Emniyetten Bir Şok Rapor Daha

Emniyetten Bir Şok Rapor Daha

Emniyet mahkemeye gönderdiği yazıda 'Amirallere suikast' davası sanıklarının bir yapılanma olduğunu belirtti

Amirallere suikast davasında mahkemenin Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan istediği 'sanık Faruk Akın ve arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede bahsedildiği üzere bir silahlı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleri ile ilgili çok detaylı bilgilerin gönderilmesi' yazısına cevap geldi. Gelen yazılarda TSK, söz konusu konularla ilgili bilgi bulunmadığını belirtti. Emniyetten gelen yazıda ise yasal olmayan faaliyetleri de kullanarak devlet otoritesini baskı altına almak isteyen, hiyerarşik olarak bir üst yapıdan talimat alan bir yapı olduğu belirtildi. Emniyetin yazısında yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına ise eldeki deliller ışığında mahkemenin karar vermesinin uygun olacağının değerlendirildiği ifade edildi.

Genelkurmay Başkanlığı, mahkemenin sorusuna tek cümle ile cevap verdi. Genelkurmay cevabında, "Söz konusu konular hakkında Genelkurmay Başkanlığında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır." dedi.

 

Aynı soruya Emniyet Genel Müdürlüğü'nden 6 sayfalık cevap yazısı geldi. Emniyet, söz konusu iddianamenin incelendiğini belirttiği cevabında Türk Ceza Kanunun terörlü mücadele konusundaki maddelerine yer verdi.

 

'Faruk Akın ve arkadaşları tarafından hazırlanan iddianamenin delillerle birlikte bir bütün olarak incelendiğinde' diyerek görüşünü açıklayan emniyet, cevabında şu maddelere yer verdi;

 

1- Yasal olmayan faaliyetleri de kullanarak kendi amaçları doğrultusunda Devlet otoritesini baskı altına almak, yönlendirmek, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmak ve neticede devlet otoritesini ele geçirmek şeklinde siyasi bir amacın olduğu,

 

2- Askeri şahıslarla sınırlı kalmayarak, sivil şahısları da bünyesinde barındıran bir örgütlenme olduğu ve hiyerarşik olarak bir üst yapılanmadan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ettiği,

 

3- 'Başkanımızdan', 'Emir yetkisi' , 'Yönetim kadrosu' , 'Proje lideri', 'Emir-Komuta Zinciri' şeklindeki tabirlerden anlaşılacağı üzere hiyerarşik bir yapının mevcut olduğu,

 

4- Düzenli toplantılar gerçekleştirildiği, karar alma mekanizmasının bulunduğu ve bu kararların alınan talimatlar doğrultusunda uygulamaya geçirildiği,

 

5- Faaliyetlerin devamlılığının sağlanması adına ödüllendirme yöntemiyle örgüt içi motivasyonunun sağlandığı,

 

6- Cebir ve şiddet amaçlarına ulaşmada bir araç olarak kullanabilecek yapı olduğu,

 

7- Amaçları doğrultusunda her türlü legal ve illegal oluşum ile işbirliği yapabilecek veya söz konusu oluşumların sahip olduğu araç ve gereçleri kullanabilecek bir yapı olduğu,

 

8- Kendi fikirleri paralelindeki şahısların askeri okullara girişinin sağlanmaya çalışıldığı,

 

9- Kişilerin özel hayatlarına ait hassas verilerin dosyalanarak uzun vadade amaçları doğrultusunda istenileni yapmak ve istenmeyeni engellemek adına santaj amaçlı kullanılmasının hedeflendiği,

 

10- 'İhtiyaca göre aidatlar arttırılsın', 'Gerekli olan para kaynakları ile irtibat kuracak şahısların belirlenmesi' vb. ifadeler dikkate alındığında finans temin edebilmek için çalışıldığı anlaşılmıştır.

 

Emniyet yazısının sonunda şu görüşe yer verdi, "Belirlenen bu amaçlar doğrultusunda üçten fazla kişinin bir araya geldiği, hiyerarşik bir yapının olduğu, gizliliğin esas alındığı, görev dağılımının yapıldığı, eleman-finansal kaynak temini ve üyelerinin eğitimi gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, yapılan iş bölümü çerçevesinde görevli grupların faaliyet alanlarına ilişkin raporlar sunarak örgütlü bir yapının hayata geçirildiği görülmüştür."

 

Bu bilgiler ışığında, iddianameye konu yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına, kovuşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan mahkemenizce karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

 

Etiketler :