Ummanlı balıkçılar yıllardır süregelen gelenekleriyle denizlerde nasibini arıyor

Ummanlı balıkçılar yıllardır süregelen gelenekleriyle denizlerde nasibini arıyor

Balıkçı Muhammed bin Aşur Beyt Suveylim: - "Zufar kenti nüfusunun yaklaşık yüzde 50'si balıkçılık sektöründen geçimini sağlıyor" - Balıkçı Heysem bin Ramazan Beyt Nasib: - "Her işi yaparken farklı geleneksel şarkılar ve dini ilahiler söylüyoruz...

ZUFAR (AA) - AHMED YUSUF - Umman Denizi'nin kıyısındaki Zufar kentinde geçimini balıkçılık yaparak sağlayan bölge sakinleri dedelerinden devraldıkları geleneklerle eylül ve nisan ayları arasında denize açılıyor.

Hint Okyanusu'na hakim bir noktada bulunan ülkede balıkçılık en revaçta mesleklerden biri olarak biliniyor.

Aynı zamanda bu meslekte çalışmak isteyen çevre ülkelerden işçilerin de gelmesi ülkeye kültürel zenginlik ve farklılık katıyor.

Ummanlı balıkçılar, büyük çaba, dayanıklılık, sabır gerektiren mesleklerini yıllardır geleneksel ritüellere bağlı kalarak sevgiyle icra ediyor.

AA ekibi, Zufar kıyılarında balıkçılarla yelken açarak bu geleneksel mesleğin detaylarına onlarla ortak oldu.

- Geçmişten gelen miras

Balıkçılık endüstrisindeki yerel ve uluslararası kayda değer gelişmeye rağmen dedelerinin mirasına bağlılık göstermek, Ummanlı balıkçılar ve Zufar halkı için hala en temel ilkeler arasında yer alıyor.

Bölgede yaşayan birçok kişi, ağ tamiri, balık kurutma, nakliye, pazarlama, soğutma ve depolama gibi balıkçılıkla ilgili sektörlerde çalışarak, önemli bir gelir kaynağı olan bu kadim meslekle hayatlarını idame ettiriyor.

Denizci köklere sahip bir ülke olan Umman'da balıkçılık sektörü, ülke GSYİH'sına önemli katkıda bulunuyor.

- Zufar halkının çoğunluğu bu sektörde

Ülke için çok büyük bir değer taşıyan bu sektörün sosyal ve ekonomik açıdan önemini kavrayan Umman yönetimi, balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için sıkı kontrol mekanizmaları oluşturarak konuyla ilgili koruyucu nitelikte kanunlar çıkardı.

Balıkçı Muhammed bin Aşur Beyt Suveylim, Zufar kıyılarına giderek balıkçılarla görüşen AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Allah'a hamdolsun, Umman'da çok sayıda balık var. Hem yüzeyde hem dipte balık bolluğu mevcut." dedi.

Sardalya sezonunun başladığına dikkati çeken Suveylim, "Zufar kenti nüfusunun yaklaşık yüzde 50'si balıkçılık sektöründen geçimini sağlıyor." ifadelerini kullandı.

Balık tutma mevsimleriyle ilgili konuşan Suveylim, öncelikle ilkbaharda, ardından sırasıyla eylül, kasım, şubat ve mart aylarında farklı balık türlerinin tutulduğunu söyledi.

Ummanlı balıkçı, şu anda denizde balık çeşitliliğinin bolca bulunduğunu aktararak, tekneleriyle açıldıkları zaman suda kaldıkları sürenin 2 ya da 3 günü bulabildiğini dile getirdi.

- Şarkı ve ilahiler söyleyerek çalışıyorlar

Balıkçılar, çalışma süresinin uzunluğunun üstesinden gelmek ve mesleğin zorluğunu ve monotonluğu kırmak için kültürel ve dini değerlerden ilham alan eski zamanlara kadar uzanan coşkulu sözlerle kendilerini motive ediyor.

Sambuk teknelerinde taşınan dev ağları hazırlarken ve daha sonra balıkların bulunduğu alanlara açılmadan önce Ummanlı balıkçılar, çıkacakları seyrüseferin bol bereketli olması ve dönüşlerinde ise şükür için İslam Peygamberi Hazreti Muhammed'in ismini zikrediyor ve ilahiler söylüyorlar.

Her yapılan işte kendilerini canlı tutacak farklı şeyler söylediklerini belirten Ummanlı balıkçı Heysem bin Ramazan Beyt Nasib, şunları aktardı:

"Her işi yaparken farklı geleneksel şarkılar veya ilahiler söylüyoruz. Ağların dikilmesinde, ekipmanların tekneye yüklenmesinde ve ağların denize atılmasında çeşitli ritimler tutuyoruz. Balık avına hazırlığın her aşaması için farklı bir ritim var."

Nasib, yapılan işin yavaş ve sakin olduğu yerde yavaş ritimli şarkı ve ilahiler okurken, işin hızlandığı yerlerde ise hareketli ve daha neşeli şarkı ve ilahiler okuduklarını aktardı.

 

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.