Bir Hat Sevdalısı Emin Barın

200’ü aşkın eseri bulunan İslamâbâd Kültür Merkezinin yazıları, Anıtkabir’deki yazıları, Yunus Emre’nin mezar yazıları önemli eserleri arasında yer alan ve Hat Sanatını geniş kitlelere sevdiren Emin Barın’ın vefatının üzerinden 33 yıl geçmiş...

Hattan ve mücellit Emin Barın’ı Habername Ailesi olarak rahmetle anıyoruz...

Üstad ‘ın Hayatına Bir Bakış...

“Bolu’da doğdu. Müderris Mehmed Efendi’nin torunu, hattat, müzehhip, mücellit Hâfız Tevfik Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Bolu’da yaptı. İlkokulun son sınıfında iken babasını kaybetti. Bundan sonra kendisiyle, babasından yazı meşketmiş olan ortaokul resim öğretmeni Lutfi Nâmi Bey ilgilendi ve ona klasik sanatlarımızın zevkini aşıladı. Ortaokulu bitirince yine Lutfi Bey’in teşvikiyle, İstanbul Erkek Öğretmen Okulu parasız yatılı imtihanını kazanarak bu mektebe girdi ve 1932’de buradan mezun oldu. 1933’te Bolu’nun Berk köyünde bir yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne kaydoldu ve 1936’da buradan da mezun oldu. Aynı yıl Millî Eğitim Bakanlığı’nca açılan Avrupa matbaacılık ve klişecilik ihtisas imtihanını kazandı. İhtisasa gitmeden önce altı ay süreyle İstanbul Millî Eğitim Basımevi’nde staj yaptı. Ayrıca Güzel Sanatlar Akademisi (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) Türk Süsleme Sanatları Bölümü’nde Reîsülhattâtîn Kâmil Akdik’ten hat, Necmettin Okyay’dan klasik Türk ciltçiliği dersleri aldı.

1938’de Weimar’da (Almanya) Prof. Dorfner’in özel cilt okulunda bir yıl çalıştı. Leipzig’de Kitapçılık ve Matbaacılık Akademisi’ne (Akademic Für Künste und Buch Gewerbe) girdi. 1943’te ihtisasını tamamlayarak yurda döndü. Millî Eğitim Basımevi’nde teknik büro şefi olarak göreve başladı; 1944’te Güzel Sanatlar Akademisi’nde yazı tasarımı (Latin harfleriyle) dersleri öğretim üyesi oldu. 1951’de bugün Çemberlitaş’ta bulunan Barın Cilt ve Yazı Atelyesi’ni, ayrıca 1955’te akademi bünyesinde Dekoratif Sanatlar Bölümü’ne bağlı olarak bir yazı ve cilt atölyesi kurdu. 1983’te Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalı öğretim üyeliğinden emekli oldu. Daha sonra sözleşmeli olarak Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde hat, cilt restorasyonu derslerini ölümüne kadar devam ettirdi. 29 Aralık 1987’de İstanbul’da vefat etti. Kabri Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır.

Mehmet Emin Barın Almanya’da ihtisasını tamamlayıp yurda döndükten sonra 1944-1961 yılları arasındaki çalışmalarını Latin harfleri, geleneksel ve endüstriyel cilt yapımı ve restorasyonu üstünde yoğunlaştırmış, bu alanda eserler vermiştir. 1961’den sonra grafik sanatları konusundaki birikimi ve Latin harflerini kullanmadaki büyük ustalığı ile birlikte geleneksel hat sanatımıza yönelmiştir. Bu sahada da yüzyıllar boyu yerleşmiş kaide ve üslûpların dışına çıkarak orijinal ve çağdaş eserler meydana getirmiştir. Özellikle kûfî ve divanî karakterde verdiği eserlerle yeni bir ekol meydana getirmiştir denilebilir. Kompozisyon gücü fevkalâde olan Emin Barın, ilhamını geleneksel sanatlarımızın biçim ve formlarından aldığı gibi çağdaş soyut resmin değişik akımlarından da doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenmiş ve hatta onları etkileyecek eserler üretmiştir. Ayrıca geleneksel hat sanatımızdan ilham alarak Latin harfleriyle de çok değişik orijinal kompozisyonlar yapmıştır. Restorasyon konusunda da uzman olan sanatçı pek çok yazma eseri onararak müzelerimize ve özel koleksiyonlara kazandırmıştır.

Milletlerarası Hamburg Kitap Sergisi’nde “Olimpiyat” adlı kitabı ile cilt dalında birincilik ödülünü (1938), Milletlerarası Brüksel Sergisi’nde “Fâtih Divanı” kitap cildi ile yine birincilik ödülünü (1958), Kültür Bakanlığı’nın şükran ödülünü (1983), “Ya Rahîm” adlı hat tasarımı ile de Türkiye İş Bankası’nın büyük ödülünü (1984) alan Emin Barın’ın bazı önemli sergileri şunlardır: Güzel Sanatlar Akademisi’nde yazı ve cilt (1943), Dublin Güzel Sanatlar Akademisi’nde hat (1977), Kültür Bakanlığı adına Cezayir, İstanbul, Cidde, Bağdat ve Paris’te hat sergileri, Dışişleri Bakanlığı adına Malezya’da hat sergisi, 1983 ve 1985’te İstanbul’da hat sergisi. Son sergisini 1987’de öğrencileriyle birlikte yine İstanbul’da açmıştır.
Bazı eserleri: İstanbul’un 500. fetih yılında şehrin önemli yerlerine konulan 10 adet büyük mermer kitâbe yazıları (1951), Anıtkabir’in bütün kitâbe yazıları (1952-1953), Yûnus Emre kabri yazıları (1955), Portekiz Gülbenkyan Müzesi’ndeki Türk-İslâm yazma eserlerinin restorasyonu (1968), İslâmâbâd’da (Pakistan) İslâm Konferansı ve Camii yazıları (1979), Samsun Çarşısı ve Çarşı Camii yazıları (1980). Birçok eseri de yurt içinde ve yurt dışında özel koleksiyonlarda, müzelerde bulunmaktadır. Ayrıca konusu ile ilgili çok sayıda milletlerarası konferans ve sempozyuma katılmış, bildiri vermiş, jüri üyeliği yapmıştır. Çeşitli dergi ve kitaplarda da makaleleri mevcuttur.

Çemberlitaş’taki atölyesinde kendi eserleriyle birlikte meşhur hattatlarımıza ait büyük bir koleksiyonu sürekli olarak sergilenmektedir.”(TDV İslam Ansiklopedisi)

Özellikle kûfî ve celî dîvânî yazılarında yeni yorumlarla güzel eserler verdi. Serbest anlayışa dayanarak yaptığı çalışmalarla da dikkati çekti. Eserlerinden bir kaç örnek...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür-Sanat Haberleri