Başörtüsü sorununu nasıl çözecekler?

Başörtüsü sorununu nasıl çözecekler?

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, CHP'den başörtüsü sorununu hangi yöntemle çözeceğini açıklamasını istedi.

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmesinde türban konusunun gündeme geldiğinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

"Bu veya şu sorunu çözerim diyenler bunu bir niyet beyanı olarak ucu açık, her istikamete çekilecek bir cümle ile formüle etmek yerine bunun detaylarını açıklamalıdır. Bir demokratik ülkede bir sorun nasıl çözülür? Bunun bin tane çözümü yoktur. Sınırlı sayıda çözümü var. Bu çözümlerden hangisi düşünerek bu sözler söyleniyorsa bunun açıklanması gerekmektedir. Elbette biz bu sorunun çözümünü arzu ediyoruz. Teşebbüste de bulunduk. Bu teşebbüs bugün halen netice vermediyse bunun sorumlusu CHP'dir. Anayasa Mahkemesi'ne CHP götürdü. Şimdi 'ben bunu çözerim' diyorsa, 'gözüme bak anlarsın' gibi bir yorumla değil, neyi nasıl çözecekse bunu çok net olarak söylemesi gerekir. Aksi taktirde bu seçim öncesi söylenmiş bir vaat olarak kalır. Biz bildiğimiz yöntemi denemeye çalıştık, belli bir yere kadar da getirdik, 411 milletvekilinin kabul ettiği bir çözümü CHP çözümsüzlük haline dönüştürdü. Şimdi bu düğümü çözmek vicdani sorumluluğundadır. Hangi yöntemle çözecekse çok da vakit kaybetmesin. Her türlü desteği vermeye hazırız."

"TERÖRLE MÜCADELENİN ÇOK YÖNÜ VAR"

Terörle mücadele konusunda son günlerdeki gelişmelerle ilgili soruya ise Çiçek şu cevabı verdi: "Terörle mücadele Türkiye'nin en öncelikli konusudur. Konularından bir tanesidir ama her zaman birinci gündem maddemiz olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin öncelikli konusudur. Hükümetimizin öncelikli konusu olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin öncelikli konusudur. Her MGK toplantısında bu konunun ele alındığını ifade etmeye çalıştık. Terörle mücadele statik durumu ifade etmiyor, dinamik süreçtir. Aldığımız tedbirleri her defasında gözden geçirmeniz gerekmektedir. Terörle mücadelenin bir çok yönü var. Bunların eş zamanlı sürdürülmesi icap ediyor. Bugüne kadar bu yeterince anlaşılamadı. Biz terörle mücadeleyi devlet olarak geçmişte asayiş güvenlik sorunu olarak gördüğümüz için daha çok çalışmalar, yasala düzenlemeler asayiş ve güvenlik boyutuna yönelik olmuştur. Hiçbir dönemde olmadığı kadar terörün bütün yönleriyle ele alındığı mücadele yürütüyoruz. Alınması gereken kararları varsa, bunları almaya çalışıyoruz. Hedefimiz terörün terörü gündemin arka sıralarına itilmesidir."

TEZKERENİN UZATILMASI YÖNÜNDEKİ KARARNAME İMZAYA AÇILDI

Yurtdışına asker gönderilmesine izin veren tezkerenin süresinin 17 Ekim tarihinde dolduğunun hatırlatılması üzerine Çiçek, bu konuda alınmış bir kısım tedbirler olduğunu ifade etti. Bunların devam etmesi gerektiğini belirten Çiçek, "Bunların başında 17 Ekim'de süresi bitecek olan yurt dışına asker göndermeyle ilgili tezkeredir. Meclis bize yetki vermişti, süresi doluyor. Tezkerenin uzatılması yönündeki Bakanlar Kurulu kararını bugün imzaya açtık. Meclis açıldığında 17 Ekim'e kadar bunu görüşeceğiz. Terörle mücadelede biz kararlıyız. Bu ülkede kan dökülmesinden, gözyaşı dökülmesinden elde edilecek bir sonucun olmayacağını herkesin görmesi lazım. Bizim ülkemizin bir kısım insanlarının devletinden bir kısım beklentiler varsa, şikâyeti varsa, talebi varsa bunu kan dökerek, kin dökerek değil, başkalarının ekmeğine yağ sürecek yol ve yöntemlerle değil demokratik talepler olarak Türkiye'nin gündemine gelmesi ve bu şekilde mücadelenin demokrasi atmosferi ve yasal zeminde sürdürülmesi gerekmektedir. "dedi.

