Ilımlı İslamcılara göre daha İslamcıyım

Ilımlı İslamcılara göre daha İslamcıyım

"Türkiye’de kendine sosyal demokrat diyen insanların düştüğü durumu görünce içim acıyor..." diyen Ece Temelkuran, Ilımlı İslamcılara göre kendisini daha İslamcı hissediyor...

Hülya Okur'un röportajından kesitler

Peki buradaki insanların İzmir mitinglerinden duyduğunuz havayı anlaması nasıl mümkün olacak? bu miting havasını “Hayatın Kıvamı’ diye betimlemiştiniz. Muhafazakar toplumun Türkiye’nin toplamındaki kıvam arttırıcı rolünü ortadan kaldıran şey nedir?

Birincisi İzmir mitingleriyle ilgili içimde büyük bir dert var size söylemiş olayım. İzmir mitingleri diğer bayrak ve cumhuriyet mitinglerinden farklıydı. Fakat yanlış algılandığını düşünüyorum o yazıların. Okurların bir bölümü belli gösterge cümlelere bakıp beni bir tarafa ait kıldılar. Bu benim hiç hoşuma gitmedi. Bazı yazarlar orduyu, darbeyi sevdiğimi söylediler, bunları yazan genç arkadaşlar çok afedersiniz ama kısa pantolonuyla sokakta koştururken Genel Kurmay bana dava açıyordu. Herhangi bir muktedirle hiç başımın hoş olmadığı bir yazım hayatı geçirdim şimdiye kadar. Sanki bir muktedire daha yakınmışım gibi algılanmaktan son derece rahatsız oldum. Ben Kemalist değilim. Türkiye’de rejim değişiyor. Sovyetler’de nasıl rejim değişirken insanlar altta kaldıysa, rejim değiştirirken bazı insanlar altta kalıyor. Buna çok dışarıdan bir sosyolog gibi, bir yazar gibi bakmak lazım. Ben onu yapmaya çalışıyorum. Bu insanları(Kemalistleri)bir sistem üretti ve bu insanlar hakikaten korkuyorlar ve bu ülke için endişeleniyorlar. Korkuları yalnız bırakıldıkları için öfkeye ve ezberden konuşmaya dönüşüyor. İnanın ki karşı cepheden insanlar bu durumdan ne kadar ürküyorsa ben de o kadar tedirgin oluyorum. Ama bir yandan da burada bir insan hikayesi var ben de anneanneme kolay kolay faşist diyemem ki bir cumhuriyet öğretmeni. Bu lafların çok kolay kullanıldığını düşünüyorum. Tıpkı Kemalist tarafta da hain, liboş lafının çok kolay kullanıldığı gibi.

“HRANT ÖLDÜĞÜNDE CHP KARŞITI SLOGAN ATTIM”

Anneanneme çok kolay faşist diyemem derken Baykal için söyleyebilir misiniz yada ne söylersiniz? Seçim sonuçlarının ardından, Deniz Baykal’ın başkanlığını eleştirenlere, Deniz’le dalga geçenler denizde bir dalga olmayı becerebiliyor mu?diye sormuştunuz. Deniz Baykal’ın dalga boyu, denizin büyüklüğüne göre kısa kalıyorsa bunun nedeni korkuları mı?

Ben söyleyeyim, bir gazeteci olarak değil, bir gösterici olarak Hrant’ın öldüğü günün akşamında ben CHP karşıtı slogan da attım. Çünkü tavırları çok yanlıştı, yine olsa yine de yaparım. Kendilerini yanlış anlattıklarını düşünüyorum. Ne politikalar ne fikirler bu kadar korku üzerine bina edilmez. Yani bölüneceğiz, parçalanacağız, yanlış olacak korkusu üzerine bina edilemez. Bir de tabi içim acıyor SHP dönemini, CHP’nin eski dönemini düşününce, Kürtlerle ilgili olarak canım acıyor. Ahmet Türk’ün Baykal’a yaptığı bir çağrı vardı, çok kalpten bir çağrıydı,”Biz seninle Kasrı Kanço’da oturduk yıldızlara baktık, ben sana Diyarbakır cezaevini anlattım ve rakı içtik, neredesin?”diye. Bakın, çok enteresan bu kadar kabul görmemelerine rağmen CHP cephesinden, hala Kürtler için de” Bizim esas adresimiz burasıdır, niye bize böyle davranıyorsunuz?”gibi bir çağrı var ki söylenebilecek son söz budur bir siyasi partiye. Bunu görünce de içim acıyor. Yani Türkiye’de kendine sosyal demokrat diyen insanların düştüğü durumu görünce içim acıyor. Benim zorluğum burada işte, herkesi eleştiriyorum ama Deniz Baykal’ın, sosyal demokratların hiçbir siyasi geçmişi yokmuş gibi şimdi enterajans moda var. ‘Aha, o mu, o Kemalist, o deli’gibi bir tavır var, bunu da siyasi olgunluktan hiç payını almamış bir tavır olarak görüyorum. Bu bir analiz değildir, bu bir fikir değildir, dolayısıyla iki tarafta da fikir yoksunluğu var. Öyle bir siyasi tartışma sürüyor ki, siyasi tartışma demeye bin şahit ister. Bazen yurtdışına gidiyorum, Oxford’da, Beyrut’ta, Paris’te, insanlar bana –Türkiye’de ne oluyor diye sorduğunda anlatmakta çok zorluk çekiyorum çünkü batılı siyasi terminolojide şu anda burada ne olduğunu anlatmak o kadar zor ki. Bulunduğun kampa göre bir terminoloji geliştirebilirsin, o kolay ama hakikaten objektif, iki tarafa da aynı adalet duygusuyla bakan bir tercümesi mümkün değil bu olayların gibi geliyor bana..

“ILIMLI İSLAMCILARA GÖRE KENDİMİ DAHA İSLAMCI HİSSEDİYORUM”

Bu yalan yanlış tarih sizin yalan yanlış kavramlar üretmenize de neden oluyor muydu çünkü ılımlı İslam sözünden ne kadar kaçınsanız da davetlisi olduğunuz Oxford Union’da, Tayyip Erdoğan’dan sonra ikinci konuşmacı olarak bulunduğunuz sırada, konferans konusu olarak karşınıza çıktı. Ilımlı İslam’ın size bu kadar yakın durmak istemesi nedendi?

Ilımlı İslam meselesini biraz daha farklı görüyorum artık. İslami kesim şaşıracak bu söylediklerime ama islami hareket içinde anti emperyalist, anti kapitalist öğeler olduğunu ve bunu ortadan kaldırmak için ılımlı İslam gibi bir projenin desteklendiği düşünüyorum. Beyrut’ta Hizbullah ile ilgili araştırma yapma şansım olduğu için radikal islamla ılımlı İslam arasındaki farka bakıyorum. Daha önce Türkiye sınırlarıyla tecrit edilmiş bir yerden bakıyordum ama şimdi dünyadan bakınca, ılımlı İslamcılara göre daha İslamcı hissediyorum kendimi. AKP meselesine Orta Doğudan bakınca başka şeyler görüyor insan. Belki Türkiye için başka bir yeri var, bu ülke için başka hayaller kuran insanlar daha batılı insanlar için bir gerileme ifade ediyor olabilir ama Orta Doğu’dan bakınca çok ileri bir şey, demokratik sistemle demokratik yollarla iş başı yapmış bir siyasal parti, çok güçlü bir siyasal parti, çok güçlü bir ülkenin siyasal partisi. Oradan bakınca islam’ı, çok totaliter ve otoriter sistemin aleti haline gelmiş ülkelere göre de daha ileride olabilir, ki ben büyük orada Orta Doğu’lu bir ülke olduğunu düşünüyorum Türkiye’nin.

Bu röpottajın tamamını HaberX sitesinde bulabilirsiniz.

Etiketler :