AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım Tuzla'da STK temsilcileriyle buluştu:

"14 Mayıs öncesi Kemal Bey ile 14 Mayıs sonrası Kemal Bey arasında, beyaz ile siyah kadar fark var. 14 Mayıs'tan sonra bizden daha muhafazakar, daha mutaassıp, daha milliyetçi, daha ülkücü. Bu ne muazzam dönüş.

İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na ilişkin, "14 Mayıs öncesi Kemal Bey ile 14 Mayıs sonrası Kemal Bey arasında, beyaz ile siyah kadar fark var. 14 Mayıs'tan sonra bizden daha muhafazakar, daha mutaassıp, daha milliyetçi, daha ülkücü. Bu ne muazzam dönüş. Yani 3'üncü tur olsa herhalde kılıç kalkan kuşanıp fethe çıkacak noktaya geldi ama Allah'tan 3'üncü tur yok." dedi.

Yıldırım, Tuzla'daki Ayyıldız Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen Tuzla Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin göreve gelmesinin üzerinden 21 yıl geçtiğini hatırlatarak, milletin gönlüne girmeyi başarmanın büyük bir kazanım ve mutluluk olduğunu anlattı.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar süre geçtikten sonra dimdik ayakta olan, milletinin güvenini kazanmaya devam eden ve demokratik yollarla yönetilen başka bir ülke olmadığını belirten Yıldırım, bunun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a nasip olduğunu söyledi.

Yıldırım, 3 aydır seçim kampanyası yürüttüklerini ve bu süreçte adayların açıklandığını anımsatarak, "Bir tanesi yol kazasına uğradı. 'Teker patladı' demeyelim de tekerini patlattılar. Bu FETÖ'cüler var ya her zaman kendilerini hatırlatıyorlar. Onun için bunlarla iş tutarsan menzile ulaşamazsın, tekeri de patlatırsın, yolda da kalırsın." ifadelerini kullandı.

Karşılarındaki ittifak adayının milleti bir kenara bıraktığını belirten Yıldırım, "PKK bölücü terör örgütünden, FETÖ terör örgütünden ve onun ipini elinde tutan ağababalarından medet umdu. Kemal Bey'in adaylığı açıklanır açıklanmaz hep bir ağızdan FETÖ'cüler, PKK'lılar, emperyal ülkeler bayram ediyor. Amerikalısı, Avrupalısı herkes birdenbire bülbül gibi ötmeye başladı." dedi.

Yıldırım, milletin feraset sahibi olduğunu, bu desteklerin ardından işe el koyup 14 Mayıs'ta Cumhur İttifakı'nı açık ara oy farklıyla 323 milletvekiliyle Meclis'e taşıdığını anlattı.

Cumhurbaşkanı seçiminde 2007'de gidilen referandumla 50+1 şartı getirdikleri için bu sınırın altında kalındığını belirten Yıldırım, 28 Mayıs'ın bu eksikliği giderme seçimi olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini sürdüren Yıldırım, şunları söyledi:

"14 Mayıs öncesi Kemal Bey ile 14 Mayıs sonrası Kemal Bey arasında, beyaz ile siyah kadar fark var. 14 Mayıs'tan sonra bizden daha muhafazakar, daha mutaassıp, daha milliyetçi, daha ülkücü. Bu ne muazzam dönüş. Yani 3'üncü tur olsa herhalde kılıç kalkan kuşanıp fethe çıkacak noktaya geldi ama Allah'tan 3'üncü tur yok. Ülke yönetmek güven ister güven, topluma güven vereceksiniz. Dün söylediğinizi bugün unutursanız, tam tersini söylerseniz insanlar 'Hoş geldin.' demez. Daha biz sana yetki vermeden rüzgara göre dümen kırıyorsun. Olmaz. Tayyip Erdoğan'ı diğerlerinden ayıran en önemli özellik budur. Bu ülkenin menfaati için olması lazım gelen şeyi 'O ülke büyük ülkedir, aman kızdırmayalım.' gibi bir düşünceye kapılmadan, yürekli bir şekilde hakkı, hakikati bütün dünyaya haykırmıştır. Kem alatla kemalat olmaz. Kötü aletle iyi sonuç alamazsınız. Olay bu kadar basittir."

- "Ajans tutup 'Masaya böyle vur' demekle liderlik olmaz"

Cumhurbaşkanlığı Forsu etrafında bulunan 16 yıldızın bağımsız Türk devletlerini, ortasındaki büyük yıldızın da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni gösterdiğini ve kenarlardaki yıldızın Türkiye'ye baktığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bugün Türk Devletleri Teşkilatı'nda yer alan 7 devletin hepsinin umudu geleceği Türkiye'dir, Türkiye'nin liderliğidir. Liderlik de çarşıda, pazarda alınan bir şey değildir. Liderlik büyük oranda fıtratla gelir ama tecrübeyle de tahkim edilir, güçlendirilir. Yoksa ajansın tutup 'Konuşurken elini şöyle tut, masaya böyle vur' demesiyle liderlik olmaz. Öğretilmiş liderlik olmaz. Eğer güçlü lider olmazsanız da bu memleketin hak ve menfaatlerini savunamazsınız. Kurtlar sofrasında memleketinizin, milletinizin hakkını, hukukunu koruyamazsınız. Onun için bu topraklarda var olmanın, ayakta kalmanın bir bedeli var."

Yıldırım, Türkiye'nin bir yandan altyapıda, ulaştırmada, sağlıkta ve eğitimde yılların getirdiği eksiklikleri tamamladığını dile getirerek, büyük reformlara imza atıp sosyal devlet olma yolunda büyük adımlar atan Türkiye'nin bir yandan da etrafında olup bitenlere kayıtsız kalmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk dünyasındaki zorlukları, fırsatları bilen, gören ve çok iyi analiz eden bir lider olduğunu dile getiren Yıldırım, "Boşuna Amerikan Başkanı demiyor; 'Biz darbeyi denedik, dayatmayı denedik. Gezi olaylarını yaptık. Onu, bunu, her şeyi yaptık. Bu adamı indiremedik.' İtiraf etti. 'Ne yapalım? Bundan sonra muhaliflere destek olalım, onların yanında seçime gidelim. Böylece hallederiz.' dediler. Orada da çırak çıktılar mı? Çünkü millet oyuna gelmez, bu millet kimin haktan yana, kimin halktan yana olmadığını, yanlış ülkelerle insanlarla iş tuttuğunu çok iyi biliyor. Bunu da sandıkta ortaya koydu." şeklinde konuştu.

Binali Yıldırım, konuşmasının ardından STK temsilcileriyle fotoğraf çektirdi. Programa, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ve AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Talha Tayfur ile ilçedeki STK temsilcileri katıldı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri