Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun üniversite tercih etkinliğinde konuştu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun üniversite tercih etkinliğinde konuştu

"İleride ne yaparsanız yapın, hangi alanda ilerlerseniz ilerleyin, ilkeli duruşunuz, sizi var eden en değerli kazanımınız olacaktır. Bugünün dünyasında her birimizin gösterdiği çaba ve çalışmalar, kendi kariyerlerimize hizmet etmeyecek, aynı zamanda...

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gençlerin ilkeli duruşlarının, en değerli kazanımları olacağını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızla yakın çalıştığım süre içerisinde edindiğim en değerli tecrübeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum: 'Her ne olursa olsun, ülkemizin aleyhine olacak hususlarda dik duruşumuzdan asla taviz verilmez, milletimizin menfaatine olacak hususlarda asla geri adım atılmaz.' Bu çok önemli bir ilkedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretinin merkezinde olan bir ilkedir. Bu ilkenin örnek alınması çok önemli." dedi.

Fahrettin Altun, İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi işbirliğiyle online düzenlenen üniversite tercih etkinliği TercihFest'in açılışında yaptığı konuşmada medya alanında yaşanan çoğullaşmaya paralel olarak teknoloji ve dijitalleşmenin medya alanında da yeni imkanları beraberinde getirdiğini söyledi.

Medyanın, dijitalleşmenin en çok ve hızlı hissedildiği alanlar arasında başı çektiğine işaret eden Altun, medya alanında üretimin de tüketimin de bir dönüşümden geçtiğini anlattı.

Yeni medya araçlarının insan hayatındaki hacmi ve etkisini her geçen gün nasıl artırdığının görüldüğünü belirten Altun, şöyle konuştu:

"Biz sosyal medyayı kullandıkça, onu tükettikçe hep birlikte bir sanal gerçeklik alanı inşa ediyoruz. Her birimiz onun içine giriyoruz. Dahası bu sanal gerçeklik alanı beraberinde adeta bir siber vatan üretiyor. Yetmiyor bir de siber kimlikler yaratıyor. Hepimizin sosyal dünyadaki gerçek kimliklerinin yanında belki siber alanda sanal kimlikleri var. Böylece sosyal medya ve dijital teknolojiler, hayatın kendisi haline dönüşürken, bir yandan da karşımıza siber kamusal alan dediğimiz bir gerçeklik çıkıyor. İşte bu noktada, siber kamusal alanda yer almak ve bu alan için içerik ve söylem geliştirmek hayati bir önem taşıyor. Siber süreçlere entegre olmak ve sosyal medyayı doğru ve etkin şekilde kullanmak artık bir lüks değil, bir zorunluluk halini almış durumda."

- "Hakikat aşığı genç iletişimcilere ihtiyacımız var"

Fahrettin Altun, sosyal medyada üretilen içeriklerin zaman zaman gerçeği "tahrif ettiğini", "illüzyonlarla dolu bir sahne" çıkardığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Sosyal medya merkezli enformasyonun kısa süre içinde çok geniş kitlelere yayılması ve sosyal medyanın anında geri bildirim alma imkanı sunması bir siber kuşatmayı da beraberinde getirebiliyor. Bu açıdan genelde yeni medyanın, özelde sosyal medyanın bilinçli ve uyanık iletişimcilere ihtiyacı olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Bilinçli, sahici bilginin peşinde koşan, hakikat aşığı genç iletişimcilere ihtiyacımız var."

Sosyal medyanın en büyük sorununun da "kaynağın güvenilirliği" olduğuna işaret eden Altun, sosyal medyada kullanıcıların birer tüketici olmanın ötesinde aynı zamanda içerik üreticileri olduğunu hatırlattı.

"Maalesef sosyal medyada yalan, eksik ve yanlış bilginin yayılma hızı, doğru bilgiden çok daha yüksek." diyen Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O nedenle sosyal medya içeriklerini incelerken bu vesileyle özellikle şüpheci olmanızı, paylaşımların kaynağını sorgulayarak hakikatin peşinden gitmenizi salık vermek istiyorum. Günümüzde gerçek ve kurgu arasındaki sınırlar ortadan kalkmaya başlamış durumda. Algılar, neredeyse gerçeklerden baskın halde. Tam da bu ortamda, sosyal medyanın manipülasyon amacıyla kullanıldığı bir zeminde, insanların hakikat ile yalan arasındaki farkı görmesi için bir tür 'dijital medya okuryazarlığı'na ihtiyacımız var."

Fahrettin Altun, sosyal medyanın "değer-bağımsız bir ortam" olmadığını, yansız, tarafsız, objektif bir platformdan da bahsedilemeyeceğini söyledi.

"Kendisi aktör olmak isteyen, özne olarak hareket etmek isteyen bir platformdan" bahsedildiğini belirten Altun, "Yabancı devletlerin, şirketlerin ve hatta terör örgütlerinin kendi çıkarları adına istihbarat toplamaya, propaganda yapmaya ve insan kaynağı devşirmeye çalıştıkları bir ortamdan bahsediyoruz." dedi.

Siber güvenliğin bu bağlamda devletlerin büyük mücadele alanlarından biri haline geldiğini vurgulayan Altun, genç iletişimciler ve sosyal bilimcilere çok iş düştüğünü dile getirdi.

Gelişen teknoloji ile bilginin yayılması ve iletişim süreçlerinin daha kolay hale gelmesinin yeni dönemin artılarından olduğuna değinen Altun, şunları söyledi:

"Ancak unutmamak gerekir ki kolay ulaşılan ve kolay dağılan bilginin, bilgi kılığına girmiş malumatların doğruluğu noktasında çok daha meşakkatli bir dönemi yaşıyoruz. Hakikatin, gerçeğin, doğrunun göz ardı edildiği, yok sayıldığı, hatta zaman zaman itibarsızlaştığı bir dönem bu. Yalan siyaseti, kamusal siyasetin yeri geliyor ki merkezine oturuyor. İletişimcilerin gerek bugün gerekse de önümüzdeki süreçte üzerine en çok eğilmeleri gereken konu, bilgiye olan güvenin nasıl sağlanacağı konusudur. Gerçeğe, hakikate olan güvenin nasıl sağlanacağı konusudur. Yalan siyasetinin nasıl tarumar edileceği, nasıl itibarsızlaşacağı meselesidir. Çünkü yalan siyaseti sadece siyasal alanla sınırlı bir husus da değil. Gündelik hayatın hemen her alanında karşılık bulan ve ne yazık ki kamusal alanı tahrif eden bir olumsuzluktan bahsetiyoruz."

- "Kara propagandalarla mücadele gibi bir rolümüz var"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kurulan İletişim Başkanlığının da "hakikat savunuculuğu" noktasında üzerine düşeni yapmaya gayret ettiğini belirten Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çerçevesini çizdiği şekliyle Türkiye markasını güçlendirmek, devlet ve millet arasındaki iletişimi daha sağlıklı hale getirmek, medya sektörüne kamu adına katkıda bulunmak için kurulduklarını söyledi.

Türkiye'ye yönelik haksız ithamlara karşı mücadele etmek gibi bir rolleri de olduğunu anlatan Altun, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat yürüttüğü ve adına 'Lider diplomasisi' dediğimiz diplomasi faaliyetlerinin destekleyicisi olarak bu alanlarda çalışmalarımızı kararlılıkla yürütüyoruz." diye konuştu.

Sosyal bilimlerin bütün alanlarındaki parlak zihinlerin yürüttüğü çalışmalara gençlerin katkılarına büyük önem verdiklerini dile getiren Altun, gençlere şu tavsiyelerde bulundu:

"İleride ne yaparsanız yapın, hangi alanda ilerlerseniz ilerleyin, ilkeli duruşunuz, sizi var eden en değerli kazanımınız olacaktır. Bugünün dünyasında her birimizin gösterdiği çaba ve çalışmalar, kendi kariyerlerimize hizmet etmeyecek, aynı zamanda ülkemizin bir kazanımı olacaktır. Bu noktada da kendinize her zaman şu soruyu sormanızı öneririm: 'Ülkem için, milletim için, çevrem için nasıl bir katkı sunabilirim?' Bu soruyu sorun, bu sorunun peşinden gidin. Emin olun hem bunları yapacak hem de kendinize çok ama çok değerli katkılarda bulunacaksınız. Bu bağlamda hiçbir zaman katkınızı küçümsememelisiniz. Zira kendi alanınızda gerçekleştirdiğiniz başarı, tüm milletin başarısı olarak tarih sayfalarında yer bulacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızla yakın çalıştığım süre içerisinde edindiğim en değerli tecrübeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum: 'Her ne olursa olsun, ülkemizin aleyhine olacak hususlarda dik duruşumuzdan asla taviz verilmez, milletimizin menfaatine olacak hususlarda asla geri adım atılmaz.' Bu çok önemli bir ilkedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın gayretinin merkezinde olan bir ilkedir. Bu ilkenin örnek alınması çok önemli."

