Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Tahir Kıran: "Rizespor'un hakkını kimseye yedirtmem"

Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Tahir Kıran: "Rizespor'un hakkını kimseye yedirtmem"

"(Galatasaray ile Oğulcan Çağlayan transferinde yaşadıkları anlaşmazlık) Yaptığımız tüm iyi niyetli girişimler ve uzlaşmacı tavrımız karşısında daha olgun bir tavır beklerdik. Galatasaray Kulübünün bu sorunu algı operasyonları ile farklı platforma...

İSTANBUL (AA) - Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Tahir Kıran, Galatasaray Kulübü ile futbolcu Oğulcan Çağlayan'ın transferi konusunda yaşadıkları anlaşmazlıkla ilgili çözüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, "Rizespor'un hakkını kimseye yedirtmem." dedi.

Ataköy Sheraton Otel'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Tahir Kıran, yaklaşık iki ay önce göreve başladıkları Çaykur Rizespor Kulübünde daha önce sorun yaşanılan tüm kesimlere dostluk elini uzattıklarını aktardı.

Söylem ve eylemlerinin bazı kesimleri rahatsız ettiğini anlatan Kıran, "Göreve gelirken dediğimiz gibi kavga etmeyeceğiz, savaşmayacağız. Ama hakkımız yendiğinde de sesimizi çıkarmasını biliriz. Gerektiğinde savaşmaktan kaçınmayız. Hakkımızı kimseye yedirtmeyiz. Bunun için yüreğimiz de var cesaretimiz de var inancımız da var. Ben Rizespor'un hakkını kimseye yedirtmem." ifadelerini kullandı.

Oğulcan Çağlayan konusunda Galatasaray Kulübü ile yaşadıkları sorunun nedeninin belli olduğunu vurgulayan Kıran, "Talimatlarda öngörüldüğü üzere kulübü ile sözleşmesi devam ederken bu sözleşmeyi haksız olarak fesheden futbolcu ve onu transfer eden yeni kulübünün feshin sonuçlarına katlanmasından ibarettir." diye konuştu.

Sorunun çözümü için daima iyi niyetli ve uzlaşmacı davrandıklarını anlatan Kıran, Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında görüştüğü Galatasaray Kulübü Başkanı Burak Elmas'a, "Siz de biz de göreve yeni geldik. Kucağımızda bomba bulduk. Gelin bu konuyu tatlıya bağlayalım. İki camianın arasındaki buzları eritelim." diyerek ilk adımı attığını ve müzakerelere başladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Görüşmeler sonrasında Başkan Burak Elmas ile Ali Yavuz Kol'u bonservisiyle birlikte almak, Yunus Akgün ve Atalay Babacan'ı ise kiralık olmak üzere ve ayrıca 450 bin avro karşılığında anlaşmaya vardım. Biz de bunun karşılığında davalarımızdan ve alacaklarımızın tahsili süreçlerinden vazgeçecektik. İşi evraka dökmek ve sonuçlandırmak için Galatasaray Kulübünde Şükrü Hanedar, bizde de Fahri Tatan'ı görevlendirdik. Futbolcularla anlaşmaya vardık. Yunus Akgün ile 2 milyon 500 bin lira, Atalay Babacan ile 1 milyon 500 bin lira yıllık ücret karşılığı anlaştık. Sonrasında önümüze öyle bir sözleşme geldi ki sözleşme değil sanırsın Sevr Anlaşması."

Galatasaray Kulübü tarafından gönderilen anlaşmanın ağır şartlar içerdiğini savunan Kıran, "Anlaşmaya göre öncelikle adı geçen futbolculara bedel belirlenmiş. Böylece Galatasaray Kulübü, futbolculardan gelir elde etmiş gibi görünecek. Amaç takım harcama limitlerini artırmak. Tabii bu arada Rizespor'un takım harcama limitine ne olacağı önemli değil. Oyuncu alışverişi gibi kurgulanan sözleşmeden doğacak KDV'ye Rizespor neden katlanacak sorusunun cevabı yok tahmin edeceğiniz gibi. Bonservisiyle alacağımız Ali Yavuz Kol'u bir başka kulübe satmak istediğimizde ön alım hakkı öngörülmüş, Rizespor'a futbolcu için verilen ve ciddi bulunan her teklif Galatasaray'a sunulmak zorunda. Rizespor, futbolcuyu istediği kulübe transfer edemez..." değerlendirmesinde bulundu.

 

- "Galatasaray Kulübü tarafından yapılmış bir şikayet yok ortada"

 

Tahir Kıran, Galatasaray Kulübü tarafından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu üyelerine yönelik şu ana kadar herhangi bir şikayet olmadığını ileri sürerek, "Olası olarak açılacak bir davada... Bakınız yine dikkatinizi çekerim. Galatasaray Kulübü tarafından yapılmış bir şikayet de yok ortada. Bir bardak suda fırtına koparan ve iki camianın arasının açılmasına neden olan Galatasaray Kulübünün hukuktan sorumlu başkan yardımcısı henüz bu konuda tek bir adım atmış bile değil." şeklinde görüş belirtti.

