BU YAZI 18 YIL önce YAZILDI Ancak sanki dün gibi taze

DÜNYANIN EN BÜYÜK GÜÇLERİNDEN BİRİSİ DE BİZ OLACAĞIZ…

Bu küreselleşme Amerika'nın lafıdır. Yeni Dünya Düzeni diye, etrafındaki insanların zayıflığını görüp, ke...

ndi güçlerini görüp, "Bu dünyanın tek sahibi biz olalım!" demeleridir açıkçası... Türçesi budur. Amerika'nın dünyaya hakim olması demektir.
Bunun karşısında olanlar var... Karşısında olanlardan bir tanesi Almanya'dır. Almanya, Avrupa'yı derleyip toparlayarak Amerika'nın karşısında bir güç olma yolundadır. Hattâ bu işte Rusya'yı da yanına alarak... Tabii alır mı, alamaz mı meselesi ayrı ama, epeyce bir mesafe almıştır, büyük bir güç olmuştur. Dünyanın en büyük pazarlarından birini oluşturmaya çalışmıştır. Amerika, Almanya'nın gelişmesinden fevkalâde endişelidir. Hattâ Avrupa'daki şu anda Almanya ile işbirliği yapan devletlerin bir kısmı Almanya'dan endişelidir. Onunla birlik halindedir ama, gerektiğinde çelme takmak için, onun şerrinden korunabilmek için orda duruyor.

Meselâ, İngiltere niçin bu birliğin içindedir?.. Almanya ile harbetmişlerdir. Fransa niçin bu birliğin içindedir?.. Almanya ile harbetmiştir. Almanya onları istilâ etmiştir. Britanya adalarına çıkarma yapmak istemiştir de, olmamıştır. Almanya'nın gelişmesinden onlar da endişe ediyor.

Almanlar inatçı bir millet, sert bir millet ve kavgacı bir millet olarak Avusturya'yı, Polonya'yı, daha başka bir çok ülkeyi yutarak büyüme gayretindedir. Bu bir kere dünyadaki küreselleşmenin karşısında bir şeydir. Böyle bir şey yok... Amerika'nın o hevesi var ama, Almanya'nın onun karşısında başka bir hevesi var...

Bunlar kendi kendilerine istedikleri kadar bir şeyler düşünsünler, dünyada hakîkî bir dev vardır; Çin vardır. Nüfusuyla, coğrafyasıyla, gelişmesiyle o kadar muazzam bir güçtür ki, bütün bu Rusya'sı, Avrupa'sı ve Amerika'sı ondan korkmaktadır. Güneydoğu Asya'daki çeşitli harpler, Vietnam harpleri, Kore harbi ve şu andaki itilaflar... Hep arkasındaki Çin'in gücü ve orada menfaatleri olan Batılı devletlerin menfaat çatışmasının su üstüne çıkmış görüntüleridir.

Aslında hiç bir şeye evet demeyen bir Çin vardır. Kendi istikrarlı yolunda yürüyor. Amerika bir kaç yasak koymak istiyor ama, Çin dinlemiyor. Amerika o yasağını kaldırıyor; çünkü, uygulayacak gücü yoktur. Çin'li Vietnam'da dolaylı yoldan çarpışmıştır ve ordan da çekilmiştir, yenilmiştir. Çin öyle kese kese bitecek bir ülke değildir. Kendi kültürüne sahip, hiç de öyle Amerika'ya ram olmayı düşünmeyen bir kuvvettir. Binâen aleyh küreselleşme, Çin varken yine mümkün değil...

Amerika'nın ayrıca Japonlarla arası bozuktur. Çünkü, atom bombası atmıştır. Japonlar onlara kızmaktadır, tarihî hınçları vardır. Japonlar şu anda Amerika'dan intikam almaktadır. Amerikan şirketlerinin hisselerini bile almakta, Amerika'yı içten fethetmeye çalışmaktadır. Nüfusuyla, ekonomisiyle başlı başına bir güçtür. Ayrıca Pasifik'te yeni yeni güçler teşekkül etmektedir. Japonya'nın Amerika'ya ram olması bahis konusu değildir.

Amerika'nın istikbali pek o kadar parlak değildir. Dünyaya tek başına hakim olması muhtemel görünmediği gibi, ötekilerin de tek başına hakim olmaları muhtemel görünmüyor.

Bu pozisyonda müslümanların yeri, her tarafa eşit mesafededir; Amerika'ya da, Avrupa'ya da, Çin'e de, Japonya'ya da İslâm'ı yaymak için çalışacaklardır. İslâm Alemi kendisini derleyip toparlamaya çalışacaktır; korumağa, kollamağa çalışacaktır. Elbette bu istismar bir gün bitecek... Her zaman devam edecek bir şey olarak görünmüyor. Müslüman ülkeler bu istismardan yakalarını sıyırdıkları zaman, onlar da büyük bir güç teşkil edeceklerdir. Şu anda güçlü değiller ama, nüfus potansiyelleri var, jeopolitik önemleri var... İstikbalde daha iyi olma avantajları var...

O halde Amerika'nın veya bir başka ülkenin dünyaya hakim olması, --tek başına veya ortak bularak-- işte dünyaya hakim olalım, bölüşelim gibi şeyler sökmeyecektir. Bir müddet daha yürür ama, sonunda patlar. Onlar da hâkim olamazlar.

Bizim burda yapacağımız şey, yurdumuzda uygun adım marş, sarsılmadan yürümektir. Hem Türkiye olarak, hem İslâm Alemi olarak bu düşmanları bilerek, bu gelişmelerden haberdar olarak çalışmamız lâzım!.. İstikbal bizim lehimizedir. Bir takım sıkıntılardan yakayı kurtarabilirsek, sıyırabilisek kendimizi; İslâm Alemi'yle bütünleşebilirsek, İslâm Alemi'ndeki uyanışları sağlayabilirsek, --Batının, Amerika'nın, Çin'in herkesin en çok korktuğu şey budur-- dünyanın en büyük güçlerinden birisi de biz olacağız.

Tabii, bizim en büyük güç olmamız dünyaya mutluluk getirecek. Çünkü, hepsinin dünya ve ahiret saadetini sağlamaya çalışırız. Bunu yapmak için var gücümüzle çalışmamız lâzım!..

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN 6. 7. 1994 - Kızılcahamam

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri