Artık gençler evlilik istemiyor!

Artık gençler evlilik istemiyor!

Batı tarzı hayat artık evlilik kurumunu da sarsmaya başladı: Evlilik kurulamıyor.

Birçok kişi boşanmaların arttığından yakınıyor. Ama evlenme eyleminin mahiyetine kafa yoran nedense pek yok. Çocuklarımızı bu konuda yeterli bilinçlendirip bilinçlendirmediğimizi düşünen az.

Önceden erken yaşlarda yapılıyordu evlilikler; bu, erkekler için de, kızlar için de böyleydi. Zaman geçtikçe o yaşlardaki gençlerimiz 'çocuk' sayılmaya, evlilik yaşı da okul, askerlik, çalışma hayatına atılma derken oldukça geç bir yaşa ertelenmeye başlandı. Evlilik yaşı 30 yaşına kadar sarkmaya başladı. Peki, -düz bir hesap yaparsak- ortalama 15 yıl boyunca karşı cinse olan sevgi ve birliktelik ihtiyaçları nasıl karşılanıyor?

Modern ailelerdeki bakış artık müslüman ailelerde var

Önceden, şöyle bir genelleme yapabilirdik; evlilik hayalini genelde kadınlar kurar, en çok onlar ister, erkek bu konuda hayal kurmaz ve fazla da istekli olmaz. Belki ilk bakışta kadının duygusal yönden erkekten farklı oluşu aklımıza gelse de, durum böyle değil. Şöyle ki; şimdi biraz daha abartılmışsa da önceden de var olan bir şey var: Erkeğin kız arkadaşının olması aileler ve toplum için de yanlış görünmüyordu, öğretilmediği için, dolayısıyla kendisi için de. Sevgi ve birliktelik ihtiyaçlarını giderebildiğinden dolayı (büyük sorumluluk gerektiren) evliliğe istekli olması için pek bir neden kalmıyordu. Müslüman kimliğinden hoşlanmayan malum kesimi zaten hiç katmıyorum, bahsettiklerim müslümanlar için geçerli ne yazık ki. Şimdilerde kadınların da evlilik konusunda istekli olmadığını görüyorum; sebep maalesef aynı.

İslam böylesi bir evliliğin neresinde?

Önceden müslüman erkeklerin karşı cinsle arkadaşlıkları normalken, artık müslüman kadınların da böyle arkadaşlıklar kurması çok normal karşılanıyor. Bu yüzden kadınların da hayal kurmasına gerek kalmadı, çünkü kuracağı hayalleri bizzat yaşıyor. Evliliği artık neredeyse sadece aileler istiyor; önce anneler oğulları için 'güzel' bir kız buluyor, kendi onayından geçiyor ve daha sonra damat adayı ile gelin adayı tanışıyor. Bu görüşmede aslında konuşacak çok şey kalmıyor çoğu zaman; kız anne onayından geçmiştir; yani güzeldir, erkek de zenginse hiçbir pürüz kalmamış demektir. Ve batı tarzı bir düğün, batı tarzı döşenmiş ev, batı tarzı bir hayat... "İslam bu evliliğin neresinde?" diye soran tek kişi bile çıkmıyor.

Çocukların hayatındaki boşluk neden kaynaklanıyor?

Anlattığım evlilik örneğinin, bir kısım 'azınlık' dışında çoğu kişiye yabancı geldiğini zannetmiyorum. Müslümanca ölçülerle yaşanmayan hayatın sonucunda, ölçülü yapılmayan evliliklerin sonunun 'boşanma' olması bana çok da tuhaf gelmiyor. Ve zaten bahsettiğim şekilde yapılan evlilikler, çözülmesi gereken daha büyük bir sorun olarak duruyor. Çocukların gördüğü zarar yönünden bakarsak, bu tip evliliklerin içinde, İslam'ın gerçek anlamından yoksun olarak büyüyen çocuğun hayatındaki eksikliği hiçbir şey dolduramıyor.

Müslüman kimliğimizi yansıtmamamızın ve kültürümüzden kopmamızın sonucu bu oldu maalesef. Dinimizden, geçmişimizden cahil bırakıldığımız için; batının bize filmlerde, dizilerde sürekli 'sevgili'liği ve hatta nikahsız beraber yaşamayı normal gösterme çabalarının sonucunda, batı tarzı birlikteliği benimsedik ve evliliğin anlamını kaybettik. Allah affeder mi bilmiyoruz.

 

Emine Akçelik - dunyabizim.com

Etiketler :