Galatasaray Kulübü ile yaptıkları görüşmelerin son döneminde Burak Elmas'ın telefonlarına cevap vermediğini anlatan Kıran, "Bu aşamaya geldiğimizde çarşamba günüydü. Burak Elmas'ı 4 kez aradım, telefonuma çıkmadı. Maalesef perşembe günü saat 17.00'ye kadar yanıt alamadık ve bizim için o defter kapandı. Nitekim saat 17.30 gibi Burak Elmas aradı bu kez de ben konuşulacak bir şey kalmadığı için başkanın telefonuna yanıt vermedim. Ardından Başkan Burak Elmas, özrünü belirten birçok mesaj attı. Mesajlar telefonumda, hukuksal bazı nedenler ve mevzuat gereği bu mesajları sizinle paylaşamıyorum. Kısacası sorunun bir bütün olarak çözümü açısından başlatılan görüşmelerin, başlangıç ve ilerleyişindeki samimiyet, sonuç bölümünde ortadan kalkmıştır. Bu durum arzulanan uzlaşının gerçekleşmemesindeki yegane nedendir." diye konuştu.

Tahir Kıran, Çaykur Rizespor ve Galatasaray kulüpleri dışında hiçbir kurum ve kişinin sürece dahil olmadığını dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yaptığımız tüm iyi niyetli girişimler ve uzlaşmacı tavrımız karşısında daha olgun bir tavır beklerdik. Galatasaray Kulübünün bu sorunu algı operasyonları ile farklı platforma taşıması her iki camia ve Türk futbolu üzerinde tarifi olmayan yaralar açmıştır. Kulübümüz hakkında el altından karalama kampanyasının başlatıldığının, futbol kamuoyunun yalan yanlış bilgilerle dikkatinin başka tarafa çekilmeye ve davanın asıl özünden uzaklaştırılmaya çalışıldığının farkındayız. Haksız ithamlarla üzerimize gelenler, çeşitli platformlarda 'troller'le sponsorlarımız üzerinden bize saldırmaktalar. Umarım bu 'troller' Galatasaray camiası tarafından yönlendirilmemiştir. Çünkü bu durumda kendi sponsorlarına bakmayı unutmuş durumdalar."

 

- "1 milyon 200 bin avromuzu çok çabuk bir şekilde ödesinler"

 

Tahir Kıran, Galatasaray Kulübü tarafından TFF Tahkim Kurulu ile ilgili açılan bir davanın olmadığını tekrarlayarak, "Bizim o konuyu kovalamamızın sebebi, böyle bir davayı kazanırlarsa eğer dönüp, 'Bakın biz bu davayı kazandık, haklıydık.' diyerek tekrardan Rizespor'a dava açmalarının önünü kesmek. Tahkim Kurulu ile bizim alakamız yok. Bizim tek düşündüğümüz Rizespor'un menfaatleri." şeklinde görüş belirtti.

Çaykur Rizespor'un Oğulcan Çağlayan'ı 1 milyon 200 bin avro bedelle renklerine kattığını belirten Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rizespor belki bu adamı 5 milyon avroya, 8 milyon avroya satacaktı. Biz verdiğimiz parayı dahi alamıyoruz. Bir de biz haraç alıyormuş oluyoruz. Biz kimseden haraç falan almıyoruz. Siz bizi gasp ediyorsunuz. Ama bizi de kimse gasp edemez. Neymiş efendim Marcao'ya 8 maç verilmiş, PFDK kararlarıyla denk gelmiş... Ben onu mu hesaplıyorum. Ben de şimdi PFDK'ye diyeceğim ki 'Az ceza verdiniz.' Fenerbahçeli futbolcu Jailson, Galatasaraylı bir futbolcuya bir tokat attı diye 8 maç ceza verdiniz. Galatasaraylı futbolcu 30 metreden koşarak geliyor, bir kafa atıyor, yetmiyor iki yumruk atıyor, ona da 8 maç veriyoruz. Ona 10 verecektiniz. Buna ne diyeceksiniz? Böyle fütursuzca kulüp yönetme şekli yok. 1 milyon 200 bin avromuzu çok çabuk bir şekilde ödesinler. Ayrıca 506 bin 275 liramızı son kuruşuna kadar ödesinler. Hiç öyle yalandan yere kıvırmasınlar."

Çaykur Rizespor Kulübünün menfaatlerini korumak için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Kıran, "Birkaç kelime de hafta sonu maçımızda yaşanan talihsizliğe değinmeden edemeyeceğim. Hani biz TFF tarafından kollanıyormuşuz ya. Nasıl kollandığımızı sanırım bu hafta bütün Türkiye gördü. Daha ligin başında bu tür bir haksızlığa uğramanın üzüntüsü içindeyiz tabii. Hakemler hakkında konuşmak istemiyoruz. Ama gerçekten de bu, kabul edilebilir bir performans değil. Bunun art niyetli olmadığını, hakemin kötü performansından kaynakladığını düşünmek istiyorum. TFF'nin bu konuda çok hassas olacağı inancındayım." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.