Erdoğan: Vicdanlar o kayıtları silmez!

Erdoğan: Vicdanlar o kayıtları silmez!

Erdoğan, Danıştay saldırısı görüntülerinin silinmesi olayında bakın neler söyledi:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Danıştay saldırısıyla bizi özdeş hale getirmek istediler. Bizim kutsallarımıza, değerlerimize saldırdılar ve olaylarla özdeş hale getirmek istediler ama işin gerçeği çıktı meydana. Daha birçok gerçekler çıkıyor ortaya ama ortaya çıktıkça bunlar zannediyorlar ki 'Biz bunu kaşırsak buradan yıkarız bunları'. Halbuki kaşıya kaşıya attıkları manşetlerin altından kendileri çıkıyor'' dedi.

AK Partili milletvekillerinin Anayasa değişikliğine ilişkin oylamasırasında kontrol edildiğine ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Erdoğan, ''Muhalefet kendine göre bir tuzak oluşturmuş. 'Acaba ne yapalım, nasıl tuzaklar kuralım, tezgahlar oluşturalım da geleceğe yönelik kumpası farklı bir şekilde oluşturalım'. Önce 'Bu bir RTE projesidir', 'Bu bir hükümet tasarısıdır' dediler. Ne alakası var? Bu 264 milletvekilinin teklifidir. Burada herkesin gözü önünde o kulübeye kim, nasıl giriyor görülüyor'' diye konuştu.

Milletvekillerinin bir zarf ve üç pulla oy kullanmak üzere kulübelere girdiğini ve oylarını kullandıklarını anlatan Erdoğan, AK Parti olarak ''Bize iki tane ıskartayı getirin'' demediklerini, bir muhalefet partisinin ise milletvekillerine ''ıskartaları getirin'' dediğini söyledi. 

Kamuoyunda sistemli bir şekilde, ''AK Parti'nin çoğunluğuna güvenerek hiç kimsenin görüşünü kaale almadığı, uzlaşma aramadığı'' yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığının ileri sürülmesi üzerine Başbakan Erdoğan, hazırladıkları Anayasa değişiklikteklifinin yüzde 70'inin yüksek yargı organlarınca yapılanöneriler içinden hazırlandığını kaydetti.

Erdoğan, ''Bizim hazırladığımızteklif aslında toplumsal bir sentezdir. Bunu biz değil de CHP'li arkadaşların ağırlıkta olduğu bir grup getirseydi, böyle bir teklifi onlar hazırlamış olsaydı inanın bu ses çıkmazdı. Biz isteklerin sentezini topladık'' dedi.

AK Parti'nin, 2007 seçimlerinden önce yeni bir anayasa hazırlanması için çalışma başlattığının ancak bu sürecin belli bir süre sonra tıkandığının belirtilmesi ve ''(2007 seçimlerinden bu yana geçen sürede neden bugüne kadar o Anayasa değişikliğiyapılmadı) yönünde eleştiriler var'' sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Biz çok farklı badirelerden geçtik. Bu badireleri herkes unutuyor, hem de çok çabuk unutuyor. Tabii bu sıkıntıların yaşandığı o dönemde bizler yol haritamızı çizmiş ve 1 Nisan 2008'de demiştik ki 'Artık bu teklifi parlamentoya sunalım'. Böyle bir noktaya gelmiştik. Orada bir 14 Mart durumu yaşadık. Tabii ister istemez bu bizim süreci aksattı. Bunun nasıl pişirildiği de enteresan. 'Google'lardan hazırlanarak ortaya çıkarılan bir şey. Buna benzer gayretleri şimdi de zaman zaman görüyorsunuz. Bunlar şimdiyeni yeni ifşa olmaya başladı. Peki bu olaylarıyaşayanlar veya bu toplumayaşatmak isteyenler hiç nedamet duygusu içinde oluyorlar mı? Hiçbir şey söylüyorlar mı? Bize neler söylediler? Danıştay saldırısıyla bizi özdeş hale getirmek istediler. Kocatepe'deki sendromu biliyorsunuz. Arkadaşlarımıza neler yaptıklarını gördünüz. Peki bütün bunu yapanlar acaba şu anda pişmanlık duyuyor mu? Oraya geliş nedenleri çok başkaydı ama bakın şimdi çıkan netice ne oldu? Ergenekon oldu. Dosyalar birleşti ama şu anda yargı hiçbir şey söylemiyor, hiçbir şey konuşmuyor. Köşe yazarları, o günlerde yazılıp çizilenleri hatırlattığınız zaman hop oturup hop kalkıyorlar. Hadi konuşunşimdi, yazın bakalım şimdi. Doğruyu yazın. O gün saldırdığınız o iktidar partisineşimdi ne diyeceksiniz? Neden doğruları yazmıyorsunuz? İşi getirdiler nerelere... Bizim kutsallarımıza, değerlerimize saldırdılar ve olaylarla özdeş hale getirmek istediler ama işin gerçeği çıktı meydana. Daha birçok gerçek çıkıyor ortaya ama ortaya çıktıkça bunlar zannediyorlar ki 'Biz bunu kaşırsak buradan yıkarız bunları'. Halbuki kaşıya kaşıya attıkları manşetlerin altından kendileri çıkıyor.

Biz doğru bildiğimiz yolda, adaletle hükmetmek suretiyle icraatlarımızı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. O zaman o süreci eğer biz rahatlıkla sürdürebilseydik şu anda ortamızda yepyeni bir Anayasa olacaktı. Gündemimizde bu olacaktı. İnanıyorum ki ülke çok daha huzurlu, çok daha rahat olacaktı. Birçok konuyu temel hak ve özgürlükler alanında, ülkemizin kalkınması, evrensel hukuk noktasında biz çok daha farklı bir imkana kavuşacaktık. Çok daha hızla mesafealacaktık ama adeta zihinsel noktada prangalar oluşturuldu, zihinlerimize prangalar vurulmak istendi. Şimdi dün akşam, evvelsi gün olanlar, arka arkaya gelenlerle bu prangalar sökülüyor, kırılıyor. Bundan rahatsız oluyorlar. Kürsüde çıkıp konuştuklarına bakıyorsunuz, kulübeye gelince kulübeye gidemiyorlar. Söylediklerinizi kulübeyle tevsik edin. Hem aleyhinde konuşuyorsunuz hem de gelip onu, mesela geçici 15 maddeyle alakalı, orada tevsik edemiyorsunuz. Gelin işte oylarınızla da tevsik edin, sadece söylemekle bırakmayın. Tarihe kayıt düşelim, bu kara lekeyi kaldırıyoruz, şöyle veya böyle ama düşemediler.

Bunu gençler belki şu anda bilmiyor, bilmeyecek. Aradan 28 yıl geçti. Tüm bunları gençlik bilmez. Bizler ancak biliyoruz ama gelecekgenç kuşaklar hiç olmazsa bu tevsik edilirse, bu belgelenirse, bu belgelerle bunu bilecekler. 'Böyleymiş ama gelmiş bu parlamento bunu kazımış, silmiş, atmış, Anayasamızda böyle bir şey kalmamış' diyecekler. Biz bunun huzuru içerisindeyiz. Temennimiz odur ki bunu inşallah halkımıza götürmek suretiyle halkımızdan da bunun onayını almak. Halkımızdan bunun onayını aldığımız zaman bu bambaşka olacak.''

''VİCDANLAR KAYITLARI KOLAY KOLAY SİLMİYOR''

Başbakan Erdoğan, Danıştay saldırısının ''Türkiye'nin 11 Eylül'ü, laikliğe karşı İslami ayaklanma'' diye başlıklarla nitelendiğinin hatırlatılması ve ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu saldırıya ilişkin birtakım şeyleri de kapatma davasının gerekçesi haline getirdi, odak olma konusunda da bu gerekçelere atıflarda bulundu. Bunlar şimdi ortaya çıkacak. Yargı süreci devam ediyor. İleride partiniz Anayasa Mahkemesine müracaat etmeyi düşünür mü, bu tanımın dayandığı gerekçeler ortadan kalmış oluyor çünkü?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Yargı sürecinin bitmesi ama bunun yanında özellikle TÜBİTAK'ın vermiş olduğu rapor, OYAK güvenlik teşkilatının buradaki ne yazık ki ortaya koyduğu silinen kayıtlar ve silinmeyenler... Şunu bilmemiz lazım, birçok şey silinebilir ama vicdanlar o kayıtları öyle kolay kolay silmiyor. Onlar vicdanlarda kayıtlı olarak kalıyor. Burada biz tabii isteriz ki OYAK'ın bağlı olduğu kurum da kalksın bununla ilgili açıklamalarını çok açık, net yapsın. Cesur bir şekilde yapsın. Burada neler oldu, neler döndü bunlar ortaya konsun ama bunları söyleyebiliyorlar mı? Bunların hiçbirisi daha şu ana kadar dile getirilmedi. Nedamet ortaya koysun, hayır ama biz inanıyoruz ki yargı burada kendi saygınlığını koruyabilmek için er veya geç bunu ortaya çıkarmak durumundadır. Şu anda bu iş bizde değil şu anda artık onlarda. Onların sorumluluğunda. Onlar bu tarihi noktadaki sorumluluklarını burada verecekleri kararla yerine getirmek durumundadır. Çünkü burada birçok şey açığa çıkacak. Benim partimin kapatılmasıyla ilgili dosyamın içerisine bile bu iş sokulabildiyse şimdi ne diyecekler? Böyle bir şey yok. Ne olacak? Şimdi ben arkadaşlarımı çalıştırıyorum. Yapılabilecek olan ne var ne yok, bunların üzerinde duruyorum.''

''MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ MÜMKÜN DEĞİL''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin uzun vadeli hedeflerine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ''Biz şu ana kadar hep prangalarla koştuk ama şimdi prangaları kırarak koşma dönemine giriyoruz'' dedi.

Küresel ekonomik krize rağmen Türkiye'nin dünyadaki yerine dikkatle bakılması gerektiğini kaydeden Erdoğan, önümüzdeki dönemde ''prangasız koşma'' dönemi yakalandığında Türkiye'nin sıçramasını çok farklı bir şekilde devam ettireceğini kaydetti. Üç yıllık orta vadeli programla istikrarlı bir şekilde yola devam edildiğini söyleyen Erdoğan, ''Önümüzdeki yıl seçimden sonra biz tekrar bu orta vadeli programımızı güncellemek suretiyle, süreci aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Bir defa mali disiplinden taviz vermemiz mümkün değil'' diye konuştu.

IMF ile ilişkiler konusunda, baskılara rağmen ''Türkiye'nin menfaatine olmayan bir anlaşmada biz yokuz'' dediklerini hatırlatan Erdoğan, sonunda anlaşma yapmama kararı verdiklerini, IMF'nin ''Türkiye, ekonomik noktada ayakları üzerinde durabilecek bir ülke'' dediğini belirtti.

İşsizliğin bir numaralı madde olmasının nedeninin de ''kriz lobisi'' olduğunu dile getiren Erdoğan, ülkede ciddi bir kayıt dışı ekonominin bulunduğunu, bunun içinde istihdam edilenlerin de var olduğunu kaydetti.

1 milyon 300 bin TOBB üyesinin her birinin bir kişiyi işe alması önerisini dile getirdiğini hatırlatan Erdoğan, ''En sonunda söylenen ne olmuştur, yine Başbakan suçlu olmuştur'' dedi.

Tekstilde yaptıkları KDV indirimine, çalışma hayatındaki düzenlemelere değinen Erdoğan, şunları söyledi:

''Eğer biz finansı iyi yönetememiş olsaydık biz 230 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıladan 142 milyar dolar yurt içi hasılaya çıkamazdık ve bunları yakaladık. Modern bir ülke olmanın hazzını yaşıyoruz. Buralara durup dururken gelmedik. Kendi kendimize yetiyoruz. Bunlar durup dururken olmadı ve Türkiye emek yoğun bir istihdamdan, teknoloji yoğun bir sürecin içine girdi.''

AA

Etiketler :