Hür Adam Bir milyon izleyiciye yaklaştı

Hür Adam Bir milyon izleyiciye yaklaştı

Hür Adam Bediüzzaman Said Nursi filminin yapımcı ve yönetmeni Mehmet Tanrısever, "Beni yıprattılar. Bizden olan insanlarda ötekileştirmeye doğru gitti. Muhafazakâr kanatta çok fazla sahip çıkamadılar bu filme." dedi.

Dursun Kabaktepe'nin röportajı

Mehmet Tanrısever: 'Muhafazakâr kanat Hür Adam’a fazla sahip çıkamadı'

“Kimse bana yardım etmedi. Parayı kendi firmamdan sağladım, diyordum; inanmıyorlardı. Başkasının kuluymuş, adamıymış gibi yansıtmaya çalışıyorlardı. Oysa ben Allah’ın kuluyum.”

“Beni yıprattılar.  Bizden olan insanlarda ötekileştirmeye doğru gitti. Muhafazakâr kanatta çok fazla sahip çıkamadılar bu filme.”

“Keşke (Nuh Gönültaş’la)  tartışma olmasaydı. Bunlar yaşanmasaydı. Nefsimin zoruna gidiyor. Ama bir hayır vardır. Bilemeyeceğim. O andaki pozisyonda yaşananlar plansız bir şeydi”

Mehmet Tanrısever, Minyeli Abdullah ve Sürgün’den sonra Hür Adam Bediüzzaman Said Nursi filmi ile yönetmenliğe geri döndü. Bediüzzaman’ın “Ekmeksiz yaşarım ama hürriyetsiz asla” sözünden hareketle bir dönem Türkiye’de yaşanan baskıları ve bir âlimin iman hakikatlerini anlatmak için verdiği mücadeleyi beyaz perdeye taşıdı. Hür Adam filmi vizyona girmeden önce ve sonrasında medya geniş yankı buldu. Olumsuz eleştiriler aldığı gibi çok da beğenenler oldu. Bizde namıdiğer "Hacı Fellini" olan Mehmet Tanrısever’e Hür Adam filmini, aldığı tepkileri, basında yer alan haberleri, muhafazakar çevrelerden gelen eleştirileri ve kendisini filmi para için çekmekle itham eden Nuh Gönültaş’la yaşadığı tartışmayı sorduk. Tanrısever’de Moralhaber.Net’e samimi açıklamalarda bulundu.

 

 

HÜR ADAM BİR MİLYON İZLEYİCİYE YAKLAŞTI
-Hür Adam filmi ne kadar izlendi?
Avrupa ‘da dâhil bir milyon izleyiciye yaklaştı.

-Emeğinize değdi mi?
Bir kişi gelseydi bile denemeye değerdi. Çünkü bir kişinin Allah katındaki değeri çok yüksektir. Dünyalar versen insan ağır başar. Hür Adam’la bir insanın uyanışına vesile olsak bile o yeter.

-Sizin dünyanızda nasıl bir uyanışa vesile oldu?
İlk başta benim uyanışıma vesile oldu. Bediüzzaman’ın hayatı bana rehber oldu. Yemek yerken veya başka bir konuda bunlar sana layık mı? Üstat nasıl yaşamış?  Bunların şükrünü eda edebiliyor musun, gibi sorularla boğuşuyorum. Bundan sonrada boğuşacağım. Neye karşı? Rahatlığa ve sıkıntılara karşı dik durmak için.

-Hür Adam filmi vizyona girmeden önce medyada çok konuşuldu ve tartışıldı. Bu durum film vizyona girdikten sonrada devam etti. Siz bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz ve medyanın bakış açışını nasıl buldunuz?
Şimdi ben medyatik olmadığım için medyayı tanımıyorum. Düz konuşuyorum. Meğerse medyada da politika yapmak gerekiyormuş.

-Hangi konularda politika yapmak gerekiyormuş?
Genelde politika yapmak gerekiyormuş. Bana bir şey soruyorlar; bende doğruyu söylüyorum. Her doğru her yerde söylenmezmiş. İster istemez amacımın dışına çıkan şeyleri yaptık. Benim karakter yapım budur. Düz konuşurum.

MEDYA BANA GÖRE DEĞİL
-Bu sözlerle özellikle vurgulamak istediğiniz bir konu var mı? Neden böyle söylediniz?
Medyada genellikle yalan ve abartıyla allayıp bulayarak yapılan şeyleri görüyorum. Düz konuştuğun zaman olmaz ve yapamaz gibi ifadeler kullanılıyor. Medya bize göre değil. Özellikle bana göre hiç değil.

-“Medya bana göre değil. Sıkıntı yaşadık” dediniz. Özellikle şundan dolayı çok sıkıntı yaşadık, bunu yapmasaydım iyi olurdu, dediğiniz bir konu oldu mu?
Bana soruyorlardı. Bende doğruyu söylüyordum. Anlatınca inanmıyorlardı. Üstatla ilgili manevi bir şey söylüyordum. Ona da inanmayıp dalga geçiyorlardı. Bunun gibi şeyler oldu. Bu işi ben yalnız başıma yaptım. Kimse bana yardım etmedi. Parayı kendi firmamdan sağladım, diyordum. İnanmıyorlardı bana. Başkasının kuluymuş, adamıymış gibi yansıtmaya çalışıyorlardı. Oysa ben Allah’ın kuluyum. Tabii ki sonra bu projenin bizim olduğunu anladır.

 

MUHAFAZAKAR KANAT BU FİLME ÇOK FAZLA SAHİP ÇIKMADI
-Bu tepkilerle sizi yıprattılar mı?

Tabii ki yıprattılar.  Bizden olan insanlarda ötekileştirmeye doğru gitti. Muhafazakâr kanatta çok fazla sahip çıkamadılar bu filme.
Dediğim gibi bu film beni bile irşat etti. Hiçbir şey kazanmasam da bin kişi gelse de bana yeterdi.  Ama gönlüm isterdi ki; komedi tarzı filmleri geçsin. Müslümanlar üç milyon gelsin, beş milyon gelsin. Bu memleketin damarlarında milliyetçilik ve iman ruhu yatıyor. Biz milletimizi, iman ruhunu ve kültürümüzü biliyoruz. Siyasi yansımaya baktığımızda yüzde 70 ile 80’e dayanıyor. Bunlar inançlı insanlar. Keşke bir başka inançlı insanın hayatını öğrenebilselerdi. Gitselerdi, görselerdi. Komik tarzla söylüyorum; kıkırdayıp hoplayacaklarına bir tefekkür etselerdi. Böyle bir dayanışma olsaydı.

-Filmden sonra muhafazakâr kesimden de ciddi eleştiriler aldınız. Hatta bir televizyon programında Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş’la yaşadığınız bir tartışma oldu. Bu konuda “Keşke tartışma olmasaydı. Söylenenler böyle lanse edilmeseydi” dediğiniz oldu mu?
Tabii ki keşke tartışma olmasaydı. Bunlar yaşanmasaydı. Nefsimin zoruna gidiyor. Ama bunlarda bir hayır vardır. Bilemeyeceğim. O andaki pozisyonda yaşananlar plansız bir şeydi. Orada havaya giriyorsunuz. Atmosferin bozuluyor. Bir anda kontrollü olamıyorsunuz. Hislerine duygularına belki ülkeni çok sevdiğinden veya yalnız bırakılmandan ve ötekileştirilmendendir, diyelim.

O zaman üç günlük gişe rakamları geldiği zaman çok zayıftı. Diğerleri yedi-sekiz yüz bin izlenmişken bizim film iki yüz kırk bin izlenmişti. Bir yarışta bu beni üzüyordu. Ama şöyle mantıkla düşündüğüm zaman bu Allah’ın takdiri, diyordum. Ama milli ruhlara ve muhafazakârlara baktığımda milyonlara hitap ediyoruz, diyordum. O zaman bunları düşündüğümde üzülüyordum.

-Üzüntünüz neydi?
Benim üzüntüm kendimle ilgili değil. Halkımızın bu filmi anlayamamaları, gidememeleri ve öğrenememeleri.  Oysa bir Amerikan filmi olduğunda ona gidiliyor. O Amerikan filminde belki kilise propagandası var değil mi? Belki o film bizim kültürümüze hiç hitap etmiyor. Ama Hür Adam kendi kültürümüzü anlatıyor. Nedir üstat? Müslüman. Nedir? Kur’an ahlakı. Nedir? Doğudan çıkmış bir manevi lider. Bunu bilmelerini istedim. Benim üzüntüm bu. Şahsımla ilgili değil. Keşke bunu daha çok öğrenselerdi, görselerdi, gitselerdi ve birde sayı olsaydı da bizde bu kadar sayı deseydik. Mutlu olurduk tabi bu bir yarıştır. Çünkü başta ben kendimi öyle şartlamıyordum. Ama reklamlar, medya ve çevrenden bu filme çok seyirci gelecek, denildi ve o havaya sokuldu. Şimdi düşündüğümde sakinim. Bu kadar seyircide Allah bereket versin.

-Bir milyon ciddi bir rakam değil mi?
Ama Türkiye’de yetmiş üç milyon insan yaşıyor. Başka bir komedi filmi de üç milyon, üç buçuk milyonu buluyor.

-Oradan biraz siteminiz mi var?
Buna sitem demeyelim. Ben maddi olarak düşünmüyorum. Manevi olarak diğer kardeşlerimiz de bu filmi görselerdi. Bu filmden insanlar çok şey istifade ediyor. Huzur veriyor. Özeleştiri yapıyor. Bazı gerçekleri görüyor. Küflenmiş unutulmuş gerçekleri anlatıyor. Bunu DVD’lerde ve televizyonlarda oynattıklarında görecekler inşallah. Ama sinemanın da farklı bir ortamı var.

Moralhaber.Net 

Etiketler :