"YASAL ZEMİNDE FAALİYET GÖSTEREN HERKESLE GÖRÜŞÜRÜZ"

BDP ile görüşmenin ardından 'diğer partilerle bir görüşmenin olabileceğini' söylediğinin hatırlatılması ve "CHP, MHP ve diğer partilerle bir görüşme olacak mı?" yönündeki soruya ise Çiçek, "Yasal zeminde faaliyet gösteren herkesle bu görüşmeleri yaparız. Bu noktada hiçbir ön şartımız da yok. Bu görüşmelerden somut bir sonuç çıksın diye de bir beklentimiz yok. Yasal zeminde herkesle elbette bir siyasi partiyle de geçmişte görüştük, şimdi de görüşürüz. Ancak üzerinde konuştuğumuz konu bir Türkiye sorunudur, sadece AK Parti'nin sorunu değil. Biz herkesle görüşürüz ama herkes herkesle görüşsün. Böyle bir konuda artık siyasi partilerimizin çözümünün netleşmesi lazım. Bu netleşme söz konusu olmadığından alınacak tedbirler noktasında iç tüketim malzemesi, iç suçlama ve iç politika malzemesi oluyor. Bu sorun AK Parti'nin değil siyaset kurumunun sorunudur. O nedenle BDP sadece bizimle değil anamuhalefet partisiyle de görüşmelidir. Anamuhalefet partisi başkalarıyla görüşmelidir. Bizde görüşürüz. Biz, 'başkaları görüşün biz kenarda duralım' demedik, demiyoruz. Bütün partiler görüştük, bundan sonra da görüşürüz. Görüşmenin ötesinde herkes özellikle siyasi partilerimiz çözüm noktasında çözümü ortaya koyabilirse ortak noktalardan hareketle sorunun çözümünü yapmak daha kolay olacaktır. Günümüz dünyasında sorunların çözümü yolunda cebire, şiddete, teröre başvurmak ilkelliktir, iptidai bir yöntemdir. Herkes bundan vazgeçmelidir. Çocukları öldürerek, kadınları kurşuna dizerek, yaşlıları katlederek bir yere varılamaz." şeklinde konuştu.

36 YASANIN DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR

Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda görüşülen konular hakkında da bilgi verdi. Çiçek, 12 Eylül referandumuyla Anayasa'nın 26 maddesinin değiştiğini ve bu değişikliğin hayata geçirilebilmesi için 36 yasanın çıkarılması ya da değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Çiçek, şu açıklamayı yaptı: "Bu düzenlemelerin aynı zamanda Avrupa Birliği müktesebatıyla da doğrudan ilgisi var. Çalışmaları etkin ve verimli sürdürebilmek açısından benim başkanlığını yürüteceğim bir uyum komisyonu kurduk. Müstakil görüşülmesi gereken yasalar varsa onları müstakil sevk edeceğiz. Değilse diğerlerini de uyum paketleri olarak geçmişten bildiğiniz gibi 10 tane uyum paketi çıkarmıştık 11. 12. uyum paketleri tarzında Meclis'e sevk edeceğiz. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, referandum sonrası yapısı değişecek olan HSYK kanun tasarısının ön taslağıyla ilgili Bakanlar Kurulu'na bilgi sundu. İşin mali yönü da hesaba katılarak ilgili Bakanlıklar ve kurum ve kuruluşların görüşü alındıktan sonra esas taslak Bakanlar Kurulu'na gelecek. Bir boşluk doğmaması için süratle geçmesi gerekiyor. Umuyoruz ki ilgili kurum ve kuruluşlar da 'Aceleye geldi' söylemine girmeden görüşlerini gönderirler. Değişiklikle bugün Adalet Bakanlığı'na bağlı olan Adalet Müfettişleri artık HSYK'ya bağlı olarak görev yapacak. Ayrı bir sekretaryası olacak. Bununla ilgili kadro ihdasları yapılacak. Ayrı bütçesi olacak. Seçim takvimi de başladı. Bunun müstakil bir yasa olarak ivedilikle çıkması gerekiyor."

Etiketler :