Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ünal SADE

Muhteşem Rezalet…

06 Ocak 2011 Perşembe

Muhteşem Rezalet…

 

Show Tv’de yeni bir dizi yayına başladı.

Muhteşem Yüzyıl...

Basında yer alan haberlere göre daha ilk bölüm bile yayınlanmadan;  yani sadece dizinin fragmanı kanalda dönmeye başlar başlamaz RTÜK’e rekor sayıda şikâyet yağmış.

RTÜK’de çalışan bir arkadaşımda bu bilgiyi teyit etti.

Fragmanın uyandırdığı izlenim gerçekten olumsuzdu.

“Geceyarısı Ekspresi” filminin yapımcıları bu filmi çekmiş olsalardı eminim daha olumsuz bir imaj çizemezlerdi.

Dizinin ilk bölümünü büyük bir merakla izledim. Fragmanda sadece dikkat çekmek için seçilmiş abartılı şeylerin dizi akışında çok yer tutmayacağını daha tarihe-kültüre uygun bir dizi ile karşılaşacağıma dair küçük de olsa bir umut içerisindeydim.

Ama yanılmışım.

Fragmanı bile gölgede bırakan bir senaryo ile karşı karşıya olduğumuzu üzülerek izledim.

Kanuni Sultan Süleyman:

Tahtı devraldığında Osmanlı Devleti 6.500.000 kilometre kare alana hükmederken vefat ettiğinde 15.000.000 kilometre kareye ulaşmıştı. Yani iki katından daha fazla büyümüştü.

Ömrü fetihlerde savaş meydanlarında geçti. Rodos, Belgrad, Bağdat, Tebriz, Macaristan...hep onun zamanında fethedildi. Akdeniz Türk gölü haline getirildi. Vefatı da Zigetvar’ın kuşatılması sırasında gerçekleşti. Yani savaş meydanlarında yaşadı ve orada öldü...

Deha seviyesinde bir devlet adamıydı. Devleti her şeyin bir esası olan “Hukuk Devleti” yapmaya kararlıydı. Kanunları yeniledi, eklemeler yaptı. “Kanuni” ismi oradan gelmekteydi...

Osmanlı’nın her alanda zirve yaptığı bir dönemin Sultanıydı. Bilim adamları, devlet adamları, din alimleri de bu dönemde şanına yakışır bir zirve noktadaydılar. (Mimar Sinan, Piri Reis, Sokullu, Zenbilli, Ebussuud...hep onun döneminde yaşayıp hizmet ettiler)

Muhibbi lakabıyla şiirler yazan başarılı bir şairdi. 3000’e yakın gazeli vardı.

 

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

 

Saltanat didükleri ancak cihan kavgasıdır

Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi

 

Sözleriyle meşhur olan şiirde O’na aittir.

Bu şiirle bile duygu dünyası tahlil edilebilecek Kanuni maalesef dizide tabiri caiz ise “rezil” edilmiştir.

Koskoca Kanuni Sultan Süleyman’ı anlatan yapım konak-ağa dizisi kurgusu içerisinde hazırlanmış. Dekorlar ve kıyafetler tarihi.. Bunun dışında her şey aynı. Temel unsur yine entrika, kadın, seks...

Saray; Padişah tarafından seçilmeyi bekleyen kadınlar, eşcinsel görüntülü Hadım Ağaları, hamam görüntüleri ile ucuz bir “randevuevi” görüntüsünde tasvir edilmiş.

Divan-ı Hümayunu “Besmele” ile açan, namaz kılıp dua eden Kanuni Sultan Süleyman her gece için ayrı bir kadın seçen ve seçtiği kadını içki içerek bekleyen bir “çelişki yumağı”, zevkperest garip bir despot olarak tasvir edilmiş.

Pek çok problem içeren dekor, müzik, kostüm konularına hiç girmeyeceğim.

Allah akıl versin yapımcılara. Umarım sağduyulu tarihçilerimiz gereken tepkiyi acil ve gerektiği ölçüde verirler.

Bu arada dostlarımdan da bir ricam var. Bu yazıyı “reklamın kötüsü olmaz” algısı içerisinde değerlendirmesinler. Yani bir merak da ben uyandırmış olmayayım. Lütfen RTÜK’e şikâyetlerimizi yansıtalım ki hem mevcut olanın ıslahına zemin hazırlayalım. Hem de yenilerine aynı mantıkla heveslenemesinler. Geleceğimizi kurgulamaya çalışanlar hiç değilse tarihe yalan şahitlik yaptıramasınlar.

Not: RTÜK iletişim merkezine 444 1 178 no.lu telefondan ulaşıp görüş ve şikâyetlerimizi kolayca yansıtabiliriz.

Ayrıca http://www.rtuk.org.tr/sayfalar/GorusOneri.aspx

web adresinden de form doldurmak suretiyle aynı işlemi gerçekleştirmemiz mümkün.

unalsade@mynet.com

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6366 defa okunmuştur
Yazık bizlere...
Zafer ÖZDEN
Üstad;Bilmiyorum bu ahlaksızlığa nasıl cevap vermek gerekiyor.Elimle mi? dilimle mi? yoksa en alt derecesi buğz mu edeyim.70 lerinde cihat meydanında şehit olmuş, fetva almadan adımını atmayan, gönlünün genişliğini anlayamayacağımız kadar engin ve Hak dostunu medyanın içinde böyle sergilenmesi sabırları zorluyor.Hassasiyetinize şükranlarımı sunuyorum.Saygılarımla....
13 Eylül 2011 Salı 11:06
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri