Bunun adı, ikinci 367 travmasıdır

Anayasa Mahkemesi’nin anayasa değişiklik paketinde kısmı iptaller yapması tepkileri de beraberinde getirdi

Anayasa Mahkemesi’nin anayasa değişiklik paketinde kısmı iptaller yapması tepkileri de beraberinde getirdi. Birçok sivil toplum örgütü tepkilerini ortaya koyarken, Mahalli İdareler Derneği Genel Başkanı Osman Usta, kısmı iptalleri ‘ikinci 367 travması’ olarak değerlendirdi. Usta, Türkiye’deki askeri ihtilallerin yerini ‘yargı ihtilallerine’ bıraktığını da vurguladı.

 

ANAYASA MAHKEMESİ YETKİ GASBI YAPTI

 

Mahalli İdareler Derneği Genel Başkanı Osman Usta, yaptığı yazılı  açıklamada Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa Paketinde kısmı iptallerde bulunmasını ‘yetki gasbı’ olarak değerlendirdi. İki maddede kritik iptallerin olduğuna işaret eden Usta, “Anayasa Mahkemesi yetki aşımında bulunmuştur” dedi. Anayasa’nın 148. maddesinde ‘Anayasa Mahkemesi’nin Anayasayla ilgili değişiklikleri sadece şekil bakımından inceleyebileceği’ ibaresinin bulunduğuna dikkat çeken Usta, “Açıklanan karardan anlıyoruz ki, Anayasa Mahkemesi yetkilerini aşmış ve Anayasa düzenlemesiyle ilgili bir başvuruyu şekil yönünden incelemesi gerekirken, esasa da girmiştir. Ortada bir yetki gasbı vardır. Bu ideolojik bir yaklaşımdır. Üstelik, yasalaşma süreci tamamlanmayan bir yasayla ilgili böyle bir karar verilmesi de Anayasaya ve hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi bu kararıyla bizzat Anayasayı kendisi ihlal etmiştir” dedi.

CUMHURİYET HİÇ BU KADAR TEHLİKEYE DÜŞMEMİŞTİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu hatırlatan Osman Usta, hukuk sözlüklerinde Cumhuriyet’in “toplumun kendi kendisini idaresi, halk yönetimi, halkın seçimler yoluyla yöneticilerini seçmesi ve bu yöneticilerin toplumu yönetmesi sistemi’ olarak tanımlandığını kaydetti. “Cumhuriyet hiç bu kadar tehlikeye düşmemişti” diyen Osman Usta, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu tanımlar kağıt üzerinde kalmamalı. Cumhuriyet bu ülkeye ve bu millete layık görülmüş bir yönetim şekliyse ve devletimizin adında Cumhuriyet varsa Cumhuriyete uygun bir yönetim sistemine herkes saygı göstermelidir. Hiç kimsenin, hiçbir gücün ve hiçbir kurumun Cumhuriyeti kendi ideolojisine ve kendi çıkarlarına göre yorumlama hakkı yoktur. Cumhuriyet demek halk demekse, halk bu sistemin merkezinde olmalıdır. Anayasa Mahkemesinin bu kararı halkın iradesinin, TBMM’nin by-pass edildiği bir karar olarak hukuk  skandalları arasındaki yerini alacaktır. Halkın iradesinin devre dışı bırakıldığı bir yönetme sisteminin adı da Cumhuriyet olamaz.”

 

İKİNCİ 367 TRAVMASI!

 

Kısmı iptallerle birlikte Türkiye’de ikinci ‘367’ travmasının yaşandığını belirten Mahalli İdareler Derneği Genel Başkanı Osman Usta, “Kısmi iptaller de en az 367 travması kadar sarsıcı olacaktır. Demokrasiye takılan çelmelere bir yenisi daha eklenmiştir. Demokratikleşme ve sivilleşmenin önünde takoz olunmaktadır. ” diye konuştu. Üyelerin önceden oylarının rengini belli ettiğinin de altını çizen Usta, “İhsas-ı rey yapılmıştır. Karar da ihsas-ı reye yani önceden belirtilen kanaatlere uygun çıkmıştır. Bu tutumu hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırmak mümkün değildir”  dedi.

 

YARGI İHTİLALLERİ DEVREDE…

 

Yüksek yargı kararlarında ideolojik yaklaşımların hukuk yaklaşımının üstüne çıktığını da belirten Osman Usta, bu yaklaşımın Türkiye’de hukuk devleti ilkesine büyük bir darbe indirdiğini vurguladı. Her on yılda bir yapılan askeri ihtilallerle ‘darbeler’ ülkesini andıran Türkiye’de ihtilallerin şekil değiştirdiğini ifade eden Usta,  “Askeri ihtilaller yerini yargı ihtilaline bırakmıştır. Şuan Türkiye yargı ihtilalinin etkisi ve tesiri altındadır” açıklamasında bulundu.  

 

PAKET RUHSUZ BIRAKILDI, REFERANDUM ANLAMSIZ KALDI

 

Mahalli İdareler Derneği Genel Başkanı Osman Usta, demokratikleşmeyle ilgili önemli maddelerdeki kısmı iptallerin anayasa değişiklik paketinin ruhunu da ortadan kaldırdığını belirterek açıklamasını şöyle bitirdi:  “Paketin içi boşaltılmak suretiyle referandumda önemini yitirmiştir. Demokratikleşmeyle ilgili maddelerdeki kısmı fakat önemli iptaller nedeniyle anayasa değişlik paketi geri çekilmelidir. Ancak biz şuna inanıyoruz ki bu Anayasa değişikliği er ya da geç olacaktır. Çünkü bu halk demokratik ve sivil bir anayasayı hak ediyor. TBMM’yi görevini ifade edemez hale düşürmekle kimse bir şey kazanamaz. Bu gelişme, Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısının değiştirilmesi zorunluluğu ve aciliyetini bir kez daha ortaya koymuştur”

Gündem Haberleri