Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan 1. Murat’ı anlatıyır

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan 1. Murat’ı anlatıyır

Merhum Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan bir sohbetinde Dultan Murat Hüdavendigar’ı anlatıyor

BU ECDAD SEVİLMEZ Mİ?

I. Murad Kosova'ya kadar gitmiş. Murad-ı Hüdâvendigâr, yâni Fatih'in dedesinin dedesi... Kosova'ya kadar gelmiş. Bakmış ki Sırplar, Avrupalılar büyük bir ordu toplamışlar, gelmişler karşısına... Kendisinin mücahidlerinin sayısı az, karşı taraf çok kalabalık... Yabancı bir diyarda... Elini açmış, demiş ki:

"--Yâ Rabbi! Beni bu diyarda, bu kâfirlerin karşısında mağlub düşürme!.. Eğer benim askerim bu düşmanın karşısında mağlub olursa, bir daha buralarda sana ibadet edilmez. Lâ ilâhe illallah denmez. Bu adamlar haça taparlar, puta taparlar; sana ibadet edilmez. Benim ordum galib olsun, --ben can derdinde değilim, şan derdinde değilim, ganimet derdinde değilim-- canım fedâ olsun!" demiş.

Böyle dua etmiş. Bu duayı unutmamamız lâzım!.. Dünya saltanatı peşinde olan insan, bu sözü söylemez. Bu sözün üstüne bastırmamız lâzım, bu sözü çerçeveletmemiz lâzım!.. "Benim canım fedâ olsun, yeter ki müslümanlar galib olsun!.. Burada Allah denilsin, Lâ ilâhe illallah denilsin!.."

Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!..

dediği gibi, "Bu Lâ ilâhe illallah burada söylensin, sönmesin!" diye dua etti. "Canım fedâ olsun!' dedi, Allah duasını kabul etti. Savaşı kazandıktan sonra, savaş bittikten sonra, otağında, birisi ustalıkla, hainlikle, bir şey söyleyeceğim diyerek yanına yanaşıp ani hareketle yaraladı, şehid etti, öldürdü.

Adamların gayesi saray değildi. O mübarek insanların, Allah ehli insanların gayesi arazi kazanmak değildi. Arazileri vardı yeter de artardı. İnsanın beş-on dönüm yeri oldu mu, bakamıyor bile... Arazi derdinde değillerdi, hazine derdinde değillerdi, para derdinde değillerdi. "Canım fedâ olsun, yeter ki ben Allah'ın dinine hizmet edeyim!" düşüncesi içindeydiler.

Bu sultanların unvanlarını söylemiyorlar. Sultanül-guzâti vel-mücâhidîn; bunların unvanı bu... Gàzilerin, mücâhidlerin sultanı bunlar... Buraya gelmişler, burada Allah yolunda gazâ ediyorlar, cihad ediyorlar. Onların başkanı bunlar... Osman-ı Gàzi, Orhan-ı Gàzi diyorlar. Gàzi ne demek, gazâ edip Allah yolunda cihad etmiş insan demek... Unvanları buydu. Bunlar bununla iftihar ediyorlardı.

Bak bu sultanın ismi de Fatih... Yâni fetheden, İstanbul'u alan... Bunların gayeleri dünya değildi.

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN (rh.a)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.