Fehmi Koru'nun evinde medya zirvesi!

Nazlı Ilıcak evinde Ahmet Hakan, Oray Eğin ve magazin ünlüsü kadınlara parti veredursun, asıl medya zirvesi Fehmi Koru’nun evindeydi.

Nazlı Ilıcak evinde Ahmet Hakan, Oray Eğin ve magazin ünlüsü kadınlara parti veredursun, asıl medya zirvesi Fehmi Koru’nun evindeydi.

Geçtiğimiz Pazar günü Fehmi Koru ve eşi Nebahat Koru, Beykoz’daki, evinde geniş katılımlı bir medya zirvesi gerçekleştirdi.

Gecenin konukları da medyanın üst düzey isimleriydi.

Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı da o gecenin davetlilerinden biriydi. Geceden notları bugün gazetesinde yazdı.

Peki kimler vardı o davette?

İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve yakın ekibi, Turkuvaz Medya Grup Başkanı Serhat Albayrak ve yardımcısı Haluk Çimen, Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas ve eşi Canan Barlas, Star gazetesi genel yayın yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, Yeni Şafak genel yayın yönetmeni Yusuf Ziya Cömert, yazarlar Ahmet Kekeç, Hasan Bülent Kahraman, Derya Sazak, Elif Çakır, Mehmet Şeker, Mehmet Kamış, Gürkan Zengin, Erhan Çelik.

GAZETECİLER ARASINDA FETHULLAH GÜLEN KULİSİ!

Geceye özellikle Fethullah Gülen’in İsrail’le ilgili sözlerine dair tartışma damgasını vurmuş. Kütahyalı gazeteciler arasında nabız yoklarken ilginç bazı gözlemler yapmış. Gülen hareketine yakın durmuş bazı gazetecilerin de son açıklamalardan hiç de memnun değil anlaşılan.

İşte Rasim Ozan'ın o yazısında o bölüm:

Fehmi Koru
’nun evindeki hava da bu yöndeydi... Bir yandan yazılmamak kaydıyla olan özel konuşmalarda birçok isim Gülen’e karşı burukluğunu belirtiyordu, bir kısmı şaşırmıştı. Burukluğunu ve sitemlerini anlatanların bir kısmı Gülen’den çok içten biçimde “Hocaefendi” diye bahsetmeye devam ediyordu, çünkü Gülen’le manevi gönül bağları vardı. Öte yandan kimi isimler Gülen’i eleştirmeye çekindiklerini de ifade ettiler... “Eskiden böyle değildi, Gülen’e dair daha rahat yazılıyordu, şimdi herkes söyleyeceğini yutuyor” dedi bir davetli, “Gülen’in geçmişte de buna benzer çıkışları oldu” diyerek birkaç örnek verdi... Buradaki “çekinti” Türkiye’nin çıkarını düşünerek olan bir çekinti de değil, bildiğiniz korkuya benzer “Acaba başıma bir şey gelir mi?” duygusuyla karışık bir çekintiydi bu... İslami kesim içinde bile Fethullah Gülen ve hareketine dair bu hisler yükselmeye başladıysa durum iyi değil demektir. Gülen’e dair ulusalcılar tarafından uydurulmuş şehir efsanelerinden İslami kesimde de kimilerinin fazla etkilendiğini düşünüyorum. Bu hisler bana göre paranoyakça... Bu hissiyattan ne Fethullah Gülen ne de gönüllüler hareketi memnun olur, olabilir. Buna eminim... Sevgi ve hoşgörü merkezli bir hareket, kendine çok yakın ideallere sahip kimi insanlar tarafından bile çekinti ve korkuyla anılıyorsa, burada durup düşünmek gerekir... Bugün bir yandan Ergenekon’un tezgâhlarına karşı vicdan ittifakı olarak hareket edilmeye devam edilmeli ama bir yandan da bu vicdan ittifakı ilkesi gözetilerek dileyen dilediği eleştirel manşeti atabilmeli, yazıyı yazabilmeli... Öbür türlü karnından konuşmalar, içinden geçeni saklamalar artıyor, bu gelecek için de olumlu bir şey değil...

Bu davetten izlenimlere, Gülen-AKP meselesine ve kimi isimlerin açıklamalarına yarın devam edeceğim...

gazeteciler.com

Medyanaliz Haberleri