- "Fikirlerinize güvenin"

Gençlere doğru bildiklerinden şaşmamalarını da öneren Fahrettin Altun, gençlerden istişareye, farklı fikirlere açık olmakla birlikte fikirlerine güvenmelerini tavsiye etti.

Teknolojinin dönüşümüyle kültürlerin ve bilgiye duyulan ihtiyacın da farklılaştığını anlatan Altun, bu süreçte farklı kesimlerden insanların tecrübelerinin gençlere ışık olacağını söyledi. Tecrübeleri dinlemenin gençlere imkan ve çerçeve sunacağını belirten Altun, yapacakları tercihlerin kendilerini ipotek altına almasına da izin vermemelerini istedi.

"Her zaman başka bir yol vardır ama gayret en önemli silahınızdır." diyen Altun, hayatın her aşamasındaki tercihlerin ülkeyi daha güzel yarınlara götüreceğini dile getirdi.

Üniversitede bölüm seçiminin meslek ve istihdam boyutu da olduğuna değinen Altun, "Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki İnsan Kaynakları Ofisimiz bu doğrultuda 'ÜniVeri' adıyla her yıl yükseköğretim kurumlarının istihdamla ilgili performansını ortaya koyan ve üniversite tercihi yapacak adayların bölümler hakkında nitelikli bilgiler edinmelerini hedefleyen bir rapor yayınlıyor. ÜniVeri, bu özellikleri ile adayların yanı sıra eğitim kurumları, rehber öğretmenler ve ebeveynler için de bölümler hakkında objektif bilgi edinebilecekleri bir kılavuz niteliği taşıyor. Özellikle gençlerimizden ricam tercih sürecinde bu rehberi de dikkatli bir şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı.

Gençlere tercih yaparken bireysel özellikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurmalarını öneren Altun, üniversitelerin sunduğu imkanlar ve bölümlerin içeriklerini incelemenin önemine işaret etti.

Tercih dönemindeki öğrencilerin kariyer yolunda ilk adımı attıklarını bilerek bu süreci yönetmesi gerektiğini belirten Altun, "Kendi bireysel özellikleriniz ile üniversite ve bölümlerin özellikleri arasında bir uyuşma olmasına dikkat etmek yararlı olacaktır. Bölüm seçimi yaparken lise dönemi akademik performansınızı, ilgi alanlarınızı, potansiyel beceri alanlarınızı ve kariyer hedeflerinizi göz önünde bulundurarak uygun alanlara yönelin." şeklinde konuştu.

Fahrettin Altun, gençlerin üniversite eğitimleri döneminde ilgi ve yeteneklerini keşfederek alanlarında uzmanlık kazanabilmeleri için stajın da önemli bir imkan sunduğuna işaret etti.

Özellikle sosyal bilimler alanında eğitim alacak gençlerin staj konusuna özel önem vermeleri gerektiğini vurgulayan Altun, "Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı olarak yükseköğretimde kalitenin artırılması, kamu ve özel sektörün ihtiyaç duydukları yeteneklere doğrudan ve ülkemizin her yerinden ulaşabilmeleri amacıyla tüm üniversite öğrencilerimize, şeffaf ve liyakate dayalı değerlemelerle fırsat eşitliği sağlayan Staj Seferberliği programını başlattık. Bu programı şimdiden takip etmenizde fayda görüyorum." dedi.

Fahrettin Altun, üniversite tercihlerindeki karar arifesinde, yol gösterici olması için TercihFest gibi bir etkinlik düzenleyen herkese teşekkür etti.

(Bitti)




 

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.