Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ulvi SEVECEN

TOLUMSAL BARIŞA BİR KATKI DA GAZETECİLER ve YAZARLAR VAKFI’INDAN…

27.04.2010 19:06

17 Nisan Cumartesi akşamı Harbiye Lütfi Kırdar Kültür ve Kongre Merkezi’nde ülkemizin geleceğini şekillendirme adına önemli bir ödül törenine katılma fırsatı bulduk. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından “ Birlikte Yaşama Ödüller 2009” adı altında gerçekleştirilen program, toplumumuzda farklı kimlikleri düşman gören bir düşünceden uzak, birlikte yaşama kültürüne ve sosyal barışımıza katkısı olan siyaset, sanat, spor, edebiyat, akademi ve işadamları dünyasından bir çok tanınmış simaları bir araya getirmesi açısından son derece önemliydi

 

Geceye katılan isimler arasında Ermeni Başpiskoposu Aram Ateşyan, milletvekilleri Reha Çamuroğlu ve Edibe Sözen, Taraf gazetesi yazarı Elif Şafak, İşadamları Fetteh Tamince ve İlhan İşbilen, sanatçı Orhan Gencebay ve eşi Sevim Emre, Süryani Kadim Metropoliti vekili Papaz Setrus Gülce, entelektüel dünyasından Prof.Dr. Toktamış Ateş, Ümit Fırat ve Ahmet Turan Alkan, sanatçı Mahsun Kırmızıgül ve Saba Tümer, Yahudi cemaatini temsilen Selim Aviyente ve müzik yapımcılarından Ahmet Çelenk ve Şahin Özer vardı.

 

TBMM Başkanı Sayın M. Ali Şahin de ödül törenine katılanlar arasında yerini alanlardandı. Konuşmasında birlikte yaşamanın önemine değinen Şahin,“ Birlikte yaşamak hepimizin en büyük arzusu. Buraya gelirken yol boyunca farklı farklı çiçekler gördüm. Farklı boyda farklı renkteydiler, birbirleriyle kavga da etmiyorlardı. Acaba bu çiçekler gibi bütün farklılıklarımızla birlikte yaşayabilecek miyiz? Bu ödül töreninin buna hizmet etmesini diliyorum. Bu ülkede hangi ırktan olursa olsun birlikte yaşayacağız.”dedi.

 

Vakıf Başkanı Mustafa Yeşil ise şunları söyledi:

 

“ Birlikte yaşam kültürümüze ve toplumsal barışımıza katkısı olmuş kişi ve kuruluşları teşvik etmek, nazara vermek gayesi ile böyle bir ödüle ihtiyaç hissettik.Önyargı, ötekileştirme ve ayrışma bizim inanç ve kültür dünyamızın öğretileri değildir. Önyargı, yargılamadan verilen karar gibi tehlikeli ve taraflıdır. Dolayısıyla sahibini hak ve doğruya ulaştırmaz.Önyargının panzehiri ise diyalogdur, karşılıklı kabul ve konuşmadır.Meyvesi birlikte yaşamaktır.Bu ülke insanının günlük, basit meselelere takılma ve içte kısır ve beyhude enerji kaybetme lüksü yoktur.Zira bu ülke; sadece bölge için değil bütün dünya için öneme sahip bir ülkedir.Küreselleşen dünyanın insan kaynaklı problemlerine çözün sunabilecek birikim ve pratiğe sahip olduğumuzu düşünüyoruz.Bu inanç ve gayretle bizler vakıf olarak hem ulusal hem de bölge ve uluslar arası programlarıyla “ farklılığımız zenginliğimizdir” hakikatini dillendirmeye devam edeceğiz.”

 

Farklılığımız Zenginliğimizdir” düşüncesiyle böyle bir organizasyona imza atan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın seçici kurulu tarafından ödüle layık görülen kişi ve kurumlara gelince;

 

1. Bilimsel Çalışma dalında TESEV/ Türkiye Sosyal Ekonomik Etütler Vakfı.Topluma “kendi iradeni kullanma cesareti edin” çağrısı yaparak, toplumun demokratik sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve aktif bir rol alması çağrısında bulunmuş ve yapmış olduğu organizasyonlarla teşvik etti.

 

2. Edebiyatta “Aşk” romanıyla Elif Şafak. Romanında Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Şems-i Tebrizi gibi iki önemli arifin dostluğunu ele aldı.

 

3. Medya’da kişisel ve kurum olarak 3 ödül.

 

.Taraf gazetesi. “ Akp ve Gülen’i Bitirme Planı”, “Kafes Operasyonu Eylemi Planı” gibi toplumu ve birlikte yaşama kültürünü tehdit eden yazılarıyla.

 

. Açık Radyo (94.9). Belli bir fikri ve kültürel yapısı olan,zeki duyarlı ve nazik insanları bir araya getiren ve dünyanın karanlık yüzüne tutulan el feneri olma kararlığı içerisinde olmuştur.

 

. Gazeteci Hasan Cemal. Röportaj ve yazılarıyla Türkiye’nin demokrasi ve birlikte yaşama projesine verdiği desteklerinden dolayı bu ödüle layık görülmüştür.
 

4. Toplumsal Alanda Örnek Davranış veya Girişimler dalında Rakel Dink.Katledilen bir aydın insanın ardından yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen dik duruşu ve adalete olan güveninden dolayı toplumun saygısını kazandı.

 

5. Görsel/İşitsel Sanatlar dalında iki ödül.

 

. Film dalında Güneşi Gördüm/ Mahsun Kırmızıgül. Ülkemizde çeyrek asırdır yaşanılan büyük acıları gerçekci bir dille perdeye taşıyarak birlikte yaşamanın her şeyden önce hepimize düşen bir görev olduğunu hatırlattı.

 

. Kalan Müzik. Ticari açıdan çok cazip olmayan müzik çalışmalarını da ısrarla yayınlama cesareti gösterdi. Farklılıklara katalogunda yer vererek büyük bir kültür hizmetinde bulundu.

 

6. Spor dalında iki ödül.

 

. Ertuğrul Sağlam. Hem oyunculuğu döneminde hem de şu an Bursa’ da sağlam duruşu, olgun kişiliği ve saygınlığı yanında, ortaya koyduğu başarıyla zirveye oynayan bir takım oluşturdu.Taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandı.

 

. Hasan Doğan. Eski TFF Bşk. Türk futbolunda kaybolan güven ortamını tekrar sağlamıştı. Üç büyükler ile federasyon arasındaki problemleri güvenilirliği sayesinde çözmüştü.2008 Avrupa Şampiyonası’ndaki uluslar arası saygınlığı ve örnek kişiliğiyle sevilen ve saygı duyulan bir kişiydi.

 

İnsanımızın geleneksellikten modern hayata geçiş süreci yaşadığı, köy ve kasabalardan şehirlere doğru yöneldiği, bilim ve teknolojinin insanlar arasındaki ilgi ve ilişkilerine yeni sıkıntılar kattığı günümüz Türkiye’sinde toplumsal gerilimlerin arttığını gözlemlemekteyiz. Diyalogsuzluğun öne çıktığı veya en önemli sebebi olarak söyleyebileceğimiz bu olumsuz süreçte farklılıklar ötekileşmekte, ötekiler hakkında önyargıyla birlikte bazı kesimler tarafından da düşmanca tavırlar ortaya konmaktadır. Bütün bunların sonucu olarak da toplumsal yapımızda derin yaralar oluşmaktadır. Tüm bu olumsuzluklar,böyle bir organizasyonun gerekliliği noktasında ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu ülkenin de düşünen, yazan, sorgulayan ahlaklı insanları olduğu gibi toplumsal sorunlara projeler ile ışık tutan kurumlarının da olduğunu bilmek bizlere umut aşılamaktadır.

 

Yıllardır özlemini duyduğumuz böyle bir tablonun önümüzdeki yıllarda da toplumsal hayatımızın her alanında tüm kesimleri içine alarak gerçekleşmesi hepimizin en büyük dileği.

 

Birlikte Yaşama Pratiği” ‘nin en güzel örneği ve Orta Asya’nın parlayan yıldızı Kazakiztan/Almatı’dan selamlarla….

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4122 defa okunmuştur
Hizmet mi hezimet mi?
Fethi Erdemli
Üzülerek belirteyim ki vakıf ve vakfın bağlı olduğu misyon belli bir elit tabakaya hitap ediyor, maddi durumu yerinde olanlar hele hele vakfa yardım da ediyorsa etrafında pervane olunuyor. onlar için türlü türlü organizasyonlar yapılıyor. hani üstünlük takvadaydı? benim gördüğüm tabloya göre üstünlük parada NE ACI
03 Mayıs 2010 Pazartesi 16:32
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
vakıf daha etkin olmalı
İhsan Gündoğan
Gazeteciler ve Yazarlar vakfını bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Faaliyetleriyle bilhassa sanatçı dediğimiz gündemde olan elit kesime hitap ediyor nedense ramazanda iftar ve birkaç org. dışında adını duyamıyoruz. madem amacını herkes biliyor vakıf yöneticileri de artık formalitenin ötesinde kendilerini ifade etmeliler. yaygın eğitim faaliyetleri konferanslar, seminerler düzenlenmeli ön yargılar kırılmalı zaman kendini ifade etme zamanıdır diye düşünmekteyim saygı ve sevgilerimle...
30 Nisan 2010 Cuma 15:46
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İnsanlarla iyi geçimne...
Muharrem Sayan
İnsnlarla ilişkilerimizde müsbet hareket innancımızın gereğidir..İmandan sonra önemli sey insnaları sevmek ve onlar kendimizi sevdirmektir..Birlikte yaşamanının kaynağı inançdaki itidal,ölçüdür..Din ise nasihatan ibarettir.İnsnai değerler her şeyden öndedir.Buna en büyük örnek ise Hz.Pergamberin ta kendisidir.İnsna en zirve değerdir.Allah c.c hepimizi insan(adam gibi insna) eylesin..Bu tür davranışlar ddini iyi e doğru yorumlayammaktandır,şahsidir Selçık kardeş..Slm
29 Nisan 2010 Perşembe 12:20
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
selçuk kardeşime
Mehmet Erikci
aynı türden olaylarla hep karşılaşıyoruz malesef. yaşadığınız olay tamamen kişisel bir hatadan kaynaklanıyor. birşeyin doğruluğunu anlamak için insanların değil islamın ne dediğine bakmak lazım. zira peygamberimiz inanmayanlara dahi yetmiş defa islama davet ediyordu. diyaloğu kesmiyordu. biz sırtmızı dönersek yanlış yapanlara nasıl anlayacaklar islamın güzelliğini ve hoşgörüsünü. böyle yapmakla kin ve nefret tohumları atarız insanların kalbine buna da hakkımız yok saygılarımla....
29 Nisan 2010 Perşembe 08:54
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
diyalog ve anlayış
sinan yelenlibağ
İnsanlığın en büyük ihtiyaçlarından diyalog ve hoşgörü.Birinin görüşüne katılmayabilir ama söylemlerine saygı duyabiliriz.Bu insan olmanın ve anlayışın gereği.Elinize sağlık.
29 Nisan 2010 Perşembe 08:17
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri