Engin Ardıç'tan Bekir Coşkun'a tavsiyeler

Gündem yaratan açıklamaları ile dikkat çeken Bekir Coşkun'a Engin Ardıç'tan "Bir dost" yazılı tavsiyeler...

Sabah yazarı Engin Ardıç, son günlerde yaptığı dikkat çekici açıklamalar ile gündeme gelen Bekir Coşkun'u yerden yere vurdu. Ardıç, Coşkun'un yaptığı açıklamaları sadece dikkat çekmek için yaptığını, kaybettiği popülaritesini kazanmak için dillendirdiğini yazdı. Ardıç, Coşkun'a tavsiyelerde bulunarak yazısına "İmza: Bir dost" diyerek son verdi...

İşte Engin Ardıç'ın o yazısı...

Eğilme Bekir

Bekir Coşkun, uzun süredir "gündemden düşmüş", adı anılmayan bir adam. Yazılarını da okuyan yok, çalıştığı gazeteyi de.
Bunun sıkıntısı içinde, kendini kamuoyuna hatırlatmak için birtakım atraksiyonlara girişti. Önce, işe yaramadığı ya da aldığı yüksek maaşı haketmediği için işten çıkarılan birçok gazeteci gibi "beni başbakan mahvetti" tezini bir süre savundu, söktüremedi. (İlk gazetesinden kovulmamış, kendisi "heyheylenip" tüymüştü.)
Ancak Internet'in "yolcu pisliğiyle geçinen hancı tavuğu" misali basın dedikoduları üzerinden ekmek sağlayan birtakım sitelerinde yankı bulabildi yani... Ama bunların da müşterisi belli ve sınırlıydı, sıradan vatandaş ilgilenmiyor, izlemiyordu.
Belki de hatayı, "küçük olsun bizim olsun" felsefesiyle, az satan gazetede "İlhan Selçuk postuna oturmayı" tercih etmekle yapmış, arkadaşlarının "buraya gel, sana yakışan yer burasıdır" çağrısına uyup cazgırlık ve edepsizlikle satış sağlayan daha etkili "bulvar gazetelerine" gitmemekle iyi etmemişti... Kendi dar çevresinde havası vardı da kitlede etkinliği yoktu.
Bir süre bekledi, baktı ki hepten unutulup gidecek, günün modasına uyup başbakana küfür etmeyi denedi, "belki bana da dava açar" umuduyla... Başbakan aldırmadı, onu Ahmet Altan'ı aldığı kadar ciddiye almamıştı.
Bunun üzerine, son çare olarak, "başıma bir şey gelecek diye ödüm kopuyor, beni öldürecekler, korkuyorum" dümenine yattı.
Nitekim, yalnızca kendi çevresinde bile olsa, beklediği tepkiyi hemen gördü. Onunla aynı kafada gidenler hemen gözyaşları içinde reklamını yapmaya koyuldular.
Eh, biz de bugün burada adını anarak kendisine yardımcı olalım, okurlarımıza "sahi yahu, böyle bir adam vardı" dedirtelim. Birbirimize destek olmalı, meslek dayanışmasına girmeliyiz, öyle değil mi? Düşeni yerden kaldırmak bir görevdir.
Bu da fazla etkili olmazsa, televizyon tartışma programlarına katılıp, bu yolla şöhret bulan bazı kişiler gibi ciyak ciyak cazgırlık ederek ilgi toplamak da bir çözüm olabilir ama Coşkun ekran sevmiyor, "aksanı varmış", onun için halkın karşısında Türkçe konuşmak istemiyor.

SAKIN EĞİLME COŞKUN

Bekir Coşkun, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı gibi öldürülmekten korkuyormuş.
Sözünü ettiği kişileri kontrgerilla öldürdü.
Vallahi, suçu "İslamcılara" yıkabilmek için Coşkun'u da yapar mı yapar, hani şu ünlü Danıştay baskını gibi!... İşin kötüsü, kayıtları da silerler, kimvurduya gider.
Ya da tetikçi giderken şöyle "yaşasın şeriat" diye bir bağırsa hani...
Sonra yakalanınca da "Bekir ağabey Kemalistmiş, bilmiyordum, özür dilerim" diyerek rengini ve kime çalıştığını belli etse salak tetikçi...
Ya da gazeteye yeni bir bomba... Ama atacak olan görevliye eskisi gibi tembih etsinler, bomba fazla hasar vermesin, şöyle güm diye sesi çıksın yeter, ne de olsa gazete yabancı yer değil!
Sayın Coşkun gerçekten korkuyorsa önce kendi arkadaşlarına dikkat etsin, arkasını dönmesin. Örneğin, yerde yirmi beş kuruş görürse sakın eğilip almaya kalkmasın.
İmza: Bir dost.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri