Savaş Ay'dan koparacak yazı...

Savaş Ay'dan koparacak yazı...

"Metrobüs açılışında perişan hallerdeyim. Bereket Tayyip Bey fark etti orada olduğumu ve seslendi: Gel yanıma savaş kardeş..." Savaş Ay'dan koparacak yazı...


Savaş Ay'ın 'metrobüs' yazısı



İstanbul toplu ulaşımına nefes aldıracak metrobüsün Anadolu yakasına geçişinin açılışındayım. Binlerce kişi orada... Metrobüse ulaşmaya çalışan kalabalık arasında perişan bir haldeyim. Tayyip Bey fark etti ve "Gel yanıma Savaş Kardeş" dedi. "Beni de alın otobüse, dertleşelim" dedim. Sağ olsun kırmadı. Koluma girdi, kendi elceğiziyle bindirdi.


***

'Gel yanıma Savaş kardeş'

- Kalabalıklar halinde metrobüse kapağı atmaya çalışanlar arasında perişan hallerdeydim. Bereket Tayyip Bey fark etti orada olduğumu ve seslendi: "Gel yanıma Savaş Kardeş..."

Çevik kuvvet çayı

Tören başlamadan gittim Kadıköy'e. Çevrede tur atıp ne var ne yok gözlerken çevik kuvvet polisi gençler kesti yolumu. "Abi bir çayımızı içmeden gitme" dediler. Saatler boyu süren bu tür beklemelere alışmış olan genç memurların otobüsünde çay ve simit sohbeti yaptık. Fotoğraflar çektirdik, dertleşip, şakalaşıp güldük.

- Ayaküstü maruzatımı sundum başbakanımıza: "Beni de alın otobüsünüze. Hem gidelim hem dertleşelim" dedim. Sağ olsun kırmadı. Koluma girdi otobüse beni kendi elceğiziyle bindirdi.

Başbakanın binip Söğütlüçeşme'den taa 60 km uzağa, Avcılar'a gideceği "ilk sefer metrobüsü" oturarak 63, ayakta ve tam kapasite 150 kişilik. Lakin o araçta Tayyip Bey'e yakın duruş sergileyebilmek isteyen binlerce "ihtiras tramvayı" yolcusu var. Bana gelince ben o ihtiras tramvayına "vatman" olacak kadar muhterisim. Aman tanrım, binmeliyim, mutlaka binmeliyim. Ben vatman, başbakan kaptan gitmeliyiz o yolu ama nasıl? Racon önceden kesilmiş. Gizlendiğim yer şimdilik kalabalıklardan uzak ve bu özel taşır aracının tam yanı başı. Ama genç bir adam geliyor tam önümde duruyor:
- Merhaba Savaş Bey. Ben Başbakanın basınla ilişkilerinden sorumlu baş danışmanı Kemal Öztürk...

* Amanın Kemal Bey sizi Allah gönderdi. Ben bu... Şeey... Otobüse yani... Hani diyorum ki...
- Savaş Bey siz deneyimlisiniz. Otobüse beyefendinin dışında sadece bakanlar, milletvekilleri binecek. Böyle durumlarda hak geçsin istemiyoruz. Bir havuz oluşturduk. Anadolu Ajansı ve TRT binecek sadece. Onlar her yere servis yapacaklar. Sizler için de hemen arkada bir metrobüsle, önde giden kameraman kamyonetimiz var.

BELKİ BİRAZCIK KIZARDIM
Sonrasında yaşıma başıma hürmeten orada, peron kısmında durmama ses etmiyor Kemal kardeşimiz. Ne zaman ki konuşmalar bitiyor sıra sefere çıkmaya geliyor işte o an metrekareye itişip kakışan 4-5 kişinin düştüğü bir curcunadır başlıyor. Şükür ki o kalabalıkta fark ediliyorum. Bunca siyah giyinen adam arasında cart kırmızı urbalarımın faydası bu olmalı. Başbakanımız görüyor ve sesleniyor...
- Gel yanıma Savaş kardeşim. Geçmiş olsun duydum rahatsızlığını. Nedir son durum?

* Efendim içerde anlatsam...
- Gel orada anlat tamam...

* Otobüste yer yokmuş galiba. Lütfedip başbakan kontenjanından özel konuk olarak sokabilirsiniz beni belki...

'Alo hanım Başbakan'ı taşıyacağım'

Tarihi açılışı yapan başbakanı Söğütlüçeşme- Avcılar arasında taşıyacak metrobüsü kullanması için yüzlerce İETT şoförü arasında Mehmet Karabüber seçildi. Çünkü 37 yıldır İETT'de eğitmen. Yani tüm İETT şoförlerine ileri sürüş tekniği dersi veriyor. "Heyecan var mı" diye soruyorum gülüyor: "Alışkınız ama yine de bir parça bir şeyler var tabii. Eh başbakan gelirse basın da gelir, yan yana çekerler elbet. Hanım seyretsin, elini öper iki evlat var onlar seyretsin. Çekerler di mi?"
* * *

*Söğütlüçeşme-Avcılar arası yaklaşık 61 kilometre. Lastik patlasa bile jant üzerinde 100 km gidebiliyormuş araçlar. Orada beklediğimi gören bazı İETT çalışanları yanıma gelip dert yanıyor: Savaş Abi bizden kesilen vergi çok yüksek. Halk otobüsçüleri, taksi şoförleri bile bizden az vergi ödüyor" diyorlar.

YAŞASIIIN
Tıklım tıkış meydanda başbakan koluma girdi, hedefe doğru beraber yürüdük biz bu yolu. Artık hınk demek kimin haddine? He he heee. İşte meşum mekan. Yani İETT direksiyon kralı Mehmet Karabüber'in sevk ve idaresindeki gıpcıl metrobüsün içi. Yanımızda bir de sevgili belediye başkanımız Kadir Topbaş var, e elbette sohbet mükemmel bencileyin. Bir süre, sağlık-hastalık-şifa-ilaç dua muhabbeti yapıyoruz. Bakan Recep Akdağ'ın nasıl yardımcı olduğunu anlatıp teşekkürlerimi yolluyorum ona başbakanımızla. Sonra Topbaş'ın anlattıklarına, Tayyip Bey'in sorularına kulak kesiliyorum. Bakın neler konuşuyorlar:
1- Sayın başbakanım metrobüsün erken açıldığı eleştirileri biraz doğru ama kullanan vatandaşlar çok memnun olduklarını anlatıyor.

* Sistem tam oturur yakında değil mi?
- En kısa zamanda. Tamamen istediğimiz boyuta geldiğinde asrın projesi gibi görülecek.

* Başka bir yerde var mı benzeri?
-Dünyada ilk defa uygulanan bir sistem bu efendim. Araç sayımızı arttırıyoruz gün be gün.

* İstanbul'un 2 yakasını metrobüsle de bir araya getiriyoruz ne güzel...
- Aynı anda 2 metrobüsü köprüde olacak şekilde kaldırmayacağız. Çok az bir bekleme olsa bile karşı tarafın seferlerini aksatıyor diye düşünüyoruz

* Zincirlikuyu'da aktarma yapmadan direk Kadıköy-Avcılar olamaz mıydı?
- Akbil'i hem binerken hem inerken okutmak suretiyle bir çözüm olabilir. Bunları ana dataya yükleyip yapacağız çok yakında. O sırada yine lafa girip muhabbeti balla kesiyorum...

* Sayın başbakanım son bir ricam olacak...
- Söyle bakalım Savaş Kardeş...

* Fotoğraflarımız çok güzel de bir an önce gazeteye yetiştirsem diyordum...
- Yani?

* Otobüs hiçbir yerde durmayacak ama emretseniz beni Mecidiyeköy'de sağda müsait bir yerde
(kahkahalar)...

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :