Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ünal SADE

Alo: “Domuz Gribi Aşısı Olun….”

26.11.2009 09:56

Alo: "Domuz Gribi Aşısı Olun..."

Seyahat Notları:

17 Kasım 2009 tarihinde Samsun’a bir iş seyahati için gittiğimde uzun zamandır yüz yüze görüşme imkânı bulamadığım çok eski/eskimeyen bir dostumla sohbet imkânı buldum. Habername’den yazar arkadaşım Dr. Hakan Özdener’le ortak dostumuz Prof.Dr. Mustafa Sünbül Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalında öğretim üyesi ve Başhekim Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Amisos Otelin Lobisinde hasret giderip hatıraları yâd ederken aklımın bir köşesinde sohbeti kamuoyunda Domuz Gribi olarak bilinen H1N1 virüsünün neden olduğu hastalık konusuna getirip kişiliğine ve bilim kapasitesine son derece güvendiğim arkadaşımın grip aşısı tartışmalarına ilişkin görüşünü almak duruyordu.

Sormama gerek kalmadan arkadaşımın cep telefonu çaldı. Telefonu açar açmaz ilk sözü “ Alo Evet Domuz Gribi Aşısı Olabilirsiniz” oldu. Karşı tarafın şaşkınlıkla “nereden bildiniz bu konuyu soracağımı” sorusuna şu cevabı verdi “Uzun zamandır görüşmediğim dostlar dâhil günde 30 un üzerinde telefon alıyorum. Hepsi de bu soruyu sormak için arıyor. Ben de onlar sormadan bu cevabı vererek onları şaşırtıyorum” dedi.

Konu buraya gelmişken kendisinden çok ayrıntılı bir bilgilendirme aldım. SONUÇ: Ben ikna oldum sıra benim yaş grubuma gelirse gönül rahatlığı içerinde aşımı olacağım. Tabii ki bu karar beni bağlar, Başbakanımızın olmama hakkı var, benim de olma hakkım.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ Milliyet Gazetesinden Devrim Sevimay’a verdiği son röportajda “Siyasetçi bu konuda kendi başına karar veremez. Konunun dışında bir kimse bu aşıyı yaptırmayın derse o kimse yanlış bir şey söylemiş olur. Ben de siyasetçiyim, ama bu aşıyı neden yaptırın diyorum. Çünkü ben bu hususta bilimsel heyetlerin kendisine “Bu aşı yaptırılmalıdır” dediği bir bakanım da onun için. Zaten Başbakan da aşıyı yaptırmayın falan demiyor, kim böyle derse Başbakan’a haksızlık yapmış olur. Kendisine niçin aşı yapılmadığını söylüyor. Ayrıca kişisel bir tercih yapmış olsa bile siz yine bilim adamlarının söylediğine bakın diyor.” Görüşlerini kamuoyu ile paylaşmış.

Kesinlikle katılıyorum. Bu konuda doktorları dinleyelim…

Bu yazımı okuyan pek çok dostumun ayrıntılı bilgi almak için Mustafa Hoca’nın telefonunu çaldıracağını biliyorum. Mustafa Bey’in affına sığınarak bu yol anımı sizlerle paylaşmak istedim.

 

 “Uzungöl Üzerine Düşünceler….”

 

Samsun’dan Trabzon’a doğru devam eden seyahatimde görme planlarımın arasında bulunan UZUNGÖL’e de kısa bir süre de olsa uğrama imkanı buldum.

Uzungöl’e gitmek için Trabzon’dan Of’a oradan da 38 km bir yol kat ederek Solaklı deresinin yanından Çaykara’yı da görerek yaklaşık 1000 metre rakımlı göle ulaşabilirsiniz.  Yolda hiç sıkılma şansınız yok. Yemyeşil tepeleri ve buralara nasıl çıkıyorlar, nasıl yaşıyorlar düşüncelerinin “kim bilir manzaraları nasıl güzeldir” düşüncelerine karıştığı evleri ve camileri seyrederken yolun nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

 

getattachment.20091126104837..jpg

 

1090 rakımda karşınıza çıkan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alpler’in güzelliğini gölgede bırakacak kadar muhteşem….

 

Sisli ve karlı bir günde alışılagelmiş manzarası dışında, çevresini saran dağların üzerini gelinlik gibi örten karlı ve sisli elbisesi ile bizi karşılayan Uzungöl her şeye rağmen çok güzel…

Her şeye rağmen diyorum çünkü Uzungöl’ün güzelliğini gölgeleyen önemli problemler olduğunu gördüm.

   ·        İlk olarak gölün kıyısına sanırım taşkınlara karşı örülen duvar tabii dokuyu tamamen bozmuş.

   ·        Göl kıyısını dolaşacağınız yollar son derece sevimsiz.

   ·        Bir de ticari amaçlı yapılmış panayır havası veren pek çok küçük satış noktası ve otelcik…

Bu cennet parçasına hiç yakışmıyor. Yetkililerin ciddi ilgisine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Bunlar tabiî ki keyfe keder sorunlar. Güzel bir kahvaltı ve şömine başında çay içerken lapa lapa yağan karı seyretme keyfini de yaşayarak ayrıldığım Uzungöl’ü ilk fırsatta tatil programınıza dahil etmeye davet ediyorum.

NOT:Habername.com ailesinin Kurban Bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim. Saygılarımla…

unalsade@mynet.com

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 9318 defa okunmuştur
Nano Partikül nedir?
Mehmet Demir
Tavsiye ettigim sitede, nanopartiküller(4) tiklarsaniz, dördüncü haberin sonundaki resim,bu partiküllerin,Akcigeri eine hale getidiklerinin resmidir. Ayrica Peking de yapilan arastirmayla, bu partiküllerin öldürücülügü kanitlanmistir. Diger domuz gribi haberlerinide okumanizi tavsiye ederim. Google un tercüme özelliginden yararlanmalisiniz. Umarim yardimci olmusumdur.
02 Aralık 2009 Çarşamba 10:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Nano Partikül nedir?
Mehmet Demir
Cin ve Japonya da ki arastirmalarin sonunda, nano partiküllerinin öldürücülügü kanitlandi. Nanopartikül: 1 Metrenin milyarda birine denir. 1Np=0,000000001. Nanopartiküller hücreye bir yerlestimi, bir daha vücuddan atilamiyor. www.Lüegengrippe.Blogspot.com,da nano partikülle ilgili 4 haber,domuz gribiyle ilgili de 27 haber var. Hepsin dede, asilanan ölecek deniyor.
02 Aralık 2009 Çarşamba 09:53
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
açıklayıcı olsun
aaaa
sn mehmet demir yorumunuzu açmanız mümkün mü? "nano partikülleri"nedir ?biz anlamadık.okuyucuları daha ayrıntılı bilgilendirin lütfen."asi olan herkes ölecek"sözüyle ne demek istiyorsunuz?
29 Kasım 2009 Pazar 21:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Dikkat!Asi olan Ölecek!
Mehmet Demir
Nano Partikülleri Hücre delindikten sonra,Hücreye yerlesir. Hücre bir yara gibi bir süre sonra kapanir ve Nano Partiküller Hücre icerisinde Hapsolur.Bu Prozedürün sonu Ölümdür!!!
28 Kasım 2009 Cumartesi 09:46
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri