!) babaların çocuklarını ise varın siz düşünün! Hangi yanlış rol modellerin ekseninde hayatın acı yüzünü yaşadıklarını!

Sevginin ve şefkatin yerine koymak zorunda kaldığımız şeyler bizi onaramazken yeterince ilgisizliğin yerine ne konulabilir?

Sevilmek isteyen bir eş yeteri kadar muhabbeti görmediğinde nasıl bir hayat projeksiyonu olur acaba? İlgisiz kalan eş önceleri ihtiyaç duyduğu bu ilgiyi elde edebilmek, yüreğini onarabilmek, gözüne fer gönlüne can katabilmek için acaba hangi zahmetlere katlanır?

“İstediğim sadece ilgi!” “Birazcık ilgi” diyen insanları sizce de daha fazla görmeye başlamadık mı? Az mı çevremizde?

Şefkatle elini tutan bir ele sahip olmayan bir yüreği hangi maddi imkanlar susturabilir ki! Sustursa da tatmin eder mi acaba?

Ve hangi varlık zengin edebilir ki!

Hayat yerine bir şeyler koymakla geçiyor…

Ele maharet konulur, usta olunur.

Beyne bilgi konulur, cehaletten kurtulunulur.

Akla muhakeme konulur, olayları ayrıştırır, tasnif eder, yorumlar ve hayata anlam katarız.

Gönle sevgi, şefkat, ilgi, muhabbet ve irfan konulur. Ruh aradığı soruların cevaplarını bulur, sükûnete erer!

Listeyi uzatmak mümkün ama gereği yok.

Bir de yerine koyamadıklarımız var!

Asla yerine bir şey koyamadıklarımız…

Ve koyamayacak olduğumuz!

Sizce nedir bunlar?

Hadi bir listesini yapalım. Yaşama bakışımızı bu listenin ne kadar farklılaştırdığını göreceğiz.

Bir de yerine Sen’den başka bir şey koyamıyorum diyenlerimiz olacak mı?

Muhakkak!

Yerine ancak Sen’i koyarım diyenler.

Kesinlikle!

Ve Sen yoksan da yerine sadece Sen’i koyabiliyorum ancak diyenler?

Olacak!

Yazının sonunu siz bağlayın. Ben beceremedim!

Leman Sam o unutulmaz şarkısında ne diyordu?

“Anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin gibi canımdan öte can değil
Anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil

Anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin kadar umuduma
yoldeğil”

Hadi kalem sizde…

Tamamlayın yazı.

Eksik kalmasın! Yerine bir şey koyun.

HABERNAME 20.09.2012 canbolatugur@gmail.com /https://twitter.com/ugurcanbolat/ https://www.facebook.com 

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4014 defa okunmuştur
YERİNE KOYAMADIKLARIMIZ
AYŞE PEHLİVAN
çok tşkler Uğur bey, bu hepsinden daha başka bir yazı olmuş. Adeta gerçeklere tek tek dokunmuşsunuz evet hayatta yerine koyamadığımız yada boşluklar olan o kadar çok şeyler var ki, neden hep bana? neden hep ben?... işte bu noktadan sonra inanç ve sevgi devreye girdiği zaman, Ruh aradığı cevapları buluyor... // yüreğinize sağlık...
22 Eylül 2012 Cumartesi 02:22
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
düşünmek gerek
Vedat Batmaz
Selamlar Üzerinde düşünmek gerek... Bir liste yapmaya çalıştım tabir yerindeyse nevrim döndü. düşünmek gerek
20 Eylül 2012 Perşembe 18:38
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
BIRAKIN KALSIN - devamı
Misafir
Hepimiz biraz eksiğiz bu dünyada. Kimimiz kaybettik, kimimiz varken yokluğunu çektik, kimimiz hiç bulamadık, kimimiz geç kaldık bulduğumuza. Sonuçta eksiğiz ama hepten yoksun değiliz. Olmayanların yerini doldurmayalım, olanlarla ile mutlu olmaya çalışalım bence. Mutluluk dediğiniz nedir sanki... Herşeyimiz var olsaydı ve de yerli yerinde... Mutlu olabilir miydik sizce? Olmayan bir güzelliğin hasretini çekmek de az mı mutluluk? En azından hayali güzel. Tüm hayaller gerçek olsa, hayal kuramamak değil midir en büyük mutsuzluk? Bırakınız efendim herkes kalsın yerli yerinde. Acılarına sarılıp teselli olalım birbirimizle. Hayat denen bu yol, artık ne kadar sürerse... Kaleminize sağlık Uğur bey.
20 Eylül 2012 Perşembe 16:45
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
BIRAKIN KALSIN - devamı
Misafir
Hepimiz biraz eksiğiz bu dünyada. Kimimiz kaybettik, kimimiz varken yokluğunu çektik, kimimiz hiç bulamadık, kimimiz geç kaldık bulduğumuza. Sonuçta eksiğiz ama hepten yoksun değiliz. Olmayanların yerini doldurmayalım, olanlarla ile mutlu olmaya çalışalım bence. Mutluluk dediğiniz nedir sanki... Herşeyimiz var olsaydı ve de yerli yerinde. Mutlu olabilir miydik sizce? Olmayan bir güzelliğin hasretini çekmek de az mı mutluluk? En azından hayali güzel. Tüm hayaller gerçek olsa, hayal kuramamak değil midir en büyük mutsuzluk? Bırakınız efendim herkes kalsın yerli yerinde. Acılarına sarılıp teselli olalım birbirimizle. Hayat denen bu yol, artık ne kadar sürerse.
20 Eylül 2012 Perşembe 16:29
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
BIRAKIN KALSIN
Misafir
Bence herkesi yerli yerine koyun derim. Kimseyi kimsenin yerine koymayın. Bazı yerler doğal olarak boş kalacaktır. Ancak buna rağmen boşlukta değiliz, şükür. Bazen anne- baba şefkati ve sevgisi göremeyen çocuklar arkadaşlarını, öğretmenlerini anne - baba gibi benimsiyor. Çocuklarıyla arkadaş gibi olmanın iyi bir şey olduğunu zanneden anne- babalar da var. Çocuğun,varken bu yokluğu yaşamasına sebep oluyorlar bilmeden. Baba ilgisi, şefkati ve koruyuculuğundan mahrum kalan kadınlar eşlerini sığınılacak bir "baba" gibi görmeye başlıyorlar. Erkekler de bazen eşlerinde "anne" şefkatini arıyor. Mantık evliliğine kurban gitmiş erkekler veya kadınlar aşkı arıyor başka yüzlerde. Kimisi buluyor,o da ayrı bir muamma ve ayrı bir çıkmazlık.
20 Eylül 2012 Perşembe 16:28
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri