Nefret Söylemi ve Nefret Suçları…

Nefret Söylemi ve Nefret Suçları…

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından düzenlenen, Nefret Söylemi ve Nefret Suçları Sempozyumu’nun açılışına katıldı.

Bakan Gül sempozyum açılışında yaptığı konuşmada:

 “Günümüzde özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra Müslümanlara karşı yapılmak üzere bir nefret söylemi kurumsal hale gelmiştir adeta. Burada artış gözlemlenmektedir. Birçok ülkede Müslümanlar sırf kimliklerinden, yaşam tarzlarından dolayı zulme ve nefret söylemlerine maruz kalmaktadır. 

Peygamber Efendimizin karikatürlerinin yayınlanması, kutsal kitabımızın yakılması, İslam’ı aşağılayan filmlerin çekilmesi, camilerin, minarelerin yasaklanması, bazı Avrupa ülkelerinin Müslüman kadınlarının giyim kuşamlarına yönelik kısıtlamaları, cami ve Müslüman mezarlıklarına yönelik saldırılar, baskılar son süreçlerde yaşadığımız örneklerdir. 

Üstelik bu eylemlere karşı hukuk sistemi ya sessiz kalmış ya da gereken bu konudaki atılımı, gayreti göstermemiştir. 

Birçok meselenin de az önce de ifade edildi, özellikle İslam, Türk ve yabancı düşmanlığına karşı birçok vakanın da rapor edilmediği, kayıtlara girmediği de çok açık bir şekilde bilinen bir gerçektir. Bunun da Batı tarafından özellikle örtülmeye çalışıldığı çok açık bir realitedir. 

Hangi dinin mensubuna yapılırsa yapılsın bu nefret suçudur. Hristiyan, Yahudilere de yapılan her türlü saldırıyı biz nefret suçu olarak tanımlarız. Bunun da sonuna kadar mücadelesini ederiz. İnsanlar neye inanmak isterlerse, ne şekilde yaşamak isterlerse hukuk devletinin görevi bu konuda her türlü desteği sağlamak, engelleri kaldırmaktır. Bu inanca karşı yönelen her türlü saldırıyla da etkin bir şekilde mücadele etmektir” diye konuştu.

BAŞKAN KILIÇ “NEFRET SÖYLEMİ MODRN ÇAĞIN PANDEMİSİDİR”

Tihek Başkanı Prof.Dr. Muharrem Kılıç ise “Nefret söylemi, “etik ve sosyo-politik anlamda bir insan hakları” sorunudur. Ben-öteki ayrımı sorunudur. Nefret söyleminde bulunan öznenin ötesinde içkin bir ideolojinin ürünüdür.” 

Sözleriyle başladığı konuşmasında önemli konulara vurgu yaptı. Konuşmadan önemli detaylar:

✅Nefret söylemi; literatürde “modern çağın pandemisi” olarak ifade edilmektedir. Farklı formlarda ortaya çıkan küresel bir sorun.

✅Nefret söylemi; toplumun bir kesimini “dışlayıcı, baskı ya da şiddet amacı güden, hoşgörüsüzlüğe dayalı nefret biçimlerini yayan, kışkırtan, teşvik eden veya meşrulaştıran ifadeler” ve “toplumda size yer yok” mesajı içermektedir.
BM Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı’nda (2019) nefret söylemi şu şekilde tanımlanmaktadır:
“Nefret söylemi; konuşma, yazma veya davranışla kişi veya grupların dinlerine, etnik kökenlerine, ulusal kimliklerine, ırklarına, renklerine, soylarına, cinsiyetlerine veya diğer kimlik faktörlerine dayanarak aşağılayıcı veya ayrımcı bir dille saldıran her türlü iletişimdir.”

✅AİHM kararlarında nefret söylemi; Sözleşmenin sosyal barış, ayrımcılık yapmama ve hoşgörü gibi değerlerine aykırı bir kavram olarak ele alınmaktadır.
AİHM, nefret söylemlerini 10’uncu (ifade özgürlüğü) ve 17’nci madde (hakları kötüye kullanma yasağı) kapsamında değerlendirmektedir. (kötüye kullanma klozu)

✅Nefret söylemi; demokratik değerlere, toplumsal istikrara ve barışa yönelik büyük bir tehdittir.
Nefret suçu; ayrımcılığın en şiddetli ifadesi ve temel insan hakları ihlalidir.
Bundan ötürü mağdurların polise nefret saikli taciz ve şiddeti rapor etmeleri ve kolluk kuvvetlerinin bu türden olayları nefret suçu olarak kaydetmesi önem arz etmektedir. (Kolluk kuvvetlerinin bilinçlendirilmesi)
AB Temel Haklar Ajansı’nın (FRA) 2021 yılında yayımlamış olduğu “Encouraging Hate Crime Reporting” raporuna göre, AB’deki her 10 nefret suçu ve saldırıdan 9’u hâlâ rapor edilmemektedir. Zira mağdurlar kendilerini ihbar etmekte zorlanıyor, polise güvenmiyorlar ve ihbar ettikleri takdirde hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıyorlar.
Bu kapsamda sivil toplumla sistematik iş birliği de dahil olmak üzere, nefret suçu kayıt ve veri toplama sistemlerinin aktif biçimde hayata geçirilmesi gerekmektedir.

27 Ekim 2021 tarihinde Ankara Hakimevi de tam gün devam eden sempozyumda “Nefret Söylemi ve Nefret Suçları” pek çok akademik sunumla devam etti. Sempozyum bildirilerinin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından kitaplaştırılacak kamuoyu ilke paylaşılacağı öğrenildi.

8592f823-745f-4370-87df-7561113f488b.jpg54cf12d8-e3aa-4986-ab5a-c20add780670.jpg1fc29660-250b-40dd-b90a-89a4a7d176ab.jpg29f021da-90b1-410c-be14-48de984c70e9.jpg

 

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.