BT öğretmenleri derslerini geri istiyor

BTE Derneği alanın öneminin kavranıp sıkıntıların çözümüne yönelik gerekli girişimlerde bulunulmamasından yakınırken sorunun çözülebileceğine inanan Eğitim Bir-Sen, BT öğretmenlerini, örgütlülüğe, sorununa sahip çıkmaya davet ediyor.

 

Bilişim teknolojileri dersi öğretmenleri, son yıllarda özellikle uzmanlıklarının tanınmaması, atama ve norm kadro nedeniyle ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Sorunlarını dile getirmek amacıyla 22 Şubat 2012’de Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri (BTE) Derneği şemsiyesi altında bir araya gelen BT öğretmenleri, derslerinin güncellenerek geri getirilmesi ve bazı sınıflarda zorunlu olarak okutulmasını bekliyor. BTE Derneği Kurucu Başkanı Burcu Yılmaz, “Gerçek anlamda çocuklarımızın eğitim hayatına bilişim teknolojilerini soktuk diyebileceğimiz bir yılımız dahi olmadı. Bu sebeple bu eğitimlerin etkisi ve önemi somut olarak hiç görülemedi” dedi.

50 kadar üniversitede bulunan “Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği (BÖTE)” bölümlerinden 10 yıldır öğretmen yetiştiğini ancak mezunların uzmanlıklarının hâlâ tanınmadığını belirten Yılmaz, kısa süreli kurslarla eğitimden geçirilmiş kişilerle bir tutulduklarını ya da tamirci, bilgisayarcı vasıflarıyla kullanılmak istendiklerine işaret etti.

Bilişimin, eğitim hayatına bir ders aracından öte olarak girmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, küçük yaşlardaki BT eğitiminin önemine dikkat çekerek “Filtreler, yasaklar, cezalar dahi ancak belli bir eğitimi almış kişilerde işe yarayabilir. Sorunun içselleştirilip öncesinde çözüm üretebilmek ancak eğitimle ve özellikle küçük yaşlardaki eğitimlerle mümkün olabilir” diye konuştu.

Toplumdaki gereksinim bu kadar büyükken bu alanın öneminin kavranamaması  ve  sıkıntıların çözümüne yönelik gerekli girişimlerde bulunulmaması da sorunların çözülmemesi kadar üzücüdür” diyen Yılmaz, BT derslerinin, “Bilgi-İnternet-medya ya da bilgisayar okuryazarlığını kapsayacak şekilde” güncellenerek geri getirilmesi, ders saatinin ikiye çıkarılması ve bazı sınıflarda zorunlu olarak verilmesini beklediklerini bildirdi. Yılmaz, sendikalardan konuyu, “atanamayan öğretmen sorunu” olmaktan çıkarıp eğitim sisteminin önemli bir eksiğinin tamamlanması şeklinde görmeleri ve kendilerini desteklemelerini istedi.

Eğitim-Bir-Sen: Kabul edilebilir bir durum değil

15 Mayıs 2009 itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) yetkili sendika olan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Basın Yayın Sekreteri Ali Yalçın, sanal ortamdaki yakınmaları, MEB ve kamuoyunun dikkatlerine sunan sendika olduklarını belirtti. Yalçın, “Eğitimde fırsatları artırma ve teknolojiyi iyileştirme diyeceksiniz ama teknoloji ve bilişimin okullardaki temsilcilerini norm fazlası yapacaksınız, derslerinin ilköğretim içindeki saatini düşüreceksiniz. Bu kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

“sanal ortamdan gerçek ortama” çıkamadığından yakındığı BT öğretmenlerinde, sendikaları taşeron olarak gören, onlar adına eylem yapıp sorunu çözme anlayışının hâkim olduğuna değinen Yalçın, sorunların, kendiliğinden çözülmediğini, örgütlü hareket ederek, çözüm önerileri geliştirerek ve çözüme zorlayarak yol alınabileceğinin altını çizdi. Yalçın, sendikasızları öncelikle örgütlülüğe, sendikalı olanları da sorununa sahip çıkıp, sorunu yönetimlere havale ederek değil beraber enerji harcayarak çözmeye davet etti.

BT öğretmenlerinin norm fazlası konumuna düşmelerinin önüne geçecek, dersin daha verimli işlenmesini sağlayacak öneri sunduklarını bildiren Yalçın, web tasarım, grafik, elektronik ortamda yayıncılık, belgesel video gibi alanlarda BT öğretmenlerinden yararlanılmaması, bu alanların ders dışı egzersiz alanları olarak tanımlanması ve öğretmenlerin isteğiyle oluşacak gruplara ücretli çalışma yapabilmesini MEB’e önerdiklerini söyledi.

MEB bir yandan bilgi işlem teknolojilerinin (BİT) eğitimde etkili kullanılmasını sağlayacak önemli projeleri gündeme getirirken bir yandan da ilköğretimde BT dersini kaldırdı, 6,7 ve 8’inci sınıflarda bir, ortaöğretimde ise 15 seçmeli dersle birlikte haftada iki saate indirdi.  50 üniversitenin BÖTE bölümlerinde 15 bin kişi eğitim alırken yaklaşık 6 bin kişi BT öğretmeni olarak atanmayı bekliyor. 17 bin öğretmen arasında sadece BT’ye 143 kontenjan ayıran, 880 bin öğretmenin hizmet verdiği MEB’de, sadece 13 bine yakın BT öğretmeni bulunuyor.

BT dersinin kaldırılmasıyla mağdur olan BT öğretmenleri, 24 Kasım 2010’da, sorunlarını masaya yatırıp çözüm önerileri geliştirdiler. 12 Ocak 2011’de bir açıklama yayımlayan BT öğretmenleri, 9 Nisan 2011’de MEB’in önünde protesto eylemi gerçekleştirdiler. Ancak aradan geçen bu zaman içinde bu konuda taraflarda fazla bir farkındalık ve duyarlılık oluşmadı, sorunun çözümü noktasında önemli adımlar atılmadı. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Bilişim Dergisi’nin 143. (Mayıs 2012) sayısında konu, ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Derginin dosya sayfalarında değerlendirmede bulunan MEB eski Bakanı Metin Bostancıoğlu, eğitim sistemleri ile öğretim programlarının sürekli yapılandırılıp geliştirilmesinin önemini vurgulayarak, “üniversite” ile “mezunlarının” mesleki yaşamları süresince, bağlarını koparmadan sürdürecekleri ve “belgelendirmeye” dayalı bir sistem kurulmasını önerdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Eğitim Haberleri