AHİR ZAMAN FİTNELERİ HAKKINDA HADİSLER

AHİR ZAMAN FİTNELERİ HAKKINDA HADİSLER

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

AHİR ZAMAN FİTNELERİ HAKKINDA-2
 

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

“Kureyş’ten bazı insanlar (ileride) insanları (fitne ile) ölüme sürükleyecekler!” buyurdu.

Ashâb-ı kiram:

“Yâ Resulallah! Biz o zaman ne yapalım?” diye sordular.

“Keşke insanlar onlardan uzak bulunsalar!” cevabını verdi. (Buhârî. Tecrîd-i sarîh: 1469)

*****************************************************************************************************************************

Zübeyr bin Adiyy -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir:

Haccac’dan başımıza gelenler hakkında Enes bin Mâlik -radiyallahu anh-e şikayet ettik.

‘Sabredin! Çünkü bundan sonra bu şimdikinden daha kötü bir zaman gelecektir, tâ ki Rabbiniz’e kavuşuncaya kadar. Bunu Peygamber’iniz -sallallahu aleyhi ve sellem-den böyle işittim.’ dedi.” (Buhârî - Tirmizî)

*****************************************************************************************************************************

Abdurrahman bin Abd-i Rabbi’l-Kâbe -radiyallah anh- şöyle demiştir:

Bir gün Abdullah bin Amr bin el-Âs -radiyallahu anhümâ- Kâbe’nin gölgesinde oturmuş, başında da halk toplanmış iken ben onun yanına vardım. (Bu esnada) Abdullah’dan şunu işittim:

“Biz bir yolculukta Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-in beraberinde idik. O, bir ara bir konakta konakladı. Bunun
üzerine kimimiz kendi çadırını kuruyor, kimimiz ok atışı yapıyor ve kimimiz otlayan hayvanı ile meşgul oluyordu. Bu sırada
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-in çağırıcısı: ‘Haydin namaza!’ diye çağrıda bulundu. Biz de hemen toplandık.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ayağa kalkarak bize şu hitabede bulundu:

"Benden önceki her peygamber üzerine kendi için hayır bildiği şeyleri ümmetine göstermesi ve şer bildiği şeylere karşı onları
korkutması şüphesiz ki bir hak bir görev oldu. Sizin bu ümmetinizin âfiyeti (yani dine zarar veren şeylerden selâmette
bulunması) evvelinde kılındı. Bu ümmetinizin son kısmının başına belâ ve hoşlanmayacağınız işler muhakkak gelecektir. Sonra
öyle fitneler gelecek ki bazısı diğer bazısını hafifletecek (yani sonra gelen fitne bir önceki fitneden şiddetli olacağından
öncekini hafif bırakacaktır). Artık mümin kul (bir fitne geldiğinde): ‘İşte beni helâk eden fitne budur!’ der. Bir süre sonra
o fitne geçer, bunun arkasından başka bir fitne gelir ve mümin kul: ‘İşte beni helâk edici fitne budur!’ der. Sonra o fitne
de açılıp gider. Artık kim cehennem ateşinden uzaklaştırılması ve cennete girdirilmesi kendisini sevindiriyorsa Allah’a ve
ahiret gününe iman eder halde iken ölümü gelsin ve insanlara kendisine yapmalarını arzu ettiği şeyleri yapsın.

Abdurrahman bin Abd-i Rabbi’l Kâbe -radiyallahu anh- demiştir ki:

“Bunun üzerine ben başımı topluluktan ileri sokarak (yani Abdullah -radiyallahu anh-ın yakınına sokularak): ‘Allah aşkına
sana soruyorum, bu hadisi Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-den sen kendin işittin mi?’ dedim. Abdurrahman demiştir ki:
Bunun üzerine Abdullah -radiyallahu anh- eliyle kulaklarına işaret ederek: ‘Bunu kulaklarım işitti, kalbim de belledi, iyice
belledi.’ dedi.” (İbn-i Mâce: 3956)

***Bu Hadis-i şerif’te fitne ve fesadın çoğaldığı zamanlarda müslüman bir kimsenin dikkat edeceği mühim hususlar beyan edilmiştir..!

*****************************************************************************************************************************

Abdullah bin Ömer -radiyallahu anh-der ki:

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in yanında idik. Fitnelerden söz etti, birçok fitneler anlattı. Hatta bir ‘Ahlâs’ fitnesine temas etti.

Dinleyenlerden biri:

‘Yâ Resulallah! Bu Ahlâs fitnesi nedir?’ diye sordu.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:

    ‘Ahlâs fitnesi; şiddetli düşmanlık yüzünden insanların birbirinden kaçması ve bir şey bırakmamak üzere mallarının yağma edilmesidir.’ buyurdu ve devam etti:

‘Sonra ‘Serrâ’ fitnesi vardır ki, bunun dumanı Ehl-i beyt’imden olan bir adamın ayakları altından tütecektir. Bu adam kendini
benden sanacaktır, halbuki benden değildir. Çünkü benim velilerim ancak takvâ sahibi olan kimselerdir. Sonra insanlar eğri,
kaburga kemiği üzerine oturmuş gibi bir adama beyat etmek üzere anlaşacaklardır. (Yani devam etmeyen bir sulh yapacaklardır).

    Bundan sonra ‘Duheymâ’ fitnesi vardır. Bu ümmetten kendisine şamar indirmediği bir tek kimse bırakmayacaktır. ‘Hemen
bitti, sona erdi!’ denildiği vakit yine devam edecektir.Bu fitne zamanında kişi sabah mümin akşam kâfir olacaktır.O kadar ki
insanlar iki kısma ayrılacaktır;Kendisinde nifak olmayan iman grubu ile kendisinde iman olmayan nifak grubu.Bu fitne meydana
geldiği vakit, o gün yahut ertesi gün Deccal’i bekleyin.’” (Ebu Dâvud - Hâkim)

*****************************************************************************************************************************

İmran bin Husayn -radiyallahu anhümâ-dan rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Bu ümmette yere batma, kılık değiştirme ve taşlaşma olacaktır.”

Bunun üzerine müslümanlardan bir kimse:

“Yâ Resulallah! Bu ne zaman olacak?” diye sordu.

Buyurdu ki:

“Şarkıcı kızlar ve çalgı âletleri türediği ve şaraplar içildiği vakit!” (Tirmizî: 2309)

*****************************************************************************************************************************

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Müslümanlarla yahudiler harbetmedikçe kıyamet kopmaz. Müslümanlar onları öyle bir öldürecekler ki, hatta yahudi taşın ve
ağacın arkasına saklanacak, taş veya ağaç da: ‘Ey müslüman, ey Allah’ın kulu! Şu arkamdaki yahudidir, hemen gel de onu
öldür!’ diyecektir. Yalnız Ğargad ağacı bunu demeyecek, çünkü o yahudilerin ağacıdır.” (Müslim: 2922)
 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.