Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulvi SEVECEN

ORTA ASYA'NIN MAHZUN VE YALNIZ ÜLKESİ -1

08 Kasım 2012 Perşembe

Yaklaşık dört yıldır Kurban Bayramı vesilesiyle, bayramın anlamıyla da bütünleşen ve bir nevi yakınlaşma, kucaklaşma programları da diyebileceğimiz gezilerimizin bu seneki durağı Tacikistan oldu. Dört gün süren bu gezimizde gerek dostlarımızla gerekse son derece samimi ve misafirperver, cömert Tacik insanıyla dolu dolu günler yaşama şansını bulduk.

Kırgızistan’da bulunduğum yıllarda sınıra yakın bir bölgede – Batken/ Kadamcay - bulunmama rağmen ne kadar istediysem de yaşanan iç savaştan dolayı bu ülkeye gitmek nasip olmamıştı. Bu eksikliği, yine burada yaşayan ve genellikle öğrenci velilerimiz olan Taciklerle tanışıp onları daha iyi tanıyarak gidermeye çalışmıştım ve yıllar sonra bu isteğime ulaşmak da nasip oldu.

Güneybatı ve kuzeyde Özbekistan ve Kırgızistan ile komşu olan ülke, bir Orta Asya ülkesi. Doğudan Çin, güneyden de Afganistan’la çevrili Tacikistan toprakları, Asya’nın dağlık iç kesimlerinde yer almaktadır. Coğrafi özellikleri arasında ülkenin % 90 dağlarla çevrili olması dikkat çekiyor.

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsız bir ülke olarak kurulan Tacikistan 7 milyon nüfusu olan genç bir ülke. 9 Eylül kuruluş tarihi. Her sene bu tarihte bağımsızlık yıldönümlerini kutluyorlar.

Başkent Duşanbe ile birlikte dört vilayete ayrılan ülkede vilayetlerin altında bizim tanımımızla ilçeler var. Dağların arasında düz bir alanda inşa edilmiş yeni ve şirin bir şehir görünümünde olan başkent Duşanbe, 750 bin nüfusa sahip. Bu özelliğinden dolayı trafik sorunu görülmüyor. Caddeler diğer cumhuriyetlerdeki gibi çok geniş. Bir karşılaştırma yaparsak, yaya kaldırımları nerdeyse bizdeki caddeler kadar. Sağlı sollu devasa kavak ağaçları şehre doğallık veriyor.

İran’la benzer bir dili konuşmalarına rağmen Taciklerin sadece  % 5’i Şiiliğe mensup. Ülkenin % 85’ ise Sunni. Diğer dinlere mensup olanların oranı  % 10 civarında.

 habi.jpg

 Tacikler, İran kökenli bir Fars kavmi olarak biliniyor. Geneli Sünni olmakla beraber Fars kökenli bir dil olan Tacikçe konuşuluyor.

Tacikler, her ne kadar bazı kelimeler ve konuşma aksentleri biraz farklı olsa da Farsça’dan çok da farklı olmayan bir dil kullanıyorlar. İnsana “bu dil, Farsça’dan başka bir dil değil ki?” düşüncesi veriyor.

Tacikistan’ da dil Kiril alfabesiyle yazılıyor. Ülkeye ilk defa gelenler bu özelliğinden dolayı okuyup anlama zorluk yaşıyorlar. Gurubumuzdaki arkadaşlar da aynı zorluklarla karşı karşıya kaldıklarından arada bir bendeniz okuma istek ve gayretinde olduğumdan ve alfabeye aşinalığımdan dolayı bu sıkıntıyı aza indirmeyi başarmaya çalışıyordum.

habi2.jpg

" İdi şerifi kurban mubarak hamdiyorani aziz ! / Kurban bayram-ı şerifiniz mübarek olsun aziz halkımız !

Dört gün boyunca Kiril alfabesiyle de olsa cadde ve sokak isimleri, işyeri isimleri ve dahası o güne özel kavşaklara yazılmış bayram kutlamalarını okurken yorulmadığımı hissettim. Okurken ağızdan çıkan söz ve cümleler aslında tamamen tanıdıktı; “ aliksir darıhana/ eliksir eczanesi, kuçe firdevsi/ firdevsi caddesi, saforati cumhuri turkiya/ Türkiye Büyükelçiliği, idi şerifi kurban mubarak/ mübarek kurban bayramı, Maktabi baynalmilali Turkiya- Tacikistan /  Uluslararası Tacik- Türk Okulu gibi. 

habi4.jpg

"  Mevlana Yakup Çerhi Camii ve Külliyesi'nden bir görünüm "

Tacikçe dinlemesi ve okuması o derece zevkli bir dil. Bayram sabahı namaz öncesi imamın vaazında kullandığı edebi ve akıcı üslup, aralara serpiştirdiği veciz sözler, tam anlamıyla ruhları okşarcasınaydı. Bizler bayramı Duşanbe’de Tacik halkıyla beraber Türkiye’dekinin aksine bir gün sonra Cuma günü karşılamış olduk. Bayram namazını Kırgızistan’daki gibi büyük meydanda kılma geleneği burada yok. Namazlar mescitlerde veya birkaç büyük camide kılınıyor.

Bayramlaşmanın ilk ayağı kahvaltılı bir program sonrası Tacik- Türk Ekonomi Lisesi’nin bahçesinde geniş bir katılımla gerçekleşti. Organizasyon Türkiye’yi aratmayacak kadar dolu ve samimi bir havada gerçekleşti. Yaşanan bu tabloda en çok sevinenler, bayramı doya doya yaşayanlar çocuklar oldu. Daha sonra elçilikte organize edilen bayramlaşmaya da katıldık. Ayaküstü kokteyl tarzı bu buluşma, ülkemizden gelip oralarda her alanda faaliyet gösteren birçok kimseyle tanışmaya vesile oldu.

Uzaklarda olunsa da istekle gerçekleştirilen bu tür programlar Türkiye’yi aratmayacak düzeyde olabiliyor.

Devam edecek...

ulvi_sevecen@hotmail.com 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 8174 defa okunmuştur

Etiket(ler): ,

YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri