Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulvi SEVECEN

FENERBAHÇE “KOCAMAN” BAŞARILARA İMZA ATIYOR…

21 Şubat 2011 Pazartesi

Özellikle içinde bulunduğumuz Şubat  ayında  dünyada ve ülkemizde siyasi konjöktörde yaşanan hızlı gelişmeler  ve neticesinde ortaya çıkan yeni tablolar, vaktimizin büyük bir bölümünü işgal etti, fikir dünyamızda yoğun değerlendirmelerde bulunmamıza neden oldu. Ortadoğu ve Afrika’da  hak ve özgürlük adına değişen idari yapılar, yine bir seçim arefesindeki  ülkemizde –değişmeyen şekliyle- müspet davranışların dışında devam eden  iktidar ve muhalefet atışmaları v.s gibi.

Geçen hafta sonu Pazar günü farklı bir gündü ben ve birkaç dostum için. Tüm bu gelişmelerin dışında uzun zaman sonra yakaladığımız birkaç saatlik boşluğu birlikte geçirdik. Peki, nasıl geçti? diye soracak olursanız; sakin, şiddet ve tartışmadan uzak bir ev ortamında haftanın en önemli derbisi Fenerbahçe-Beşiktaş maçını izledik.

İstanbul’un hareketli ve yoğun geçen hayat tarzından bir türlü fırsat bulup da devam ettiremediğimiz önemli bir sosyal aktivitedir spor. Uzun yıllar hem bir izleyici hem de bir fiil aktif sporun içinden gelen biri olarak maalesef hiçbir organizasyona katılamamanın veya bir organizasyon yapamamanın gerginliğini yaşıyorum. Sadece bir izleyiciyim artık. O da sık aralıklarla değil…

Hayatımızın bir döneminde, bir arada bulunma ve iyi vakit geçirme olarak düşünülen spor kültürünü şimdilerde biz ve bizim yaşlarımızda olanlar   “sağlık için gereklilik “ olarak düşünebilmekteyiz.

Pazar günkü maça gelirsek, yine önemli bir derbi maçıydı. Türk futbolu ve süper lige heyecan ve kaliteyi arttırmada lokomotif olma özelliği olan bu tür maçlarda yenen takım veya o takımın hocası, sporseverler tarafından övülür, elde edilen başarı ise kariyerlerine güç kazandırır. Ligin en pahalı iki takımını izleme fırsatı bulduğumuz derbide  kazanan takım Fenerbahçe, övülmeyi hak eden teknik adam ise Aykut Kocaman oldu.

Maç boyunca üzerimizde hissettiğimiz heyecan çok başkaydı. Oyun içinde istekli, sürekli hareket halinde golü düşünen bir Fenerbahçe görüntüsünü uzun zamandır özler  olmuştuk. Maçtaki bu farklı ve zevk veren futbol, izlerken bizlere ayrı bir tat vermişti.

Sarı-Lacivertlilerin, maçın ikinci yarısının başında mağlup duruma düşmesi bizleri hiç mi hiç ümitsizliğe itmedi. Daha yarım saat vakit vardı ve istenilen galibiyet mutlaka gelecekti. Oynanan güzel futbol bunun habercisiydi adeta.

Oyunun tamamen Fenerbahçe’nin üstünlüğüne geçmesine sebep olan hareket çok net bir penaltıydı. Ferrari’nin Lugano’ya daha önce yaptığı hareketi göremeyen hakem bu defa kaçırmadı ve haklı bir karara imza attı. Profesyonel bir oyuncunun bu kadar önemli   bir maçta   acemice diyebileceğimiz bir harekette bulunması, Beşiktaş takımının en büyük şansızlığıydı. Ferrari gibi uzun süre takımdan uzak kalmış   bir oyuncunun bir  derbi maçında oynatılması hatadan başka bir şey değildi.

Neticede; her iki devresinde de birden çok kırılma anları yaşanan bu önemli maçta gülen taraf Fenerbahçe oldu. Sarı-lacivertliler, 22. haftada Beşiktaş derbisinde aldığı galibiyetle 15 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet ile 48 puana ulaştı.

Fenerbahçe’nin bu başarısı gerçekte çok da sürpriz değil. Ligin ilk yarısında yıldızlardan oluşan kadrosuna rağmen-sakatlıkların da etkisi göz ardı edilemez – bir türlü istediği futbolu ortaya koyamadı ve liderin dokuz puan gerisinde bitirdi.

Ancak, ligin ikinci yarısında gelindiğinde, büyük değişimlerin yaşandığına şahit olduğumuz takım, ikinci yarıda üst üste aldığı başarılı sonuçlarla beş hafta sonunda maç fazlalığı ile de olsa liderliğe ulaştı. Liderliğin sürekliliği bugün oynanacak Trabzon-Manisa maçının sonucuna bağlı.

Fenerbahçe’de son haftalarda önlenemeyen bir yükseliş var. Bu yükselişin altında futbol şansından öte iradi bir istek ortaya koyan, kazanmaya motive olmuş ve takım oyununu başarmış bir anlayışın olduğu gerçeği yatmaktadır.

İkinci yarıdaki bu performans daha da artacak ve liderlik mücadelesi içinde olduğu Trabzon ve Bursaspor, bu performansın ağırlığını her maçta üzerinde hissedecektir.

Zirvede kızışmalar başladı.

Fenerbahçe de zirveye adını yazdırma gayretinde…

 

 

Ulvi_sevecen@hotmail.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2268 defa okunmuştur
Yolun sonu şampiyonluk olur inş...
Fikir Sancısı
Bir F.b li olarak büyük bir keyifle okudum. Umarım yolun sonu şampiyonluğa çıkar. Selam ve dua ile. Meslek hayatınızda başarılar dilerim
28 Şubat 2011 Pazartesi 11:27
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
FENERBAHÇE
Salih Sandal
Türkiye'deki 25 milyon Fenerbahçe tarafarının gönlünden geçenleri yazmış sayın yazar. Ciddi siyasi tahlillerinin ve gezi yazılarının yanında futbol konusunda da müsabakayı tahlil etmesiyle bilgisini ortaya koyan yazarı bilgisiyle takdir ederken, Fenerbahçeli oluşuyla da tebrik ediyoruz.
23 Şubat 2011 Çarşamba 10:38
Beğendim (1)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
fb
süleyman karakirpik
Abi bu güzel fenerbahçe yorumlarını kötü gittiği zammanlardada bekliyoruz.Fenerbahçeli olduğunu baya belli etmişsin :)
23 Şubat 2011 Çarşamba 08:42
Beğendim (5)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri