Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulvi SEVECEN

BOZKIRLARIN KABUĞUNA SIĞMAYAN ÜLKESİ “KAZAKİSTAN” (1)

06 Mayıs 2010 Perşembe

Geçtiğimiz hafta on iki yıl aradan sonra tekrar ziyaret etme fırsatı bulduğum Kazakistan-Almatı'yı gördükten sonra böyle bir başlık atma ihtiyacını hissettim.Ülkenin kalbi bu şehrin bağımsızlığının ilk yıllarındaki hali ile bugün ki hali arasında gözlemlediğim hızlı değişim karşısında hayret etmemek mümkün değildi. İlk defa 1994 ağustosunda bir “Vuslat Yolculuğu” sonrası ayak bastığım Atayurt’un bu güzel ve şirin şehrinde, tüm halklar gibi yeni bağımsızlığını ilan eden devletlerin karşı karşıya kaldığı sıkıntıları içerlerinde hissederek zor şartlarda hayatını devam ettirmeye çalıştığını gördüğüm kardeş Kazak halkı, şimdilerde daha huzurlu ve geleceğe daha ümitle bakmaktalar.

 

Almatı, Kazakistan’ın ilk başkenti.10 Aralık 1997’den itibaren yerini şimdi başkent Astana’ya bıraktı. Astana, yeni kurulmuş ve modern Kazakistan’ın göstergesi, devamlı büyüyen bir şehir.Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in hayal ettiği Kazakistan’ın küçük bir örneği sanki. Almatı ise Sovyetler döneminde kurulduğu için daha eski ve o dönemin izlerini görmek mümkün.

 

Almatı, ormanların içerisinde saklı yeşil bir kent.Şehrin içerine ilerledikçe ortam bir ormana dönüşüyor.Geniş caddeleri,park ve sokaklarıyla da son derece düzenli ve müreffeh.Şüphesiz bunda Sovyetler zamanında yapılan alt yapı çalışmalarının büyük etkisi var . Almatı Kazakistan’ın bir kültür merkezi statüsünde olması yanında çok da ciddi bir finans merkezi. Astana’nın başkent olması ve yönetimin kuzeye kaydırılmasına rağmen yatırımların merkezi halini gelmiş. Birçok büyük şirketlerin genel merkezleri, ticari faaliyetler, (bankacılık, turizm, dış ticaret alım-satım, medya- iletişim v.b ) buradan yönetilmekte. Cadde ve yollarda göze çarpan son model arabaların çokluğu, alış veriş merkezleri ve pazar yerlerindeki canlılık bizi haklı çıkarıyor. Bu yönüyle bizler çoğu kez bu şehir için Türkiye’nin İstanbul’u benzetmesini yapmışızdır. Bu yönüyle doğru diyebiliriz ama yeşillikler içerisinde bir şehir ve düzenli altyapısı yönüyle bir birinden çok farklılar…

 

KAZAKİSTAN ve “BİRLİKTE YAŞAMA PRATİĞİ”

 

Ülkenin en dikkat çekici özelliklerinden biri, kültür ve inançlar mozayiği olması.120 farklı etnik grup, kültür ve din bir arada yaşıyor bu topraklarda. Toplam nüfusu 15 milyon olan Kazakistan’da insanlar bu çeşitliliğe rağmen gerilim, kargaşa ve çatışmadan uzak huzurlu bir hayat yaşamaktalar. Bünyedeki bu yapı diğer ülke ve halklara birer örnek olabilir. Bu yönüyle Kazakistan için “bir arada yaşayabilme” pratiğinin fiilen yaşandığı model bir ülke diyebiliriz. Almatı ise, genelde ülke için söylediğimiz bu yapının küçük bir örneği.

 

BÖLGESEL GÜÇ OLMA YOLUNDA KAZAKİSTAN

 

Türk Cumhuriyetleri arasında sahip olduğu yer altı zenginlikleri ile Kazakistan, günümüzde bu coğrafyada en dikkat çekici ülkeler arasında yer almakta.Bu ülkeyi bilip,tanıyan çoğu insan onu “Orta Asya'nın Parlayan Yeni Yıldızı” olarak tanımlamaktalar.İstikrarlı ekonomik yapı, eğitim de dahil başarılı bir şekilde uygulanan özelleştirmeler, hızla devam eden dışa açılım.. Hepsi bir araya geldiğinde bunun hakikat olduğu ortaya çıkmaktadır.İstikrarı destekleyen en önemli faktörün, Rusya,Çin ve diğer Orta Asya ülkeleri ile her alanda ortaya konulan dengeli ve tarafsız politikalar olduğu gerçeğinde herkes hem fikir..

 

Kazakistan'ın günümüzde hem kendi coğrafyasında hem de uluslararası alanlarda sahip olduğu olumlu imajda ülkenin kuruluşundan bu yana devlet başkanlığını devam ettiren Nursultan Nazarbayev'in büyük bir etkisi olduğu bir gerçek. Ortaya koyduğu tarafsız, dengeli, ülke menfaatlerini gözeten politikaları yanında, ülke içi siyasi hayatın demokratikleştirilmesi ve serbest ekonominin geliştirilmesi gayretleri saygın bir ülke imajını gittikçe arttırmaktadır. AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği) 'in 30 Kasım 2007'de Madrid’te yapılan 15. toplantısında 56 ülke tarafından 2010 yılında teşkilatın dönem başkanlığına seçilmesi, BM, ŞİÖ, Asya Ekonomik İşbirliği Örgütü gibi büyük organizasyonlarda etkin hale gelmeye başlaması bunun en önemli göstergesi. Ayrıca 1969’da kurulan ve İslam ülkelerini bir çatı altında toplamayı amaçlayan İslam Konferansı Örgütü’ne 1995 yılında üye olan Kazakistan 2011’de dönem başkanlığını yürütecek. Şimdilerde ise Nazarbayev'in “Avrupa Yolunda” programı ile Kazakistan'ın ekonomik işbirliğini genişletmek, çağdaş teknolojileri ülkeye çekmek ve gelişmiş ülkelerin tecrübelerinden (özellikle demokratikleşme) faydalanmak için Avrupa Birliği'ne göz kırpmaya başladığı konuşulmakta.

 

NÜKLEER SİLAHSIZLANMAYA DESTEK VEREN İLK ÜLKE…

 

Dünya ile entegrasyonda bütün maddi ve manevi değerlerini ortaya koyan Kazakistan, dünya barışına katkı yapmaktan da geri kalmamakta. Bağımsızlık sonrası Sovyetler Birliği’nden kalan mirasla bir anda dünyanın önde gelen nükleer silah sahibi durumuna düşen Kazakistan’ın yaptığı ilk işlerden biri ülkedeki nükleer silahların imhasını sağlamak olmuş. Önceki dönemde bu tür silahların denendiği bir yer olan Semey Poligonu’nun kapatılması, dünyada nükleer silahsızlanmaya destek veren ilk ülke olma özelliğini de kazandırmış kendilerine. Kazakistan halkının desteğiyle böyle bir karara imza atan Nazarbayev'in dünyanın barış ve huzurunu isteyen milyonlarca insana, bu korkunç silahlanmadan tüm dünyanın arınması gerekliliği mesajı etkili olmalı ki, sonraki yıllarda ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler de bu denemeleri yasakladılar.

 

                                                                                       Devam edecek…

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5474 defa okunmuştur
Yanık Nağmeli Sineler
Fatih ÇİFTÇİ
Evet anadalonun yanık sineleri arkalarındaki gözyaşlarına bakmadan çekip gittiler uzak diyarlara.Yanık sineler merhem olmak için annesinden eşinden çocuğundan ayrıldılar.Hangi yürek dayanır buna.Hangi ruh bunları yalnız bırakabilir. İş o ruhlar Allah aşkını herşeyin önünde tutup gidenlerdir.Onlar önlerine çıkan her engeli oyu Hak Rızası istikametinde kullandılar ve yanılmadılar.Hak birdir doğruluğuda tektir.O zaman herşey O'nun rızası istikametinde ise herşey feda edilir. Soruyorum kim yapabilir bu civanmertliği. Kazakistan'a,Azerbeycan'a,Moğolistan'a Türkçe'yi götürmek için adanmış bir insan koskoca bir ülkeye nasıl meydan okuyabilir. Bu ne akılla,ne mantıkla,nede ceseratle açıklanabilir. Bu Allah insan verdiği iman gücünden başkası değildir. Dönmemek için giden YANIK SİNELİ tüm insanlara selam olsun.
20 Mayıs 2010 Perşembe 20:09
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Özlenen Günler
Hüseyin Badekıl
Bu yazılarınız ve bu güzel gelişmeler bize umut veriyor. GELECEK GÜNLER ÇOK GÜZEL ŞEYLERE GEBE GİBİ GÖRÜNÜYOR.
19 Mayıs 2010 Çarşamba 11:37
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Atayurt..
Mesut Karlıdağ
Ulvi bey yazısında genel tabloyu gözlemlemiş..Şahsi yorumlardan öte hızlı değişimi ortaya koymuş..Belki devamında bu zenginliğin kaynağını yazacaktır..Geçmişle şu anı karşılaştırırken tabiiki memnuniyetini de hissettirmekte.Çünkü kendisinin de emeği var..Ama benle birlikte tüm Anadolu halkının da kardeşlerimizin bu umut dolu ilerleyişinden memnun olduğuna da inanmaktayım..Gelecek daha güzel olacak inşl....
09 Mayıs 2010 Pazar 12:24
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
kazaklar türk soyudur
mehmet erikci
üniveristeden mezun olur olmaz kazakistana gitme fırsatı buldum kazak halkı ruslar tarafından sindirilmiş rusca bilmeyene iş vermemişler kazakça bilmeyen kazaklara rastladım ama rusca bilmeyen kazak yok. kazak dilinin belki yarısı eski türk dili kelimelerinden oluşuyor. inşallah gelecekte birlik beraberliğin temelleri bu topraklara hasret yüce şahsiyet tarafından atılıyor Allah yar ve yardımcımız olsun
08 Mayıs 2010 Cumartesi 09:42
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
sosyal ve ekonomik tahlil
sinan yelenlibağ
Sosyal ve ekonomik olarak tahlilleriniz daha öncedende orada bulunmanızdan dolayı çok önemli.Değerlendirmelerinizin devamını bekliyoruz.Selam ve sevgiler.
08 Mayıs 2010 Cumartesi 09:02
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri