Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Taksim Camii'nde cuma hutbesini okudu

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Taksim Camii'nde cuma hutbesini okudu

"Büyük bir hasret daha sona erdi. Okunan salalar ve Ezan-ı Muhammediler, getirilen tekbirler Taksim Camii'nde ve tüm gök kubbede yankılandı"- "Fethi İstanbul, Peygamber Efendimizin müjdesi, Ashab-ı Kiram'ın arzusu, Hz. Ebu Eyyüb el-Ensari'nin...

İSTANBUL (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Taksim Camii'nin açılmasıyla büyük bir hasretin daha sona erdiğini belirterek, "Okunan salalar ve Ezan-ı Muhammediler, getirilen tekbirler Taksim Camii'nde ve tüm gök kubbede yankılandı." dedi.

Erbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı, cuma namazıyla ibadete açılan camide, cuma hutbesini okudu.

"İslam'ın Yeryüzündeki Mührü Camiler ve Fethi İstanbul" başlıklı hutbede Erbaş, 10 ay önce Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin tekrar ibadete açılmasının heyecanının milletçe yaşadığını söyledi.

Bugün de tarihi bir ana şahitlik edildiğini dile getiren Erbaş "Büyük bir hasret daha sona erdi. Okunan salalar ve Ezan-ı Muhammediler, getirilen tekbirler Taksim Camii'nde ve tüm gök kubbede yankılandı. Bizleri böylesine müstesna bir günün şahitleri kılan Cenabıhakk'a sonsuz hamd-ü senalar olsun. Camilerimizin ilk imamı ve hatibi, Fahr-i Kainat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'ya salat ve selam olsun." dedi.

Erbaş, yıllarca Taksim'de böyle bir caminin yapılması için büyük bir iştiyakla mücadele eden ancak bu günleri göremeden hasretle dünyadan göçüp giden büyüklerin olduğunu belirterek, caminin tamamlandığını ve ezanların minarelerinden yükseldiğini söyledi.

Caminin, İstanbul'un fethi için Fatih Sultan Mehmet'in gemileri üzerinden yürüttüğü arazide yapıldığını ve açılışın da fetih günlerine tevafuk ettiğini kaydeden Erbaş, camiyi görme bahtiyarlığına nail olan Fatih'in torunlarına ve Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştaki gençlere seslendi.

Gençlerin, caminin ezanlarını dinleyerek, halıları üzerinde secde ederek, kütüphanesinde kitap okuyarak, hocaların derslerine devam ederek, bu ulu mabetten doya doya istifade edeceğini belirten Erbaş, caminin imar ve inşasında görev alanlar için dua ettiğini dile getirdi.

Erbaş, bir vuslat gününde Taksim Camii'nde Rabb'in huzurunda olunduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Camilerimiz, yüce Allah'a topluca kulluğumuzu arz ettiğimiz müstesna mekanlardır. Allah'ın evi, müminlerin eseri olan camilerimiz, yalnızlıktan bunalan ruhlarımıza şifa, hayat telaşıyla yorulan gönüllerimize devadır. İlim ve hikmet pınarı, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür. Camiler şehirlerimizin kalbi, aziz milletimizin ve Ümmet-i Muhammed'in en huzurlu, en güvenli sığınağı ve İslam'ın yeryüzündeki mührüdür. Aziz Müslümanlar, camilerimiz, minarelerinden yankılanan Ezan-ı Muhammedi ile bizi tevhide, vahdete, birlik beraberliğe ve ibadete davet eder. Mümin gönüller, saf ve tertemiz yürekler, bu kutlu mabetlerde bir araya gelir, Yüce Yaratan'a kul olmanın lezzetine varır. Din-i Mübin-i İslam'ın hikmet ve rahmet yüklü mesajlarına, sahih dini bilgiye bu mübarek yerlerde ulaşır. Çocuklarımızın tertemiz dimağlarına Allah ve Peygamber sevgisi bu kutlu mekanlarda aşılanır. Cami ve mescitleri inşa ve ihya edenlere vaat edilen övgüye, müjdeye nail olmak için Müslümanlar birbirleriyle yarışır ve yardımlaşır."

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sözlerinden alıntılar yaparak, camilerin imar, inşa ve ihyasına öncülük eden, destek olan, yardımda bulunanlardan Allah'ın razı olması temennisinde bulundu.

Erbaş, Allah'ın camilere hakkıyla sahip çıkabilmeyi, camilerin ifade ettiği anlam ve değerleri hayata aktarabilmeyi, her camiyi bir ilim irfan ve bilgi hikmet merkezi yapmayı nasip eylemesini diledi.

- "Bu fetih, Mekke, Medine ve Kudüs ile İstanbul'u kardeş kılan bir fetihtir"

Erbaş, bugün yaşanılan ikinci büyük heyecan ve sevincin fetih olduğunu belirterek, yarın İstanbul'un 568. fetih yıldönümü olduğunu hatırlattı.

İstanbul'un fethinin sadece bir şehre hakim olmaktan ibaret olmadığını dile getiren Erbaş, "Fethi İstanbul, Peygamber Efendimizin müjdesi, Ashab-ı Kiram'ın arzusu, Hz. Ebu Eyyüb el-Ensari'nin hayali ve ecdadımızın sevdasıdır. Bu fetih, çağ kapatıp çağ açan yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu fetih, Mekke, Medine ve Kudüs ile İstanbul'u kardeş kılan bir fetihtir. İslam'la müşerref olan ve devraldığı İslam sancağını bir daha bırakmayan aziz milletimizin İlay-i Kelimetullah aşkı, Allah'ın adını yüceltme gayreti tarih boyunca hiç eksik olmamıştır. Bu uğurda yılmadan, yıkılmadan, seferden sefere, zaferden zafere koşan şanlı ecdadımız, Malazgirt Zaferi ile Anadolu'yu bizlere vatan kılmıştır." diye konuştu.

Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden alıntılar yapan Erbaş, şunları kaydetti:

"Bugün bize düşen, ecdadımızın aziz hatırasını ve şanlı mirasını gelecek nesillere aktarmaktır. 'Din ü devlet, mülk ü millet' yolunda var gücümüzle gayret göstermektir. Birlik ve beraberliğimizden asla ödün vermemektir. Unutmayalım ki, 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Yedi düvel de üzerimize gelse, vatanımızı bölemeyecek, bayrağımızı indiremeyecektir. Mabetlerimizin göğsüne asla namahrem eli değmeyecektir. Dinimizin temeli ve şehadetleri olan Ezan-ı Muhammedi, ebediyen yurdumuzun üstünde inlemeye devam edecektir. Hakk'a tapan aziz milletimiz, ilelebet istiklalini ve hürriyetini muhafaza edecektir. Bu vesileyle cennet vatanımızı bizlere emanet bırakan aziz şehitlerimize ve ebediyete göç eden kahraman gazilerimize Cenabıhak'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet, makamları ali olsun."

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.